28 Nisan 2017 Cuma

Endokrin Sistemi Fizyolojisi


Hormonal Düzenleme (Endokrin Sistemi)



Vücut fonksiyonlarının düzenlenmesinde temel bir görevi olan endokrin sistemi vücudun yapı taşları arasındadır. Genel olarak değerlendirildiğinde endokrin sistem başlıca metabolik fonksiyonların kontrolünü sağlar.Hormon özel bir bez tarafından üretilen biyokimyasal bir maddedir. Salgılandığı yerden kanla taşınır ve vücudun diğer hücre ya da organlarında fizyolojik bir olguları ve işlemleri yönetir. Belirli bir hormona tepki gösteren organa “hedef organ” denir. Bazı hormonların hedef organı özeldir. Örneğin, onikiparmak bağırsağı tarafından salgılanan sekretin kan yoluyla pankreas taşınır ve pank­reasın kimyasal sindirimde doğrudan etkili olan pankreas öz suyunu onikiparmak bağırsağına salgılanması sağlamaktadır. Bu sebepten ötürü sekretin hormo­nuna yerel etkili denir. Bazı hormanlarm ise hedef organları geneldir. Bu tip hormonlar kana salındığında vücudumuzda bulunan organlara belirli oran­larda etki eder. Örneğin, adrenalin ve nöradrenalin, kan yoluyla vücudun tüm bölümlerine taşınarak, özellikle kan damarlarında daralmayla kan basıncını yükseltir. Hipofiz bezinden salgılanan büyüme hormonu vücut bölümlerinin büyük kısmında, gelişeme neden olur. Tiroid bezinden salgılanan tiroksin hormo­nu hemen hemen vücudun tüm bölgelerini etkiler.



Endokrin Sistemi Anatomisi Hakkında


Hipofiz Hormonları ve Hipotalamus Tarafından Denetlenmesi


Hipofiz Bezi: Beyin tabanında bulunan hipofiz bezi, bir sapla hipotalamusa bağlıdır. Hipofiz, fizyolojik açıdan ön ve arka olmak üzere iki bölümde incelenir. Hipofızin endokrin sisteme etkisi doğrudan kendi salgıla­dığı hormonlarla olabileceği gibi vücut içindeki diğer bir endokrin beze hormon salgılatmasıyla da gerçekleşebilir. Basit anlamı ile  vücut içinde bu­lunan tüm endokrin bezler hipofiz denetiminde çalışmaktadır. Bu bağlamda hipofiz, endokrin ve sinir sistemi arasındaki en büyük organizasyon ağınının kontrol merkezini oluşturur. Hipotalamus, hormonları serbestleştirici ve inhibe edicidir. Serbestleştirici hormonlar hipofızi ikaz eder ve ilgili bezin uyarılmasını sağlayan hormonu salgılatır. İnhibe edici hormon ise zıt etki yaparak hipofiz salgısını engeller.

Hipofiz Ön Lop Hormonları


Doğrudan Etkili Hormon


Büyüme Hormonu (Somatotropin)


Büyüme hormonu ufak bir protein molekülüdür. Vücuttaki büyüme yeteneği olan tüm dokuların gelişmesinde etkilidir. Bu özelliğiyle genel hormon olarak değerlendirilir. Büyüme hormonu özellikle çocukluk ve er­genlik döneminde daha çok aktiftir ve yetişkinlik döneminde az olsa da salgılanmaya eder. Erişkin dönemde salgılanan hormon daha çok, yıpranan ve yaşlanan dokula­rın yenilenmesi için gereklidir. Günlük ritimde ise, açlık, egzersiz, heyecan ve travma anında hormon miktarı artar. Öte yandan derin uyku döneminin ilk iki saati içinde salgının belirgin bir şekilde arttığı görülür. Hormonun az veya normalden fazla salgılanması yaşam dönemine uygun bozukluklara ne­den olur.

Çocukluk döneminde büyüme hormonundaki aksaklıklar cücelik gibi problemlere yol açmaktadır. Genel olarak vücudun değişik kısımları arasında oran normal ol­makla birlikte gelişme hızı çok azalmıştır. Çocuk 10 yaşına girdiğinde vücu­dun fiziksel gelişimi 4.5, 20 yaşında iken 7-10 yaşlarındaki çocuklar kadar olur. Bu tip cücelikte, tiroid hormon ve adrenokortikal hormon vücut oranı­na göre yeterli geldiğinden, herhangi  beyinsel gerilik veya zekada aksama görülmemektedir. Ancak eşeysel hormonla­rın az salgılanması kısırlığa neden olabilir. Erişkinde az salgılanması çoğun­lukla beyin tümörlerine bağlı olarak ortaya çıkar. Bu tip kişilerde aşırı yağ­lanma ve kilo alma, adrenal koteks hormonlarında yetersizlik ve seksüel fonksiyonlarda azalma veya kaybolma şeklinde kendini gösterir.

Gelişme çağında büyüme hormonları normalden fazla salgılanırsa devlik (gigantizm) ortaya çıkar. Genellikle beyin tümörlerinin etkisiyle gelişen bu durumda kemikleri de içine alan tüm vücut dokuları büyür. Ki­şinin boyu 2.40 - 2.70 cm.ye kadar ulaşabilir.

Hipofizin Arka Lobu Hormonları


Antidiüretik hormon (Vasopressin): Böbreklerden suyun atılmasını azaltarak idrar oluşumunu engeller. Antidiüretik hormonun (ADH) olmaması böbreklerden suyun geri emilimini engelleyeceği için idrar oluşumunu hız­landıracaktır. ADH yapımı hipotalamus denetimindedir. Kanın osmotik ba­sıncı (OB)’nın artışı hipotalamusu uyarır. Hipotalamus hipofızi uyarır ve ADH salgılanır. Kan içinde artan ADH böbreklerde suyun emilimini artırır. Böylece kanın sıvı hacmi artar ve OB düşer. Diğer yandan alkollü içecekler ADH hormonunu inhibe eder. Bu sebepten kaynaklı alkol ile beraber işeme durumu artmaktadır.

Oksitosin: Bebeğin dünyaya gelmesi sırasında salgılanmaktadır ve uterus kaslarını kasar. Oksitosin doğuma yardımcı olan bir hormondur. Diğer yandan doğumdan sonra da az oranlarda salgılanmaya devam ederek, süt bezlerinden sütün akı­şını sağlar.

Vücut İçinde Bir Endokrin Bezi Kontrol Eden Hipofiz Hormonları


Tiroit uyarıcı hormon (TUH): Tiroit bezinin gelişimini ve çalışma­sını düzenler.

Adrenokortikotropin Hormonu (ACTH): Böbrek üstü bezinin ka­buk kısmını uyararak, adrenal korteks hormonlarının salgılanmasını sağlar.

Folikül Uyarıcı Hormon (FUH): Ovaryumlarda ovulasyondan önce foliküllerin büyümesine yol açar. Testislerde ise sperm oluşumunu katkıda bulunur.

Lüteinleştirici hormon (LH): Yumurtlamada önemli rol oynayan bu hormon, ovaryumlardan progesteron ve östrogen, testislerden testosteron salgılanmasını sağlar.

Prolaktin (LTH=Luteotropin Hormon): Meme bezlerinin gelişme­sini ve süt salgısını oluşumunda rol oynamaktadır.

Önemli Endokrin Bezler, Hormonları ve Metabolik Etkileri

Tiroit Bezi: Tiroit, boynun ön bölgesinde, gırtlağın altında, soluk bo­rusunun sağında ve solunda yer alan iki parçalı bir bezdir. Bez, metobolik faaliyetler üzerinde tiroksin hormonuyla, kalsiyum metabolizma­sı için önemli olan kalsitonin hormonunu salgılar.Tiroksin hormonunun yapımı için yılda yaklaşık 50 mg. iyoda gerek vardır. Bu miktar besinlerle alınabilir. Yeterli gelmemesi durumunda, gere­ken iyot sofra tuzuna 1/1000000 arasında sodyum iyodür katılarak gideril­meye çalışılır.

Tiroksin hormonunun iki temel etkisi vardır. Bunlardan biri, tüm me­tabolizma hızını dengede tutması diğeri ise çocuklarda büyümenin dengelenmesi sağlmasıdır. Tiroksin hormonunun büyümeye etkisi, gelişme çağındaki çocuklarda görülür. Çocuklarda büyümenin yetersiz kalması bu hormonun dengesiz salınımından kaynaklıdır. Eğer yetersizlik anne karnında ve doğumdan sonra görülürse beyin yeterince gelişemez. Bu durumdaki çocuklarda zeka gelişimi sorunları ortaya çıkar.
Metabolizma hızına etkisi genel anlamda artırma yönünde olur. Hor­mon, beyin, retina, dalak, testis ve akciğerler dışında hemen tüm vücud hüc­relerinde metabolizmayı artırıcı yönde etki yapar. Hormon salgılandığında metabolizma hızı normalin % 60-100′ü kadar artar. Hormon salgılanmadığı durumlarda ise hız normalin yansına düşer. Günlük hayatımızda  sal­gılanan hormon miktarı farklıdır.

Kalsitonin: Paratiroid bezi hormonuna zıt yönünde etki yapan kalsitonin tiroid bezinin diğer hormonudur. Hormonun salgılanmasıyla kan plazmasında bulunan kalsiyum iyon konsantrasyonu azalır. Kolsitonin, kan plazmasında bulunan kalsiyumun hızlı bir şekilde kemik dokusuna taşınımı, kemik yapımının artırılması ve yıkımını azaltarak kandaki kalsiyum mikta­rının azalmasına neden olur.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder