7 Nisan 2017 Cuma

Pestisit ve Parkinson


Parkinson ve Pestisit Bağı

Parkinson hastalarında çok fazala pestisit bulunması bu iki kelimenin aynı anda ele alınmasına sebep olmaktadır.Araştırmacılara göre hastalığı zaten ilerlemekte olan insanlarda bu kimyasal, tetikleyici görevi görebiliyor. İleriki zamanlarda, kandaki pestisit oranı ölçümünün, nörolojik olarak bir tehdite dönüşmeden önce hastalığı teşhis koyabilmeyi sağlayabileceği umulmaktadır.





Parkinson Bulguları Nelerdir


Beynin bir kısmındaki sinir hücrelerinin kas hareketlerini kontrol edememesi ile oluşan Parkinson hastalığından sadece İngiltere’de yılda 120.000 kişi  zarar görüyor ya da hayatını kaybediyor. Pestisitin yarı ömrü yedi-sekiz sene olması nedeniyle vücutta uzun süre kalabiliyor. Pestisit kullanımı ve Parkinson hastalığı arasında bir bağlantı olduğu uzun zamandır biliniyor ama kesin bir tanı konulamıyor. Bu durumda hastalığa geç müdahale edilmesine sebep oluyor.Bu risk faktörü hakkında yapılacak bir test, erken teşhis sağlayabilir ve koruyucu bir tedavi geliştirilmesine yardımcı olabilir.

Parkinson hastalığı genetik olabileceği gibi çevresel etmenlerden de oluşabilmektedir.. Yukarıdaki bulgulara ulaşabilmek için yaşları 50 ile 89 arasında değişen, 50’si Parkinson, 20’si Alzheimer hastası ve geri kalanı da sağlıklı olmak üzere 113 gönüllü ile bir çalışma yapılmıştır.

E vitamini Parkinson Riskini Azaltmaktadır


E ve C vitaminlerinin ve beta karotenin Perkinson’a etkilerini azaltığı gözlemlenmiştir. Orta ve yüksek dozda E vitamininin Parkinson riskini düşürdüğü görülmüştür. C vitamini ve beta karoten ise benzer etkiyi göstermemiştir. Yüksek E vitamini toksit etkisi de yaratabilmektedir.

E vitaminini sağlıklı kullanabilmek için; yeşil yapraklı sebzelerden, zeytin yağından, taneli ürünlerden ve ceviz, fındık gibi kuru meyvelerden zengin sağlıklı ve dengeli bir diyet önerilmektedir. Bol miktarda bu gıdaların yenmesi ile Parkinson hastalığının gelişmesinin durdurulabileceği bildirilmiştir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder