26 Nisan 2017 Çarşamba

Ağrı Kontrolü- Trigeminal Nevralji


Ağrı Kontrolünde Yöntemler



Ağrı kontrolünde girişimsel yöntemler özellikle son 20 yıl içerisinde önemli ölçüde gelişmiştir. Görüntüleme ve elektronik sistemlerin geliştirilmesi ile bir­likte, geçmişte cerrahi olarak yapılan birçok tekniğin yerini girişimsel yöntem­ler yer almaktadır.
Bu yöntemler eğitim görmüş uzmanlar tarafından uygulanmalıdır. Bu eğitimi veren bilim dalının adı algolojidir. Girişimsel yöntemler başlıca iki grupta toparlanabilir:

1. Merkezi sinir sistemi ya da çevresel sinir sistemine ait belirli sinirlerin geçici olarak hasarına yönelik olan yöntemler,
2. Merkezi sinir sistemi ya da omurilik seviyesinde sinir sisteminin çalışma biçiminin değiştirilmesine dayanan yöntemlerdir.



Trigeminal Nevraljide Radyofrekans Termokoagülasyon (RFT)


En şiddetli ağrı durumlarından biri olan trigeminal nevralji, direkt olarak beyinden çıkan 12 çift sinirden beşincisi olan “trigeminal sinir”in tutulduğu bir hastalıktır. Hastanın yüzünün bir yarısında ve genellikle alt çenede yemek yerken, yüz yıkarken, tıraş olurken ortaya çıkan çok şiddetli elektrik çarpması­na benzer ağrılardır. Hasta bir süre sonra hastalığın etkisi ile yemede güçlükler çekmeye başlamaktadır. Genellikle 50 yaşından sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Trigeminal nevraljinin tedavisinde genellikle üç ana yöntem uygulanır. Birincisi ilaç tedavisi, ikincisi radyofrekans ile tutulan sinirin yakılması, üçüncüsü ise ameliyattır. Kronik bir ağrı hastalığı olduğu için bir süre sonra ilaçlar yetersiz kalmaya başlar. O zaman hasta eğer çok genç yaşta ise beyin cerrahisine sevk edilir ve sinirin açı’” cerrahi ile rahatlatılması sağlanır. “Mikrovask’”ler dekompresyon” olarak adlandırılan ve beyin sapında sinir üzerindeki basanın ortadan kaldırıl­masını ve kalıcı tedaviyi sağlayan cerrahi girişim ise, operasyonun büyüklüğü nedeniyle yaşlı ve sağlık durumu böyle bir girişim için uygun olmayan hastalar­da tercih edilmemektedir.

Hastalarda ilaç tedavisi eğer yeteri kadar etki sağlamıyorsa ve ağrıların şiddeti artıyorsa, radyofrekans termokoagülasyon (RFT) uygulaması ile trigeminal sinirin ağrıyı ileten liflerinin kontrollü olarak yakılması işlemi yapılmalıdır. Bu işlemin bir diğer uygulama olan sinire gliserol enjeksiyonuna üstünlüğü, sinirdeki iletinin daha kontrollü olarak kesilmesidir. RFT uygulaması nispeten basit bir girişim olup genel anestezi gerektirmemesi nedeniyle son yıllarda ter­cih edilen bir tedavi şekli olmuştur. Tedaviden alınan olumlu yanıtlar hastanın kişisel durumuna ve hastalığın durumuna göre değişmektedir.Hangi sinir yakılırsa yakılsın sonradan yeniden filizlenir. Bu nedenle trigeminal sinirin yakılmasından sonra da sinir bir süre sonra yeniden canlanmaya başlar. Bu yöntemin etki süresi ortalama olarak üç sene ile sekiz sene arasında değişmektedir. Ağrısı yeniden başlayan hastalarda yöntem tekrarlanabilir.

Bu yöntem ameliyathane ortamında uygulanmaktadır. Hasta sırtüstü yatırıldıktan sonra girişimin yapılacağı yanak bölgesi lokal anestezi ile uyuşturulur. Bu sırada kan basıncı, kalp atışları ve solunum bir anesteziyolog tarafından sürekli olarak takip edilir. Radyolojik görüntüleme kılavuzluğunda, özel bir iğne sinirin bulunduğu bölgeye iler­letilir. İğnenin yeri radyolojik olarak doğru­landıktan sonra radyofrekans aygıtı aracılığıyla uyarılar verilerek ağrılı olduğu bölgede uyarı hissedip hissetmediği hastaya sorulur. Bu şekilde iğnenin doğru yerde olduğundan emin olunduktan sonra radyofrekans enerjisi ile sinirin ağrıyı taşıyan lifleri kontrollü alarak yakılır. Bu aşamada hastanın ağrı hissetmemesi için yüzeysel bir anestezi uygulanır. Yarım saat kadar süren girişim sonrasında hasta birkaç saat gözlem altında tutu­lur. Bu sırada yüzünüze buz paketi ile soğuk kompres yöntemi uygulanacaktır. Girişimden hemen sonra ağrılar geçmeye başlamaktadır. Daha önceden ağrılı olan bölgelerinizde uyuşukluk olması doğaldır ve tedavinin etkinliğinin bir göstergesidir. Hastalara önceden hatır­latılan en önemli nokta hastanın yüzünün o bölgesinde uzun süren bir uyuşukluk meydana gelmesidir. Ama bu yüz felci değildir. Hastanın yüzünün uyuşuk olduğu dışarıdan fark edilmez.

Uygulama sırasında görülebilecek en sık komplikasyon ise kanama durumudur. Enfeksiyon görülebilecek istenmeyen durumlardan bir diğeridir. Tedavi yöntemi RFT deneyimli doktorlar tarafından, uygun şartlarda gerçekleştirildiğinde bu olayların tekrar nüks etme durumu çok azdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder