28 Nisan 2017 Cuma

Tatil Dönüşü Bakım Tüyoları


Tatil Dönüşü Bakım



Tatil zamanlarımız eğlendirici geçse bile diğer yandan bizi yıpratmaktadır. Kumsal , Tuzlu deniz suyu, güneş hem cildimizi hem vücudumuzu bir yandan dinlendirirken bir yandan yıpratmaktadır.  Tatilcilerin artık dönmeye başladığı bugünlerde tepeden tırnağa bir bakım yapmanın zamanı geldi! Güneşten, tuzlu ve klorlu sulardan yıpranan cildimize, saçlarımıza, tırnaklarımıza; kısacası tepeden tırnağa tüm vücudumuza bilinçli bir bakım yapmakta fayda var.






Tatil Dönüşü Bakım Tüyoları


Güneşin UV ışınlarına tatilde fazlasıyla maruz kalınan bir durumdur ve bu durum cildmizin sarkmasına neden olabilir. Sıcak yaz günleri yavaş yavaş sona ererken, sonbaharı hissetmeye başladığımız bugünlerde cildimizde, saçımızda ve tırnaklarımızda da bazı değişiklikler ortaya çıkar. Güneşin, denizin ve havuzun etkisiyle cildimiz kurur ve lekelenir. Hatta uzun süre güneşe maruziyete bağlı olarak; cildimizde orta tabakada bulunan kollajen ve elastin lifler hasar görür, ciltte sarkma ve kırışıklık ortaya çıkabilir.

Bundan kaynaklı yaz sonuna doğru her akşam cildimizi nemlendirmeli ve kurumaya karşı korumalıyız. Çünkü cilt kuruluğu çatlaklara ve kırışıklıklara hatta ileri zamanlarda cilt sarmalarına sebep olur. Nemlendiriciler, özellikle dermatologların önerdiği üre ve benzeri etkin madde içeren medikal kozmetik ürünler (dermatologların önerdiği ürünler) olursa; çok daha iyi sonuçlar elde edilir. Özellikle yaz sonu mutlaka her akşam cildimize nemlendirici uygulamalıyız. Günde en az 2 litre su içmeyi de cilt sağlığı açısından ihmal etmemeliyiz.

Sabunu bırakın, banyo yağı kullanın ayrıca cildniz için doğal yağlar kullanmanız gerekmektedir bu yağlar cildinizin nem dengesini koruyacaktır. Hindistan cevizi yağı, badem yağı,shea butter yağı, zeyitn yağı bu yağlardan bazılarıdır. Kuruyan cildi banyoda sabun kullanarak daha fazla kurutmamaya özen göstermeli; ph dengeli uygun temizleyiciler ya da temizleyici gibi kullanılabilen özel banyo yağları ile cilt temizlenmelidir ardından doğal yağlar uygulanabilir.

Güneş lekelerini peeling’le ile giderilebilir. Yaz dönüşü cildiniz hassas olduğu için limon, şeker, çilekten hazırlanan doğal peelingler daha uygun olacaktır. Yaz sonu cildimizde gördüğümüz önemli bir değişiklik de ciltte güneşe bağlı oluşan lekelerdir. Bu lekeler, sonbahar veya kışın cildinize uygun bir peeeling yöntemiyle düzeltilebilir. eğer kışa doğru peeling uygularsanız kimyasal peeling uygulayabilirsiniz. Bunun için glikolik asit ve amino asit gibi kimyasallar kullanarak seans seans uygulanan bir çeşit cilt soyma işlemidir. Genellikle 15 gün arayla uygulanır. Mutlaka bir dermatolog tarafından uygulanması gereken peeling işlemi 15 gün arayla tekrarlanmalıdır. Kimyasal pelling dışında, leke tedavisinde günümüzde lazerler de kullanılıyor ve hayli iyi sonuçlar elde ediliyor.

Güneşten sarkan cilde lazer  işlemleri  uygulanabilir. Lazer tedavileri pahalı olsa da sarkan ciltler için son derece yararlıdır. Yazın güneş hasarına bağlı oluşan cildimizde oluşan sarkma ve kırışıklıklar da, cilt gençleştirme tedavisinde kullanılan lazerlerle tedavi edilebiliyor. Seans seans uygulanan bu yöntemle, cilt daha sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşabiliyor.

Kuruyan saçlara mezoterapi ile yumuşatabilirsiniz. Saçlarınızda, cildiniz  gibi güneşten, deniz suyundan ve yazın kavurucu sıcağından hasar görür. Yaz sonu özellikle saçlarımızda cansızlaşma ve kuruma meydana gelir. Kuruyan saç ve saç derisi; uygun nemlendirici saç maskeleri ile nemlendirilmeli ve uygun medikal kozmetik şampuanlar kullanılmalı. Kurulukla birlikte saç dökülmesi söz konusu ise; dermatoloğunuzun önereceği ağızdan destek ilaç tedavisi ve saç mezoterapisi iyi bir seçenektir. Saç mezoterapisi sayesinde; saçın ihtiyaç duyduğu vitamin ve destek maddeleri, direkt saçlı deriye, seri enjeksiyon teknikleriyle uygulanır. Hayli etkili olan yöntem, 15 gün arayla uygulanabilir. İlk seanslardan itibaren etkisi ortaya çıkar.

Çinko takviyesi ile yazın yıpranan tırnaklarınızı güçlendirebilir gereksiz kırılmalara karşı önlem alabilirsiniz.  Yaz aylarında özellikle havuzda ve denizde bolca vakit geçirildiyse; tırnaklarda da kuruluk ve çizgilenmeler ortaya çıkar. Yaz sonu, tırnaklarda kuruluk sık karşılaşılan bir durumdur. Tırnaklarımız da; saçımız ve derimiz gibi neme ihtiyaç duyar. Dermatoloğunuzun önereceği uygun tırnak balsamları, tırnak sertleştirici solüsyonlar ve özellikle biyotin ve çinko içeren besin takviyesi tabletlerle tırnaklarınız eski sağlıklı görünümüne kavuşur.

Yaz sonunda ayaklarınız fazlasıyla yıpranmaktadır çünkü yaz aylarında çıplak ayak ve terlik ile gezeriz . Bundan kaynaklı yaz sonu ayaklarınızı doğal nemlendiriciler ve vazelin ile yumuşatabilirsiniz. Yaz sonunda ayak ve el bakımı da mutlaka yapılmalı. Ayakları, özellikle de topukları; salisilik asit içeren pomatlarla yumuşatıp, üre içeren kremlerle nemlendirmek hayli iyi sonuçlar sağlar. Yine sertleşen ayak tabanları, haftada bir ponza taşı ile rendelenirse, zaman içerisinde oluşmuş boynuzlaşma ve nasırlaşmanın önüne geçilmiş olur. Ayrıca ayaklara sık sık vazelin uygulamak da, ayak derisinin yumuşak ve sağlıklı görünmesini sağlar.

Kırışan eller mezoliftingle gençleştirebilirsiniz.  El bakımı da, en az yüz bakımı kadar anti-aging uygulamalarda önemli yer tutar.Yazın ellerimiz çok fazla yıpranır ve el cildimizde de kolajen ve elstin dokular zarar görür. Eldeki lekeler hafifse, özel renk açıcı kremlerle düzeltilebilir. Daha ileri vakalarda lazer tedavisi uygulanabilir. Bazı durumlarda kriyoterapi (soğuk azot ile dondurma) iyi bir seçenek oluşturur. El dersinde oluşan gevşeme, sarkma ve kırışıklıklar, mezolifting uygulamarı ile tedavi edilebilir. Mezoliftingli tedavi yönteminde; el derisine seri enjeksiyon teknikleri ile hyalüronik asit ve değişik vitaminler (özellikle B,C ve biotin) enjekte edilir. Uygulama sayesinde hayli yüz güldürücü sonuçlar elde ediliyor.

Çatlayan dudaklara seramidli kremler kullanılması son derece iyileştirici bir yöntemdir. Dudaklarımız da yazın güneşten etkilenir; denize ve güneşe bağlı olarak kurur ve çatlar. Uzun süre güneşe maruziyet dudaklarda ‘aktinik keilit’ diye adlandırdığımız bir tabloya yol açar. ‘Aktinik keilit’e bağlı olarak; dudakta belli bölgelerde kalınlaşma, çatlama, kapanmayan yaralar ve kabuklanmalar oluşur. Zaman içerisinde kronikleşen bu tablo, güneşe maruziyetin önüne geçilmezse kanserleşmeye kadar ilerleyebilir. Çatlayan ve kuruyan dudaklarımızı seramid ve üre içeren nemlendiricilerle sık sık nemlendirmek, en az spf 15 olan güneş koruyucu kremler kullanmak; sağlıklı dudaklara sahip olmak açısından önemlidir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder