7 Nisan 2017 Cuma

Hipoksi Nedir?


Hipoksi Nedir



Havadan yeterince oksijen (O2) alınamaması ,havadaki oksijenin azlığı, kas hastalıklara bağlı olarak solunum etkinliğinin azalması ve akciğerlere alınan hava miktarının yetersizliği, hava yolu direncinin azalmasına bağlı olarak meydana gelen solunum sorunları, difüzyon kapasitesinin azalması, kansızlık, dolaşım yetersizlikleri, zehirlenmeler hipoksi nedenleri  arasındadır. Bu nedenlerin belirlenmesi hastaya doğru müdahale ve tedavi yöntemi için gereklidir.

Hipoksi Belirtileri




Hemoglobine bağlanmış olan oksijen miktarının azlığı sonucu deri ve özellikle mukoz membranların morarmasına siyanoz denmektedir ve önemli bir solunum yetersizliği bulgu­sudur. Havacılık, dağcılık, paraşütle atlama, dalma gibi spor ve meslek alanları solunum siste­mi ile yakından ilişkilidir. Yükseklere çıkıldıkça havadaki oksijen seviyesi azalmaktadır. De­niz seviyesinde havanın oksijen basıncı 160 mmHg iken, yükseklikle birlikte 18 mmHg’ya ka­dar düşer. Oksijen yetersizliğinin insan üzerindeki ilk etkisi gece görme etkinliğinin daha doğrusu alaca karanlıkta görebilme yeteneğinin azalmasıdır. 2400-2500 metreye kadar solu­num hızında artım meydana gelmez. Atardamar kanındaki oksijen satürasyonu % 95′e düş­tükten sonra oksijen basıncına duyarlı kemoreseptörler uyan göndermeye başlar. 3600 met­reyi aştıktan sonra baygınlık, uyku hali, bitkinlik, bulantı hissi, bazen kusma bazan da üfori hali (nedensiz neşe) görülür. Yükseklik arttıkça belirtilerin şiddetinde artma olur. Yüksek­likle birlikte mental etkinlik azalır. Karar etkinliği ve yeterliliği bozulur. Oksijen yetersizliği hali devam ettikçe derin koma hali gelişebilir.Bu nedenle yüksek seviyelerde uçan uçaklarda kan basıncı ve kalp basıncı düzenlemek için özel dizaynlar kullanılmaktadır.

Diğer yandan özellikle dağ sporlarında oksijen azlığına ve basınca alışılması için dağcılara belirli yükselti aralıklarında kamp yaptırılır. Uzun süreli olarak yükseklerde kalmanın önemli fizyolojik etkisi vardır (Bizim toplumumuzda yaylaya çıkma) Yükseklerde oksijen az olduğu için vücudun fizyolojik işlevlerini yerine getirebilmesi için mutlaka bunu karşılayacak bir takım fizyolojik uyumlara gereksinme vardır. Tıp dilinde bu fizyolojik uyum olaylarına aklimatizasyon denir. Solunum hızı artımı ilk uyum değişikliğidir. Daha sonra oksijen eksikliğinin yarattığı uyarılara bağlı olarak alyuvar sayısında artma olur. Kanın hematökriti 40-45′ten 60′ın üzerine çıkar. Kan hacmi beşte birle dörtte bir oranında artar. Bu 2-3 haftada ulaşılan bir fizyolojik değişikliktir. (Yükseklerde on onbeş günlük veya bir kaç günlük kampın niçin yararsız bir uygulama olduğu burada açıkça görülmektedir). Difüzyon kapasitesi artar. Damar özellikle kılcal damarların sayısında artma meydana gelir. Hücrelerde mitokondrilerin ve oksidatif enzimlerin sayısında artma görülür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder