24 Nisan 2017 Pazartesi

Diyabet (Şeker Hastalığı)


Şeker Hastalığı


Vücudumuzda pankreas denilen bir organ (bez)vardır ve bu bezden hormon olarak insülin salgılanır yani kan şekeri. İnsülinin çok veya yetersiz salgılanmasıyla tip 1 diyabet, insülinin gerektiği gibi salgılamama durumuna tip 2 diyabet yani şeker hastalığı denilir.

Şeker Hastalığı Belirtileri

Şeker hastalığı; Çok fazla su içme ve içme isteği, iştah artışı ve yeme isteği gibi belirtiler ile başlar. Çok sık idrara çıkmak ve geceleri bunun için sık sık sık uyanmak , ciltte kuruma, halsizlik ve yorgunluk, çabuk yorulmak, yaraların geç iyileşmesi durumu ve görme de bulanıklıklar belirtileri ile birleşir. Ayrıca bir hastanın şekeri son derece yüksek fakat diyabet değilse pre-diyabet yani yalanci şeker belirtisi vardır.


Şeker Hastalığı( Diyabet) Tedavisi



Şeker hastasının ayağında çıkan küçük-büyük her yaranın, geç fark edildiği ve zor iyileştiği için büyük bir tehlike taşıdığı uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Diyabetli hasta, ayağında küçük bir çatlak varsa hemen doktora gitmeli, her gün ayak kontrolü yapmalıdır. Çünkü erken dönemde alınan küçük önlemlerle büyük bir felaketin önüne geçilebilir.Diyabet hastalığından kaynaklı oluşan yaraların , dokuyla oynama sanatı olduğu için, plastik cerrahinin işi olduğunu, sadece pansuman yaparak yara iyileşmesinin zor bir yol olduğunun bilinmesi gerekir.Bugünkü pansumanlara biyolojik pansumanlar denilmektedir ve  yarayı nemli tutan emici pansumanlarla önce yaranın kötüye gidişi durdurulmaktadır sonra da canlanması için uygun ortam hazırlanmakta ve deri nakli yöntemiyle yarayı kısa sürede kapatma işlemi uygulanmaktadır. Bu yöntemler sayesinde iyileşmeyen ve kangrene dönüşen yaraların önüne geçilmektedir, kan dolaşımı az olduğu için iyileşmesi en zor yaraların şeker hastalarında çıkmaktadır ve uygun tenkitlerin yapılması mutlaka şarttır.

Çünkü diyabet hastasının ayağındaki çatlak, ölümle bile sonlanabilir. İyileşmesi zordur. Şeker hastasının ayağında çıkan her yara potansiyelolarak büyük bir tehlike taşır. Topuktaki çatlaktan mikrobun girmesi sonucu ağır bir enfeksiyon oluşabilir. Daha sonraki günlerde iyi pansuman yapılmaması nedeniyle enfeksiyon tüm ayağı sarabilir. Diyabetli hasta, ayağında küçük bir çatlak varsa hemen doktora gitmeli, her gün ayak kontrolü yaptırmalıdır. Çünkü erken dönemde alınan küçük önlemlerle büyük bir felaketin önüne geçmede oldukça etkilidir.

Şeker hastalarında damar ve sinir bozukluğunun en çok etkilediği organın ayak olduğunu unutulmamalı ve doktora gitmek için üşengeç davranılmamalıdır , kan gitmediği için kişinin diz kapağından alt tarafının çoğu zaman uyuşuk olmakta, yarayı fark edene kadar ayağını kaybeden çok sayıda hasta bulunmaktadır.

Diyabet Testi ve Yara Bakımı Yapılmalı


Bir kişinin şeker hastası olup olmadığı açlık kan şekeri(AKŞ) ölçümü veya Oral Glikoz Tolerans Testi(OGTT) yapılarak saptanır. Açlık kan şekeri  ölçümü 100-125 mg/dl olması gizli şeker(pre-diyabet) sinyalidir. AKŞ ölçüm sonucunun 126 mg/dl veya daha fazla olması şeker hastalığının varlığını gösterir. diyabet hastalığı teşhisi konulduktan sonra hastanın her gün ayna yardımıyla parmak aralarını, topuğunu ve tüm ayağını kontrol etmesi gerekir.

Eğer hasta ayakta şişkinlik, deformasyon, su toplanması, kan oturması, çatlak, nasır, tırnak batması görürse mutlaka doktora başvurmalıdır.  Bunları önlemek için de her gün yıkanıp kurulanan ayağın ayak kremleriyle bakımı yapılmalıdır. Yeni ayakkabı herkesin ayağına zarar verebilir, ancak şeker hastası yeni aldığı ayakkabıyı bir günde 2 saatten fazla ayağında taşımamalıdır. Ayaktaki yaraların yüzde 75 i parmakların bulunduğu ön tarafta, 25 i ise ayağın orta ve arka kısmında oluşmaktadır ve bundan kaynaklı ayakkabı kullanımı ve seçimi son derece önemlidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder