28 Nisan 2017 Cuma

Domuz Gribinin Belirtileri Neler?


Domuz Gribi


Uzmanlar, hızla yayılan domuz gribinin belirtilerini, nasıl bulaştığını ve tedavi olanaklarını editörlerimize aktardı.

Domuz gribinin en önemli belirtilerinin üşüme ve titremeyle yol açan 38 derecenin üzerine çıkan yüksek ateş, göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı, ileri



derecede kas ve eklem ağrıları, bitkinlik şeklinde sıralanırken, soğuk algınlığından farklı olarak belirtilerin yavaş yavaş değil, birdenbire gözüktüğü ve daha fazla ateşlenmeye yol açtığı gözlendi.

Meksika’dan kaynaklanan domuz gribinin Amerika kıtasının ardından, dünyanın çeşitli yerlerindeki ve bu arada Avrupa’daki bazı ülkelerde de görüldü.
Uzmanların editörlerimize  yaptığı açıklamada, hastalığın nasıl bulaştığını, belirtilerini ve korunma yollarını aktardı.
Uzmanımız , domuzların en önemli özelliğinin, kendi virüslerinin yanında insan ve kuş gribi virüslerini de barındırabilmesi olduğunu, bu rekombinasyonla yeni bir virüs oluştuğunu, insanların daha önce benzer bir virüsle karşılaşıp direnç kazanmadıkları için bu virüsün dünyada büyük bir tehlike oluşturduğunu belirtti.


HASTALIĞIN BELİRTİLERİ


Uzmanımız, virüsün 2 ile 4 gün arasında kuluçka döneminin olduğunu, bu sürede herhangi bir belirtisinin gözlenmeyeceğini belirterek, ”mesela hava alanlarında hastalığa yönelik kontroller yapılıyor. Güzel bir uygulama, ama ilk 4 gün hiçbir belirti göstermediği unutulmamalı. Şüpheli kişileri en azından 3-4 gün gözlem altında tutmakta yarar var” diye konuştu.

Hastalığın 4 temel belirtisinin olduğunu dile getiren uzmanlar, bu belirtileri şöyle sıraladı:

”En önemli özelliği, üşüme ve titremeyle nükseden 38 derecenin üzerine çıkan yüksek ateş. Diğer belirtileri göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı, ileri derecede kas ve eklem ağrıları, son olarak da bitkinlik. Bu arada öksürük ve burun tıkanıklığı da görülebilir. Bu belirtiler kuluçka döneminden hemen sonra yavaş yavaş değil, birdenbire başlar.

Soğuk algınlığıyla karıştırmamak gerekiyor. Soğuk algınlığı yavaş yavaş gelişir, ateş çok yüksek değildir, burun akıntısı ön plandadır. Kas ve eklem ağrıları olsa bile ileri derecede bitkinlik görülmez.”

Domuz Gribi Nasıl Yayılıyor


Uzmanlar, hastalığın en yaygın olarak solunum yollarıyla bulaştığına belirtiyor.

Hasta insanların öksürük ve aksırığıyla havaya bir çok damlacık saçıldığını, konuşurken 200-300, öksürürken 4 bin damlacığın havaya karıştığını kaydeden uzmanlar, ”virüsü taşıyan kişi öksürüp hapşırırsa, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz bile size bulaşabiliyor. Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla kişiye geçiyor” şeklinde konuştu.

Bunun dışında öksürük ve hapşırık sırasında mikrobun göz mukozasına yerleşerek de hastalığın bulaştığını belirten uzmanlarımız , ”yine eller, yakın temas çok önemli. Bu nedenle hasta kişilerin mutlaka izole edilmesi, toplu bulunulan yerlerden uzak durması, maske takması lazım. Mutlaka sık sık ellerin yıkanması gerekiyor” dedi.

Okullar, sinemalar, ulaşım araçları gibi topluca bulunulan yerlerde riskin daha fazla olduğuna işaret eden uzmanlar, ”bütün vatandaşlarımız sık sık el ve yüz yıkamayı bu dönemde daha fazla önemsemeli. Öpüşmeye, tokalaşmaya biraz ara vermeliyiz. Hastalık bulaştırma bilinciyle, hastaların, öksüren kişilerin maske takması, öksürüp aksırırken mendil kullanmanın alışkanlık haline getirilmesi lazım” diye konuştu.

Uzmanlar, Türkiye’de gerekli önlemlerin olabildiğince alındığını, Sağlık Bakanlığının bu konuda ”uyanık” davrandığını aktardı.

Domuz Gribi Tedavisi


Domuz gribine yakalanan kişilerin tedavisinin mümkün olup olmadığının sorusu ortalıkta dolaşan bir sorudur. Uzmanların aktardığı domuz gribi tedavisi mümkün olduğu fakat erken teşhisin hayati önem taşıdığı yönünde.
”Neyse ki; kuş gribi virüsleri dışında tedavisi var. Virüsü almış kişilerde ilk 36 saat içinde tamiflu veya muadili ilaç 5 gün süreyle sabah akşam kullanılabilir, ya da hastalığın görüldüğü yerlerde bulunulduğunda, koruyucu ilaçlar alınabilir. Ama bunlar ithal olduğu için pahalı ilaçlar, herkesin kullanmasına imkan yok. 65 yaş üzerindekilere, kalp akciğer rahatsızlığı, astımı olanlara, romatizmal hastalıklar nedeniyle kortizon kullananlara, kanser tedavisi görenlere, küçük çocuklara öncelik tanımalıyız.”

Gribe yol açan virüslerin sürekli değişkenlik gösterdiğini, domuz gribindeki gibi genetik değişkenlikler gösterdiğinde ortaya yepyeni bir virüsün çıktığını dile getiren uzmanımız, bu yüzden koruyucu antikorların bulunmadığını, yani şu an için aşısının geliştirilemediğini ifade etti.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder