29 Nisan 2017 Cumartesi

Doğum sonrası cinsel sorunlar

Aileye yeni bir bireyin katılması çoğu zaman heyecan verici bir durumdur ve kadının gebelik sürecinde de devam etmektedir. Diğer yandan  minik bir bebeğin sorumluluğunun yanı sıra yaşanan hormonal değişiklikler hem erkek hem de kadın için cinsel yaşamda ciddi sorunlara sebep olabilir.







Doğum Sonrası Cinsel İsteksizlik Ne Kadar Sürmektedir?


Dokuz ay heyecanla beklenen minik bebek, birçok çiftin yaşamında özenle beklediği bir şeydir. Aslında bu durum eşler arasında büyük bir heyecan ve mutluluk yaratsa da madalyonun bir de diğer tarafı da yaşanan sıkıntılar ile alakalıdır. Çünkü bebek pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Bebeğin getireceği ek sorumluluklar, hormonal ve bedensel değişimler gibi faktörler eşlerin dünyasını bir anda  değiştirebilmekte ve şok durumuna sokabilmektedir. Bunun sonucunda da ortaya hiç de iç acıcı olmayan bir tablo meydana gelmektedir. Doğum sonrası cinsel ilişki sorunları aslında gebelik durumunda da yaşanır. Gebeliğin ilk ayları ve son ayları eşlerin arasında cinsel ilişki neredeyse hiç yoktur arada kalan zaman da ise cinsel ilişki son derece sınırlandırılmış ve sıkıntılı geçmiştir.  Doğum sonrasındaki değişimler en çok kadını etkilemektedir.  Doğum, başta cinsel isteksizlik olmak üzere, disparoni ve vajinismus gibi önemli pek çok soruna yol açabilmektedir. Zaten gebelik dönemi cinsel ilişkiden uzak kalan partnerler arasında doğum sonrası cinsellikte bir rahatlama olmaması bir çok ruhsal sorunu da beraberinde getirmektedir.

Aslında doğum sonrası cinsel sorunlardan kadınlar kadar olmasa da erkekler de etkilenmektedir. Onlar da yeni bir düzene alışmaya çalışırken cinsel yaşamlarında aksaklıklar strese neden olabilmektedir.  Cinsel isteksizlik ve ereksiyon kaybı, doğum sonrasında erkekler arasında en sık görülen cinsel sorunları arasındadır.


Doğum Sonrası Cinsel İsteksizlik Nasıl Geçer


Doğumun ardından geçirilen uykusuz geceler, iki üç saatte bir tekrarlanan emzirme işlemi, bebeğin sık sık hastalanması derken ailenin yaşantısı tam anlamıyla değişmektedir. Bununla birlikte o güne dek sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi bebeğe yöneltmektedirler. Bir yandan yeni bir yaşama uyum sağlamaya çalışmanın gerginliği, bir yandan da eşinden eskisi kadar ilgi görememenin yarattığı sıkıntı cinsel isteksizliğin en belirgin nedenleri arasındadır.

Doğum sonrasında daha fazla salgılanan ve bebeğin emzirilmesinde büyük rol oynayan prolaktin hormonu da cinsel isteksizlik ve vajinal kuruluğuna sebep olmaktadır. Kadında doğal olarak bu hormonun aşırı salgılandığı emzirme dönemi boyunca cinsel isteksizlik sorunu oluşmaktadır. Bebeğin doğumuyla birlikte cinsel partner imajına bir de aile kavramının eklendiği düşünülürse, özellikle kadınlar annelik rolünü gereğinden fazla üstlenmeleri ve doğumdan sonra cinselliğe karşı daha mesafeli yaklaşmalarına sebep olmaktadır. Göğüsler ve vajina cinsel yaşamda erkeği en çok heyecanlandıran iki önemli organdır. Doğumla birlikte bu bölgeler artık tahrik unsuru olma özelliğini yitirebilmektedir.

Doğuma kadar sadece cinsel uyarı noktaları olarak algılanan vajina ve göğüsler aniden bebeğin doğumunu ve beslenmesini sağlayan bölgelere dönüştüğü için bunun sonucunda erkek eşinden cinsel anlamda uzaklaşmaktadır. Ayrıca bebeğin doğumu, kadın ya da erkeğin o zamana dek bastırdıkları ruhsal çatışmalarını ortaya çıkarmakta ve ev içi stresi arttırmaktadır . Disparoni, kadında cinsel ilişkiye yineleyici biçimde ya da sürekli olarak genital ağrının eşlik etmesi şeklinde nitelendiriliyor. Bu sorundan yakınan kadınlar, acının verdiği korkuyla ilişki kurmaktan kaçınıyor.

Hatta ağrının çok şiddetli oluşması, vajinismusa bile sebep olmaktadır. Doğum sonrasında gelişen disparoninin en önemli nedeni ise, doğum sonrası kadının sağlığına tam kavuşmadan cinsel ilişkiye başlanması durumudur. Ayrıca bu isteksizliğin saklanması vajina da cinsel ilişki sırasında sulanmayı engeller ve yıpranmaya yol açar.Vajinadaki kuruluk da disparoniye, yani ağrılı cinsel birleşmeye yol açıyor. Bunun sonucunda cinsel isteksizlik daha da şiddetleniyor ve böylece bir kısır döngü oluşuyor. Vajinusmus ise vajinal kasların, penisin içeri girmesine engel olacak kadar sıkı şekilde kasılması olarak belirtiliyor.

Doğum Sonrası Cinsel İsteksizlik Tedavisi

Örneğin cinsel ilişkide yeniden ağrı hissedeceği kaygısına kapılan kadın bir kaçınma davranışı olarak kendini istem dışı sıkabiliyor. Diğer sıkıntı ise kadının iç dünyasında yaşaşan psikolojik sıkıntıların endişesi ile  korku, kaygı duygularını taşımasıdır. Cinsel sorunların tedavisi, altta yatan nedene göre değişiyor. Kimi zaman kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile psikiyatristin birlikte çalışması yarar sağlayabilmektedir. Erkekte bir sorun varsa, devreye ürolog da girebilir. Önce kadın ve erkeğin iç dünyasında ne tür sorunlar yaşadığı belirlenmeli ve ruhsal problemleri çözümlenmelidir.Cinsel soruna yol açan faktörler tespit edildikten sonra çifte cinsel terapi uygulanabilir, nefes ve gevşeme egzersizleriyle bazı cinsel egzersizler yaptırılması çiftleri rahatlatabilir. Genellikle 6-12 hafta sonrasında tedaviden başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Bunların yanı sıra, kadın ya da erkeğin iç dünyasında bastırılmış olan ruhsal çatışmalar ön planda ise tıbbi tedaviyle birlikte yoğun bireysel psikoterapi çiftlere önerilmektedir bu evliliğin sarsılmaması için de önemlidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder