26 Nisan 2017 Çarşamba

Solaklık nedir? Neden Kaynaklanır ?


Solaklık

Sol yanlılığın neden kaynaklandığı sorusu, bilimin hala çözemediği sorular arasındadır. Bugüne kadar yapılmış araştırmalardan, uygulanan test ve anketlerden çıkan sonuçlar; şu an için kesin bir yargıya varabilmek için yeterli sonuçlar içermemektedir

Sağ veya sol yanlılıkla ilgili teoriler, iki genel kamp içerisinde ele alınır: Bir grup, sağ veya sol yanlı olmayı doğrudan doğruya bünye ve yaratılış farklarından olduğunu, diğer grup ise, bunun bir öğrenme ve alışkanlık sonucu olduğunu benimser.




Solaklığın Nedenleri

Bünye ve yapılış farkı teorisini tutanlar, bunu soya çekim, iç organların eşit olmaması, vücudun her iki tarafındaki temiz kan damarlarının aynı hızla gelişmemiş olması, kol kemiklerinin aynı büyüklükte olmaması ve çocuk henüz doğmadan ana rahmindeki duruşunun yaptığı bünye farkları gibi şeylerle teorilerini güçlendirirler. Öğrenme teorisini ileri sürenler ise, çocuğun sağ veya sol yanlı olmasının, ana-babanın yahut dadı veya mürebbinin çocuğa verdiği alışkanlıklarla ilintilendirir.

Sol yanlılığın kalıtım yoluyla oluştuğu ilkesiyle hareket ederek yapılan bazı incelemelerde, sağ ellerini kullanan anne-babaların çocuklarının %10’undan daha azı solak olurken, bu oran sol elini kullanan ebeveynlerin çocuklarında %35’i aştığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, yapılan araştırmaların bazılarında da, sağ veya sol yanlılığın soya çekimle ilgisinin pek şüpheli olduğu ortaya atılmaktadır. Diğer taraftan, beyinle ilgili yapılan son gelişmeler ışığında, sadece el yanallığına bakarak yanlılaşma ya da solyanlılığın nasıl ortaya çıktığı hakkında genel bir yargıya varmak, mümkün gibi görünmemektedir. Bu sebepledir ki, bu araştırmada, daha çok el yanallığı çağrışımı yapan “solak” veya “sağlak” kelimeleri yerine, vücudumuzun çift olan organların yanallığını ifade edeceği düşünülen “solyanlı” ya da “sağyanlı” kelimelerinin kullanılması tercih edilmiştir.

Solyanlılığın doğuştan, kalıtımsal bir özellik olduğunu düşünen uzmanların yanı sıra, bazıları da, kalıtımsal gibi görünmesinin, yani solyanlı anne veya babaların solyanlı çocukları olmasının; en azından bir ölçüde, çocuğun anne veya babasının davranışını taklit etmesinden kaynaklandığını öne sürmektedirler.

Solyanlılığın kalıtımla olan bağı üzerinde yaptığı çalışmalar sonunda hayal kırıklığına uğradığını söyleyen Kanada’nın Columbie-Britannique Üniversitesi’nden Stanley Coren, şu an için kesin bir yargıya varabilmede araştırma ve bulguların yetersiz olduğunu, ispat edilmiş ve kesin sonuçları alınmış bir çalışmanın bulunmadığını belirtmektedir (COREN, 1992. Buna karşılık, G. Robin, (FOULQUIÉ, 1994′den naklen), “solyanlılık, beynin sağ yarıküresinin dominant olmasıyla ilgili olduğu kadar, aileden ve ırsiyetten geldiği kabul edilebilir” demektedir.

Kalıtımın etkisi tümüyle göz ardı edilmemelidir bunun yanında, yapılan araştırmaların sonuçları o kadar belirsizdir ki, sağ yanlı veya sol yanlı olmanın, kalıtımdan kaynaklandığını söylemenin güç olduğu düşünülmektedir. Bazı araştırmacılar, sol yanlılığın kalıtımsal gibi görünmesini, yani sol yanlı anne ya da babaların sol yanlı çocukları olmasını, daha önce belirtildiği gibi, en azından bir ölçüde, çocuğun, anne ya da babasını taklit etmesinden kaynaklandığını ileri sürmektedirler. Fakat, bütün bu görüşler, henüz tam olarak ispatlanamamış birer teoriden ibarettir.

Yanallaşmanın genetikle olan ilgisi hakkında, internetteki bazı web sitelerinde şu istatistiklerle rastlanmaktadır: Eğer çocuğun annesi ve babası sağ elini kullanıyorsa, çocuğun solyanlı olma oranı %2′dir. Bu rakam, anne ve babadan biri solyanlı ise, %17′ye yükselir. Eğer ikisi de solyanlı ise %50′ye sıçrar. Bu rakamlara nadiren rastlanmakla birlikte, Mc Manus ve Bryden (1992)’in ortak araştırmasında şu sonuca varmışlardır: Sağ elini kullanan anne-babanın solyanlı (en azından sol elli) bir çocuğa sahip olma şansı %9,5′tur. Bu oran, eğer anne-babadan biri solaksa (daha çok anne), %19,5′a yükselir. Bu araştırmanın analizleri sonucunda verilen diğer bir bilgiye göre de, Solyanlı ebeveyne sahip çocukların %26,1′i de solyanlıdır.

Bütün bunlar, spesifik durumlar bir tarafa bırakılırsa, hem soya çekimin hem de öğrenmenin etkisi olduğu söylenebilir. Sağ ya da sol eli tercih etmek her neden ileri gelirse gelsin, bunun pek küçük yaşta yerleştiği ve bütün hayat boyunca öyle kaldığı anlaşılmaktadır. Bununla beraber, herhangi bir sebeple tercih ettikleri eli kullanamayacak hale gelince, diğer elin onun yerine geçtiği ve bu işi oldukça iyi bir şekilde yapmaya alıştırıldığı da gözlemlenmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder