22 Nisan 2017 Cumartesi

Diyabet ve Sigara


Diyabet ve Sigara

Sigara içmenin dün sağlıklı olduğu düşünülüyor , hatta televizyonda bakanlıklar sigara içimini özendiriyordu.Fakat bugün herkes sigara içmenin sağlığa zararlı olduğunu bilmektedir. Buna rağmen bir çok insan sigara tüketimine devam etmektedir. İlginç olanı aslında , moralman bu durum bizi çok fazla kaygılandırmamaktadır. Bununla birlikte diyabetli bir çok kişi çevrelerindeki insanların genellikle birer “şeker polisi” gibi davrandıklarını hissetmektedir



Şeker Hastalığı ve Sigara Tiryakiliği

 Diyabetli bir kişi şeker almak için yeltendiğinde çevresinde tanıdık biri varsa ona ters bakıp “bunu yapmaması gerektiğini” içinden geçirir. Hatta bir çok kişi bireyin duygularını incitecek tarzda üstüne gider. Diğer taraftan, sigaranın da şeker yiyen diyabetli birinin karşılaşabileceği sağlık sorunları kadar soruna yol açabileceği gerçeğine karşın, sigara içen ve aynı kuyrukta sigara almak için bekleyen birine kimse bu şekilde bir tavır sergilemez.


Diyabeti olanların sigara içme sıklığı olmayanlarla eşit olduğu düşünülmektedir. Sigara içmek önemli oranda akciğer kanseri, kronik bronşit ve asteriyosklerozis gibi kalp damar hastalıkları riskleri arttırır. Tek başına diyabet arteriyosklerozis, kalp krizi ve inme gibi kalp damar hastalıkları riskini artırmaktadır. Diyabette risk faktörleri birbirini artırıcı niteliktedir. Diyabeti gevşek bir halat üzerinde bir denge unsuru olarak düşünürseniz sigara içmek aynı işi gözleriniz bir bandajla kapalı şekilde yapmaya çalışmakla eş değerdir diyebiliriz. Yetişkinlerde yapılan çalışmaların çoğu sigara içen diyabetlilerde prematüre ölüm riskinin sigara içmeyen diyabetlilere göre iki kat daha fazla olduğunu göstermektedir.

1994 Dünya Sigara Kongresi’nde sigara içen her iki kişiden birinin sigara içme ile ilişkili bir hastalıktan öleceği saptaması hala masadır. Sigara, veba ve AIDS’ ten daha fazla ölüme yol açan 20. yüzyılın en büyük epidemisi olarak tanımlanmıştır. 14 yaşında sigaraya başlamış birine, arkadaşlarını sigara içmeye alıştırma riski bulunduğundan, bulaşıcı bir tüberkiloz hastasıymış gibi yaklaşılmalıdır.

Sigaradaki nikotin kalp damarlarını kasarak insülinin enjeksiyon yerinden daha yavaş emilmesine yol açmakta ve böylece kan glukoz düzeyini etkilemektedir. Nikotin ayrıca insülin direncinin (verilen ünsilinin kan glukozunu düşürücü etkisinin daha zayıf olması) artmasına yol açarak diyabetinizin kontrolünü güçleştirecektir. Özellikle kadınlar olmak üzere, sigara içenlerde tip 2 diyabete yakalanma riski iki kat yüksektir.
Sigarayla birlikte solunan karbondioksit kımızı kan hücrelerindeki hemoglobine bağlanarak oksijenin aynı bölgelere bağlanmasını engeller niteliktedir.Bu durumu telafi etmek için kırmızı kan hücreleri sayısında yükselme gözlemlenir.Yapılan bilimsel çalışmalar sigaranın diyabetlilerdeki böbrek yetmezliği, görme bozukluğu, ayak ülseri, bacak amputasyonları ve kalp krizi riskini artırdığını göstermektedir.


Pasif Sigara İçme

Sigarayı pasif solumak bile sağlığı olumsuz yönde etkiler. Pasif sigara soluyan çocuklarda nikotinin kan dolaşımına emilmesinin yetişkinlere göre iki kat daha fazla olduğu kanıtlamıştır. Küçük çocuklar bu duruma daha fazla duyarlıdırlar. Sigara içen ebeveynleri çocuklarında kanda kurşun ve kadmiyum düzeyleri yükselişe geçer. Mutfakta vantilatörün altında sigara içmek sigara dumanının eve yayılmasını engelleyemez. Bu konuyla ilgili olarak biri “Bu, havuzun bir köşesine tuvaletinizi yapmak kadar etkilidir.” şeklinde doğru bir kıyaslamada bulunmuştur.

Sigarayı pasif solumak sağlığınız için tehlikelidir. Küçük çocuklar bu duruma genellikle ebeveynleri tarafından maruz kalırlar. Hiç sigara içmeyen bir bayan hastaya sadece sigara içenlerde görülen bir akciğer kanseri tanısı konulmuştu. Daha sonra bu hastanın çalıştığı yerdeki odada bulunan insanların sigara içmeleri sonucu akciğer kanserine yakalandığı gözlemlendi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder