22 Nisan 2017 Cumartesi

Basurun Bitkisel Tedavisi


Basur Tedavisi


Basur, düz bağırsağın(rektum) ve anüs bölgelerinde oluşan ve  çok rahatsızlık verici bir hastalığıdır. Düz bağırsağın içinde veya anüsün dışında gözlemlenir.Daha çok erkeklerde görülen basur kadınlarda görülme olasılığı vardır.Basur başlangıcıyla ilerlemesi noktasında hiçbir fark yoktur erkeklerde ve kadınlarda. Şifalı bitkilerle içten ve dıştan yapılan tedavilerde genelde başarılı sonuçlar elde edilir. Ama her şeye rağmen, hastalığın kaynağının teşhis edilerek öncelikle tedavisi tercih edilir. Eğer bu temel tedavi yapılmazsa, basurlar hep yeniden oluşacaktır.



Basur Belirtileri


 Hastalığın başlıca nedeni kronik kabızlıktır. Hastalığın oluşmasındaki ikinci önemli neden ise, karaciğer fonksiyon bozukluklarıdır. Ayrıca gebelik döneminde alt karında kan dolaşımı yetersizliğinden, hareketsizlikten veya şişmanlıktan da kaynaklanabilir. Kan damarı duvarlarının kalıtımsal zayıflığından dolayı da basur memeleri oluşabilir. Bu memelerin patlaması sonucunda açık kırmızı renkli kan gözlemlenebilir. Bu kanın gerçekten de basurdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının bir uzman doktor tarafından mutlaka teşhis edilmesi gerekir.

Basurun Oluşumunu Engellemek

Uzun süre oturulduğunda, oturulan bölgeye kan hücum eder. Bu durum temelde kabızlığa fakat , kabızlıkla birlikte basur oluşumuna yol açar. Acaba bu duruma karşı neler yapılmalıdır? Açık havada yürüyüş veya hafif sporlar ve yüzme, alt karın bölgesinin kan dolaşımını uyarır. Ayrıca kabızlığa karşı da çözümler üretilmeli. Buğday kepeği, keten tohumu unu, siyah ekmek, bal, bol miktarda sebze ve pirinç harikalar etkiler yaratabilir. Anüs kaslarını çalıştırınız. Böylece damarlarda birikmiş olan kanı dağıtabilirsiniz: Günde pek çok kere, anüs kaslarını birkaç saniye boyunca sıkınız ve bu hareketi en azından 20 kere tekrar edin. Her dışkı’lamadan sonra anüsü bol suyla yıkayıp, yumuşak tuvalet kağıdı ile kurulayınız. Soğuk suda oturma banyoları, mayıs papatyası ve atkuyruğu kaynama suyu ile hazırlanan soğuk oturma banyoları gerçek anlamda size iyi hissetirecektir.
Basurlar, özellikle karaciğer hastalıkları ile birlikte görüldüğünde, başka bir açıdan ele alınmalıdır. örneğin siroz hastalığında olduğu gibi, karaciğerde kan birikimi oluştuğunda, kan basıncı bağırsaklara doğru yönelir ve düz bağırsak damarları kanla dolarak şişer. Kapı toplardamarında (vena portea) oluşan bu yüksek basınç nedeniyle, anüs mukozası yüzeyinde veya anüs kanalı içinde basur memeleri oluşur. Basurlarından kurtulmak isteyen kişi, bu oluşumun kaynağını incelemeli ve belki de kapı toplardamarında oluşan basıncın azaltılması yönünde adımlar atmalıdır. Bu konuda tabii ki bir uzman doktorun kontrolü önemlidir. Uygulanacak olan tıbbi tedavi, basit bir yöntemle de desteklenebilir: Sabah ve akşam yemeklerinden önce 10-15 damla atkestanesi tentürü, biraz suya karıştırılarak alınır.

Basur Nasıl Geçer

Kan birikimlerinin harekete geçirilmesi için, hindiba çayı günde 2-3 bardak tüketilebilir. Lokal tedavi olarak, meşe kabuğu veya ceviz yaprağı kaynama suyu ile uygulanan lavmanlar veya kompresler çok büyük rahatlatıcı etkiler oluşturabilir, ama önce bağırsakların boşaltılması önemlidir. Başka bir tedavi biçiminde de uzun süre boyunca, gün aşırı değişimle, beyaz ballıbaba yaprağı, ahududu yaprağı veya böğürtlen yaprağı çayından günde 2 bardak içilir. Ayrıca, uzun süreli kullanımlarda civanperçemi çayı da kendisini kanıtlamıştır. Rahatsızlıklar sona erene kadar bu çay kürlerinin sürdürülmesi gerekir.
Tuzlu suyla hazırlanan mayıs papatyası buğu banyosunun üstünde 10-15 dakika kadar oturduktan sonra, kantaron yağı emdirilmiş bir pamuk, büzgen kasın sonuna kadar ulaşmak üzere, anüsten içeri sokulur. Böylece, dışkılamada rahatlık sağlanmış ve olası mukoza çatlaklarının önüne geçilmiş olur.

Evde Basur Merhemi

Basura karşı etkili , anüse sürülebilecek veya kompresler yapılabilecek bir merhemi herkes hazırlayabilir: 100g içyağında 20g kurutulmuş çobançantası kısaca kızartılır ve serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün yağ tekrar ısıtılır ve tülbentten geçirilerek süzülür. Buzdolabında saklanmalıdır.

Uzun süreli uygulamalar: Isırganotu, ahududu veya böğürtlen yaprağı çayı, dönüşümlü olarak ve balla tatlandırılarak tüketilmesi çok iyi gelebilir.

"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder