28 Nisan 2017 Cuma

Kabakulak (Mumps - Epidemik Parotit)


Kabakulak (Mumps - Epidemik Parotit) Nedir?

Kabakulak, tükürük bezlerinin (parotis, supmandibular ve suplin-gual) iltihabı ve bazen de gonadlar, meninks, pankreas ve diğer organlann tutulmasıyla kendini gösteren akut, bulaşıcı, jeneralize, viral bir enfeksiyon hastalığıdır.

Etkeni paramyxovirüs grubundan olan kabakulak virüsüdür. 4°C de birkaç gün , -20°C de birkaç hafta, -70°C de yıllarca canlı kalır. 50-60°C de 20 dakikada ve ultraviyole ile virüs infektivitesini kaybe­der. Kabakulak bulaşıcı olduğu için kalabalık olan kentlerde daha fazla görülmektedir. Özellikle okul, yuva ve askeri kamplarda salgınlar yapar. Genellikle çocukları etkiler fakat her yaşta kabakulak rahatsızlığı görülebilir. Da­ha çok 5-10 yaş arasında rastlanır. Olguların %95′ i 15 yaş altın­dadır. 1 yaştan önce nadirdir. Enfeksiyon geçirmemiş olanlar ileri yaşlarda da geçirebilir. Kış ve İlkbahar aylarında sıktır. Cins ve ırk farkı gözetmez.

Enfeksiyon damlacık enfeksiyonu şeklinde oluşur. Kabakulak enfeksiyonu ağız sıvısından veya ortak eşya kullanımından bulaşabilmektedir. Şişlikler ortaya çıkmadan önce 7, çıktıktan sonra 9 gün bulaşıcıdır. Rezervuarı yalnız insanlardır. Kuluçka devri 12-28 gün (orta­lama 18 gün) dür.



Kabakulak Belirti ve Bulguları Nelerdir


İştahsızlık, halsizlik, miyalji, başağrısı ve hafif ateş yükselmesi gibi spesifik olmayan prodrom dönem belirtilerinden bir veya iki gün sonra parotis bezi çift veya tek taraflı olarak mandibula köşe­sinde belirginleşir. Genelde kabakulak tek taraflı görülen bir hastalıktır fakat 2 tarafın tükürük bezlerini de önlem alınmadığı takdir de etkilemektedir.  Ku­lak memesi öne ve yukarıya kayar. Özellikle yemek yerken çene hareketleri, hatta iştah açıcı yiyeceklerin görülmesiyle bile ağrı ar­tar. Hastalığın ilk 3 gününde vücut ısısı normalden 40°C’ye kadar değişebilir (38.3°C-40°C). En önemli komplikasyonları menenjit/ ensefalit ve orşittir. Kabakulakta meninks iritasyonu sık (%50) gö­rülen bir olaydır. %10 olguda baş ağrıları, %l-2 olguda ise, tipik menenjit işaretleri ortaya çıkar. Abakteriyal menenjitin en sık nede­nidir. Menenjite eşlik eden ensefalit nadir olmakla birlikte prognozu ağırlaştırır. Ensefalit yoksa iyi seyir gözlenir.

Orşit; puberte sonrasında %30′ a varan bir sıklıkla testis tutulu­mu görülür. Sıklıkla iki taraflı, ancak eş zamanlı değildir. 1/3 olguda tutulmuş testiste atrofı saptanır. Edinsel sterilitenin en sık görü­len nedenidir. Sıklıkla epididimit de olaya katılır.

Kabakulak Tanısı Nasıl Konur?


Kabakulak tanısı kolay konulan bir enfeksiyon hastalığı değildir. Değişik nedenlerle olu­şan parotitler, tükrük bezi taşlan ve parotis tümörleri ile karıştıra­bilir. Parotis bezinin şişliği, şiş kısmın bastırmakla ağrılı ve hamur kıvamda oluşu, kulak memelerinin arkadan bakıldığında kalkık gö­rünümü tanıya yardımcı olur. Serum amilazı yükselir. Tanıyı doğ­rulamada serolojik testlerden yararlanılır. Serolojide serumda ELISA IgG:l>5000, IgM 1:>160 ; BOS ta ELISA IgG :1>32, IgM 1:>32′ dir. Enfeksiyonun başlamasından 7 gün sonrasında virüs, tükrük, kan ve BOS’ ta izole edilir. İdrardan izolasyon 2 hafta sonraya kadar de­vam eder.

Kabakulak Tedavisi



Semptomatik ve destekleyici tedavi uygulanır. Kabakulak tedavisinde antibiyotikler var olan enfeksiyonun cinsine göre verilmektedir. Bakımda; Kabakulakta bulaşıcılık şişlik kayboluncaya kadar de­vam eder. Bu sürede solunum izolasyonu uygulanır. Hastanın dinlenmesi ve yatak istirahatı sağlaması çok önemlidir. Ateşi düşürmek için ılık uygulama yapılır ve önerilen antipiretikler verilir.. Boyun ağrısını azaltabilmek amacıyla soğuk kompresler ve önerilen antipiretikler uygulanır. Hastanın beslenmesi düzenlenir. Çiğneme ağrılı olduğundan sulu, yumuşak ve sevilen yiyecekler se­çilir. Acı, ekşi ve baharatlı yiyecekler sekresyonları arttıracağından verilmez.

Kabakulaktan Korunma Yolları


Kabakulak dünyada yaygın bir enfeksiyonel hastalıktır ve aşısı üretilmiştir. Devlet tarafından aşısı okullarda yaptırılmaktadır. Kabakulak aşısı ülkemizde rutin aşı programında olmamakla birlikte isteyen ailelerin çocuklarına kızamık, kızamıkçık kabakulak (MMR) şeklindeki aşıyı sağladıkları takdirde yapılmaktadır. Aşı %95 oranında yaşam boyu bağışıklık sağlar. 12. aydan sonra her­hangi bir yaşta (sıklıkla 15. ayda) uygulanabilir. Kabakulak geçir­meyen erkek çocukların hastalığın komplikasyonları nedeni ile puberteden önce aşılanmaları önerilir. Kabakulak aşısı gebelere, im-munsuprese olgulara ve ateşli hastalara uygulanmaz.

Bu enfeksiyonda gamma globülin kullanımı tartışmalıdır ve böyle bir uygulama yalnızca puberte sonrasındaki erkeklerde ya­pılır. Hastalık başlangıcında komplikasyonların önlenebilmesi için, spesifik gamma globülin yoksa 0.5ml/kg polivalan gamma globülin kullanılır. Hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi ama­cıyla immünglobülin kullanımının ne sonuç vereceği kesin olarak söylenemez.

Orşit, ovarit ve menenjit vakalarında 12,24 ve 48. Saatlerde 0.0-0.4 ml/kg dozunda spesifik hiperimmün gamma globülin kul­lanılması etkili gözükmektedir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder