8 Nisan 2017 Cumartesi

Paratiroid Hastalıklar


Paratiroid Hastalıklar



Son dönemlerde gelişen teknoloji ve bununla beraber gelen laboratuvar incelemeleri, lokalizas-yon belirleme yöntemleri ve paratiroid tedavi yöntemlerinin geliştirilmiş olması hastalıklarının tanı ve tedavisin­de hızlı ilerlemeler kaydedilmesini sağlamıştır. Geçmişe gidilerek tarihe bu konuda bakıldığında, paratiroid bezlerinin Sandstrom ta­rafından tanımlandığını (1879) ve fibrokistik kemik hastalığına paratiroid tümörünün eşlik ettiğinin ilk defa Askanazy (1904) tarafından meydana çıkarıl­dığını görürüz. Paratiroidektomi, şiddetli kemik hastalığı olan bir kişide, ilk kez Mandl tarafından gerçekleştirilmiştir (1925).

Paratiroid ve Kalsiyum Düşüklüğü Hakkında



Bu bölümde kalsiyum metabolizmasının ve onu etkileyen hormonların gözden geçirilmesinden sonra paratiroid hastalıkları incelenmiştir. Parati­roid hastalıkları, paratiroid salgılanması ile ilgili olarak 1-Hiperparatiroidi (primer, sekonder), 2-Hipoparatiroidi şeklinde ele alınmıştır. Ayrıca paratiroid kanseri de paratiroidde çıkan rahatsızlıklar arasındadır.

Paratiroid Anatomisi ve Histolojisi

Paratiroid bezleri genelde 4 adet yaklaşık yarım gram ağırlığında, 4-5 mm bo­yunda ve sarı - kırmızı, kahverengi olup çoğu kez tiroid loblarınm arkasında bulunurlar. Yerleşimle­ri, embriyolojik gelişmeleri ile yakından ilgilidir. Üst paratiroidler 4. postan çıkıp gelişmekte olan ti­roid loblarının üst-arka bölümünde yerleşirler. Alt paratiroidler 3. postan timüs ile beraber çıkıp tiroid loblarınm arka-alt ucunda yer alır veya timüs ile beraber hareket edip mediasten ön üst kısmında bulunabilirler.

Paratiroid bezleri esas hücre, oksifil hücre ve berrak hücrelerden oluşurlar. Genelde alt tiroid arter­den kanlanırlar. Mediastene inmiş olanlar A. Mam-maria İnterna’dan beslenirler. Venöz dönüş üst-orta-alt tiroid venleri ile sağlanır.

Paratiroid Fizyoloji

 Paratiroid hastalıklarını tanımak için, kalsiyum homeostatik mekanizmalarının tam ola­rak anlaşılması gerekir. Normal bir erişkin besin­lerle bir günde 1000 mg kadar kalsiyum alır ve bu­nun 800 mg kadarını bağırsak yani sindirim sistemi, 200 mg’ını böbrekler yani idrar yolları ile  atar. Kemik ve dişlerde toplam 1 kg kadar kalsiyum bulunur ve bir günde 600 mg kadarı kan ile kemik arasında giriş-çıkış yapar.
Plazmada bulunan kalsiyumun % 47’si iyonize, % 45′i proteine bağlı ve % 8′i organik anyonlara bağlı halde bulunur. İyonize olanı  vücut­ta kas kontaksiyonu, sinir eksitabilitesı, kemik matriksi oluşturma, hücre fonksiyonu, sinyallerin ulaş­tırılması. işlevlerinde rol alır. Plazma kalsiyum düzeyi, normal bir erişkinde 8-10 mg (100 mi’de) olup ;parathormon, vitamin D3 ve kalsitonin ile ayarlanır.

Parathormon (PTH)

Paratiroid bezlerinden sal­gılanan büyük bir molekül olup kanda kalsiyum düzeyine karşı çok duyarlıdır.Kalsiyumu arttıran şu işlevleri mevcuttur;
Bağırsaklardan kalsiyum emilimini arttırır.
Böbrek tubulilerinden kalsiyum reabsorpsiyonunu çoğaltır ve fosfat reabsorpsiyonunu azaltır.
Osteoklastik aktiviteyi arttırıp kalsiyumu mobilize ederek kana geçmesini sağlar.

D vitamini

Ultraviyole ışınlar yardımı ile deride ön sentezi yapılıp karaciğerde “kalsifediol” ve böbrek­lerde “kalsitriol” haline dönüşerek etkin hale gelir. Bağırsaklarda kalsiyum ve fosfor absorpsiyonunu arttırıp PTH salgılanmasını engelleyerek kan kalsi­yumu düzeyinde etkili olur.

Kalsitonin

Tiroidin parafoliküler hücreleri tara­fından salgılanır. PTH’m etkisini antagonize edip osteoklastik aktiviteyi engelleyerek kan kalsiyum düzeyini düşürecek şekilde işlev görür.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder