29 Nisan 2017 Cumartesi

Dehb Nedir Dehb ve Bipolar Hastalık


 Dehb ve Bipolar Hastalık



Dikkat eksiklikli hiperaktivite bozukluğunda (DEHB) genel semptomlar ve bazı genel genetik kaynaklar bipolar hastalıktaki ile benzerdir. Bu nedenle, ikisinin karıştırılma olasılığı olabilir. Bu durum özellikle on yaş altı çocuklar için söylenebilir, çünkü bu yaş grubunda belirti örtüşmesi oranı



daha yüksektir. DEHB ve bipolar hastalığı olan çocuklar olasılıkla sıklıkla birbirleriyle karıştırılmaktadırlar. Her iki bozuklukta da çocuk huzursuz, aşın hareketli, tep­kisel olma şansı yüksektir ve dikkati dağınıklığı olabilir. Tanıyı karmaşık kılan çocukların sıklıkla hem DEHB, hem de bipolar bozukluk hastası olmaları. Bipolar çocuklarda DEHB oranı çok yüksektir. Bazı araştırmacılar DEHB ve bipolar hastalık belirtilerinin örtüşme nedenini, bunların iki ayrı bozukluk değil, daha çok temeli aynı olan hastalık süreçlerinin farklı şekilde ifade edilmesi şeklinde açıklamaktadırlar.

DEHB ve Bipolar Hastalıkların Tanısı ve Tedavisi

DEHB’nin tipik olarak, bipolar hastalıktan daha erken yaşlarda (yedi ya­şından önce) başladığı kabul edilir. Fakat bipolar hastalığın daha erken form­ları saptandığına göre bu fark artık geçerli değildir. Bununla birlikte, yedi ya­şından önce dikkat problemleri olmadıysa çocuğa DEHB tanısı konamaz. DEHB, erkek çocuklarda kızlara göre dört ile yedi kat daha yaygındır. Bi­polar hastalığın erkek ve kız çocuklarda görülme sıklığı ise eşittir.

Tanı uzmanları, ayırt edici özellik olarak bipolar hastalığın ataklarla giden ve döngüsel doğasına karşı, DEHB’nin sürekli ve kronik seyrine dikkat çekmektedirler. Bununla birlikte, bipolar hastalığın erken biçimleri, yukarıda belirtildiği gibi ancak çocuklar 10-12 yaşına ulaştıklarında, açık başlangıç ve bitiş belirtileriyle tipik olarak daha atak bir seyir izlemeye başlarlar.
Yani, ergenlik öncesi çocuklardaki seyir de yararlı bir ayırt edici özellik olmayabilir.
DEHB’li çocuklar taşkın ve coşkulu duygudurum dönemleri yaşamazlar. Fakat bunu genç bipolar çocuklar da yaşamayabilirler. Aslında, özsaygıları kronik olarak düşük olma eğilimindedir. DEHB’li çocuklar ani duygudurum değişmeleri gösterebilseler de, daha büyük bipolar hasta çocuklarda duy­gudurum değişmelerinden DEHB’li çocuklara göre daha fazla söz edilir. Hem DEHB’li, hem de bipolar çocuklar öfkeli olabilir, ancak bipolar çocuk şiddet patlamalan yaratmaya daha fazla eğilimlidir. DEHB’li çocuk bipolar hastalığı olan çocuğa göre dikkatini toplamada ve amaca yönelmede sıklıkla daha ye­tersizdir.

Virginialı bir psikiyatrist olan Dr. Gary Spivack’a göre çocuk okulda iyi, evde kötü davranıyorsa, bu DEHB’den çok bipolar bozukluğa işaret eder. Evde duygusal yük muhtemelen daha fazladır, ki bipolar çocuk için bununla başetmesi daha güçtür. DEHB’li çocuk evde daha rahattır.
Sonuç olarak, DEHB’li bir çocuk uyarıcı ilaçlara genellikle daha iyi yanıt verir. Sadece bipolar bozukluğu olan çocuklarda ise durum böyle değildir, ilaçlar onları daha kötü yapabilir.


Gençlerde Alkol ve Uyuşturucu Madde Kullanımı


Duygu-durum bozuklukları zaman zaman  gençleri alkole veya uyuşturucu maddeye iter. Depresif gençler ara sıra madde kullanmak yerine buna eğilimleri fazla olabilir ve kötüye kullanabilirler. Depresyon tanısı yeterince erken teşhis edilir ve tedavi edilirse gençler uyuşturucu madde veya alkol kullanımını kendi başlarına terkedebilirler. Fakat madde kullanımı yine de gencin terapisti ta­rafından periyodik olarak kontrol edilmeli ve gerektiğinde tartışılmalıdır. Bu durum depresyon ortadan kalkmıyorsa veya madde kullanımının fonk­siyonları engellediğine ilişkin belirtiler varsa özellikle geçerlidir. En azından duygudurum bozukluğunun tedavisinin engellenmesi söz konusu olabilir. Bu ayrıca, gençlerde depresyonun tekrar etme olasılığını arttırır. Bazı kişilerde ortaya çıkmakta olan bir bipolar hastalığın başlangıcını çabuklaştıracaktır. Bi­polar hasta ergenlerde sürekli alkol ya da uyuşturucu madde kullanımı bipolar bozukluk sürecini olumsuz yönde etkiler ve hastalığın etkin biçimde tedavisi imkansız hale gelir.

Madde kullanımı bir süre devam etmişse, kendi başına bir sorun halini almış olabilir. Bir duygu-durum bozukluğu bağlamında bile ortaya çıksa daha sonra uzman tedavisi gerektirebilir.
Unutulmamalıdır ki, aşırı alkol veya uyuşturucu madde kullanımı so­nucun da gençlerde sıklıkla depresyon hastalığı ortaya çıkmaktadır. Okula devam sorunları, huzur bozucu davranışlar, duygusal patlamalar, okul başarı notlarının düşmesi ve sokağa çıkma cezası ihlalleri şeklindeki duygu-durum bo­zukluklarının olası nedeni madde kötüye kullanımı olabilir. Kokain kullanımı ve bunun ardından gelen gürültülü tablo bipolar bozukluktaki duygudurum dalgalanmalarını taklit edebilir. Asıl sorun madde kötüye kullanımı ise, te­davinin amacı bunu durdurmaya yönelik olmalıdır. Kişi uyuşturucu maddeden iki ile dört hafta süreyle uzak kaldığında depresyon ve bipolar özellik gös­teren belirtiler genellikle tamamen ortadan kalkar. Bu gerçekleşmezse, bu so­runa yönelik özgül tedavi düzenlenebilir.

Duygu-durum bozukluğunun mu, yoksa madde kötüye kullanımının mı bi­rincil olduğu ya da ikisinin de birincil bozukluklar mı olduğunu anlamak sık sık zorluk yaratır. Bunu anlamaya çalışmak için çok zaman harcamaya gerek yoktur. En iyisi iki hastalığı da tedavi etmektir. Ailede bir duygudurum bo­zukluğu vakası var ise, duygudurum bozukluğu açıkça madde kötüye kul­lanımından önce başlamış ise, intihar tehlikesi varsa veya daha önce birkaç tane, madde etkisinde değilken denenmiş ve başarısızlığa uğramış intihar gi­rişimi varsa o zaman eş zamanlı tedavi yapılmalıdır. Sonuncu durumda, gençte tedavi edilmemiş bir duygudurum bozukluğu olabilir ve bu da sarhoş olmayı engelleyebilir.

Anababa olarak, çocuğunuzun sadece madde kötüye kullanım tedavisi ya da sadece ruh sağlığı üzerine yoğunlaşmış bir klinik ya da uzmanla ilişkiye gir­memesi konusunda tetikte olmalısınız. Bu giderek daha az sorun teşkil et­mektedir çünkü bu iki disiplin de birbirinden alacağı şeyler olduğunu fark-etmiştir. Ancak yine de, gerekli olan her şeyin ayık kalmak ve 12 basamaklı programlar (Adsız Alkolikler gibi) olduğuna inanan, madde kullanım da­nışmanlarına başvurmak olasıdır. Bazıları inatla psikoterapi ve ilaç kul­lanımına karşı olabilir.

Çocuğunuzun alkol ve madde kullanımını doğru şekilde değerlendiremeyecek ya da başarılı bir terapiyle alkol ve madde kullanımının kendiliğinden ortadan kalkacağına inandığı için bunları dikkate almayacak bir terapiste gitmesi de olasıdır.

Madde kötüye kullanım uzmanlarının yaptığı hata kötünün iyisidir. Sa­dece çocuğunuz alkol ya da madde kullanımını bırakırsa yardımcı olur. İyileşme programlarıyla başetmek depresyonlu gençler için zor olabilir. Yüzleştirici uygulamalar bazı depresyonlu gençlerde başlangıç için iyi bir fikir ol­mayabilir. Ancak daha sık olarak bu programlar yapılandırılmış, istikrarlı ve destekleyici özellikleriyle tanı konmamış duygudurum bozukluk atağında bile yardımcı olabilir. Bu intiharı engellemek için gerekli olabilir.

Ancak saptanamamış bir madde kötüye kullanımı sorun demektir. Farkedilmediği ve tedavi edilmediği sürece hiçbir şey iyiye gitmez. Depresyonu ya da bipolar bozukluğu olan bir genç, alkol ya da madde kul­landığı sürece intihar riski oldukça yüksektir. Duygudurum bozukluğu olan hastaları tedavi eden ruh sağlığı uzmanları, özellikle ergenlerle çalışıyorlarsa, aynı zamanda madde kötüye kullanım bozukluklarına tanı koyma ve tedavi etme konusunda da uzman olmalıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder