28 Nisan 2017 Cuma

Obezite Hakkında Bilgi


Obezite Nedir, Obezite Nedenleri


Obezite durumu fazla kilolu olmakla ifade edilir ve şişmanlık kelimesi daha çok kullanılır . Ancak, farklı dillerde farklı kelimelere de şişmanlık anlamının yüklendiği görülmekte olup,bu konuda tam bir fikir birliği yoktur. Şişmanlık, halk dilinde tarihsel süreç içinde bazen övgü için kullanılmış ve şişman olan kadınların daha iyi doğum yapabilecekleri düşünülmüştür. Fakat şişmanlık günümüzde sosyal bir dışlanma , eleştiri ve dalga geçme konusu halini almıştır.
Moda anlayışı ve akımı şişmanlık, incelik kavramlarını sürekli de­ğiştirmiştir. XX. yüzyıl moda anlayışı aşın kilolu insanların yaşlı gö­ründüğü, çekiciliğinin kaybolduğu, zerafetini yitirdiğini savunmak­tadır.



Obezite Nedenleri ve Sonuçları


Obezite kelimesi Latince; ob: - den dolayı esum: edere (den gelir) = yemiş olmak yani obezite = yemekten dolayı anlamındadır. İngilizce’de ise, obesity = şişmanlık, obese: çok şişman; ovenveight: fazla ağırlık, tartıda faz­la gelen miktar, şişmanlık,şişman, fazla yükleme anlamındadır. Morbid obezite ise tıbbi olarak BMI > 35 olanların tanımı için sık kul­lanılmasına karşın Latince’de morbid = hastalıklı anlamına gelmekte­dir, yani obezite için özgül bir tanım içermemektedir. Bilimsel olarak obezite: vücut yağ dokusunun artmasını tanımlamak için kullanıl­maktadır. Bu yüzden; aynı boy ve tartı ağırlığı olan fakat, kas dokusu fazla olan bir sporcu ile yağ dokusu fazla olan bir obez aynı tutulmak­tadır. Bu durum kas dokusunu gerçek durumunu yansıtmaz fakat yağlanma miktarını gösterdiği için gündemde tutulmuştur.

WHO’ya göre;vücut kitle indeksi obazite tanımı için kullanılmak­tadır. (BMI) = kilo/uzunluğun (metre cinsinden) karesi BMI= 20-25 kg/m2 normal, ideal BMI= 25 - 30 kg/m2 hafif obez veya kabul edilebilir (ovenveight) (Grade I)

BMI= 30-35 kg/m2 ılımlı obez (Grade II)
BMI= >35 kg/m2 aşın obez (Grade II=)
BMI > 40 kg/m2 morbid obez (Grade III)

Obezite tanımı ve belirliyicilerin üzerinde durulmasının nedeni BMI > 25′den sonra ve bel çevresinin kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm’yi aşması ile beraber yaşam kalitesinde ciddi bir düşüş, sağlık için ayrıca ekonomik bir külfet oluşturmaktadır. Bu nedenle BMI=25 rakamını geçenler obezite ve risk gruplarının tanımlanması için sınır değerler olarak kabul edilme­lidir.

Kilo artışı toplumların önemli ve üzerinde en çok çalışılan ilerle­yici bir sorunudur.  Modern toplumlarda fast fodd ürünlerin tüketimi artmakta masa başı işleri artarak insanların hareket kabiliyeti sınırlanmakta ve sigarı kullanımı da son derece artmaktadır. Bu durumlar sağlığı bozmanın yanında metobolizmanın yavaşlamasına ve daha çok kilo alınmasına sebep olmaktadır. Ayrıca, vücut yağı kütlesinin artığı durumlarda yağın vücuttaki da­ğılım biçimi ile mortalite arasında bir ilişkinin varolduğu yapılan ça­lışmalarla ortaya konmuştur.Örneğin; aşırı yağ karında toplanmış ise elma biçimi (merkezi, android) yağlanmadan sözedilir ve bu kişiler­de NIDDM, hipertansiyon, kalp hastalığının gelişmesi ve inme oranı daha yüksektir. Oysa çevresel -armut biçimi- jinoid yağlanma tipinde bu oranlar daha azdır . 10′kg a kadar olan kilo kaybı ile mortalite %20, genel olarak kanserden ölüm %37, kansere yakalanma oranı %50, diyabete bağlı ölümler %44, koroner kalp hastalığına bağ­lı ölümler %9, hastalığa yakalanma oranı %25 azalmıştır.

Bazı insanlar fazla yemesine rağmen şişmanlamazlar.Ancak,şişmanlık veya obezitenin genetik bir yatkınlık zemininde geliştiğine ilişkin kanıtlar var­dır. Obeziteye genetik yatkınlık zemini yaratan mekanizmalardan gü­nümüzde kanıtlanmış olanlar vardır. Bunlar:

1- Glukokortikoid reseptöründe azalma
2- Protein bağlamayan esmer yağ dokuda azalma
3- Beta 3 adrenoreseptörlerde azalma
4- Glut -4 de artma
5- Lipoprotein lipazda azalma
6- PEPCK’da artma
7- Kemirgen sinyal verici proteininde azalma
8- Karboksipeptidaz’da azalma
9- Fosfodiesteraz’da azalma
10- Leptin(ob fare) de azalma
11- Leptin reseptöründe azalma

şeklinde sayılabilir.Leptin koruyucu ve iştah düzenleyici olarak kabul edilmektedir. Doğumsal olarak obez olan kemirgenlerde leptin reseptör defektleri veya leptin üretim fazlalığı söz konusudur ve leptin direnci olarak tanımlanmaktadır.


Öte yandan şişmanların fiziksel aktivitelerinin zayıf olanlara göre az olduğu fakat bazal metabolizmalarının farklı olmadığı gösterilmiş­tir. Fiziksel aktivite yetişkinlerde azaldığı için 30'lu yaşlar sonrasında insanlar obeziteye daha yatkındır.

Obezite tedavi edilmesi zorunlu bir endokrin ve metabolizma bozukluğu ve bir halk sağlığı sorunudur. Bu eserde; obezitenin tanı­mıı, sınıflandırılması, etiyopatogenezi, çocukluk çağı obezitesi, komplikasyonları, tedavi edilmesinin asıl amaçlan, tedavi yöntemle­ri, bunlardan diyet, egzersiz, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi ayrı baş­lıklar şeklinde anlatılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder