28 Nisan 2017 Cuma

Yılancık Hastalığı Nedir


Yılancık Nedir, Yılancık Hastalığı Hakkında Bilgiler


Yılancık hastalığı, vücudunuzun derisinde iltihaplanma ve kızarıklıklar olması durumudur.
Yılancığı yapan amil, mikroskop altında zincir şeklinde görülen, ufak yuvarlak bir mikroptur. Bu mikroplar deri veya muhat gışaları üzerindeki ufak bir yara veya sıyrıktan içeriye girip iltihaplar yaparak yılancık hastalığını ortaya çıkarırlar. Yılancık, vücudun birçok yerlerinde görülebilirse de en çok  görüldüğü yer yüzdür. Buna yüz yılancığı denilmektedir.

Deri ve muhat gışaları üzerinde zararsız olarak yaşayan yılancık mikropları günün birinde gözlerin, kulakların, burun deliklerinin, dudakların kenarlarında küçük yaralardan ve sivilcelerden içeri girerek deri altını iltihaplar ve baş gösterir.



Yılancık Hastalığı Belirtileri


Mikropla bulaşan insanda hastalık kırıklık, yorgunluk, baş ağrısı, halsizlikle başlar. Ateş, bir titreme ile, az zamanda yüksek dereceye çıkar. Yüzün mikrop giren yerin­de bir kırmızılık belirir. Deride oluşan bu kızarıklıklar giderek artarlar ve yayılırlar. Kıza­ran saha sağlam olan deri kısımlarından yılankavi bir hudut ile ayrılmıştır. (Bunun için yılancık demişler). Kızaran yerlere el ile dokunulursa düz, parlak ve ağrılıdır. Hastanın dili paslı, iştahı yoktur. Yüzü gittikçe şişer.Kırmızılıklar ve iltihaplar, çok defa, boyun bükülmeleri gibi derinin kemiğe yakın olduğu kıvrımlar hizasında durur, ileriye geçemez. Fakat bazı vak’alarda hiç bir engel tanımayıp ilerleyerek gittikçe genişler, yukarıdan başın saçlı kısmına aşa­ğıdan bofun derisi üzerine, hatta daha aşağılara kadar iltihap inebilir.

Bazı hastalarda iltihaplanma ve kızarıklıklar arasında boşluklar vardır buna göçmen yılancık denilmektedir. İltihabın ilerlemiş devrinde hastanın ateşi yüksek, baş ağrısı ve kusma ile beraber dudaklarda kuruluk gözlemlenmektedir.  Bazı hastalar bu sırada kendilerini kaybederler. Mikrop zehirlerinin merkezi sinir sistemine tesirleri dolayısıyla, yataklarından kalkmak, dışarıya kaçmak isterler. Sayıklama ve korku durumu başgösterir.

Bu sırada hastaların yüzlerindeki kırmızılıklar üstünde, içinde su toplamış bir takım kabarcıklar çıkmış, bunlar  çıbanlar haline gelmiş olabilir. Hastalık başka arızalarla karışmazsa günün birinde ateş birden bire veya yavaş yavaş düşer. Yüzdeki kırmızılık solar, kabarcıklar çatlar, yaralar ka­buklanır. Hasta artık iyileşmeye başlamış olur.Bu örneklik tablodan başka ufak bir deri kırmızılığı ile gayet hafif geçen yahut çok ağır bir halde geçip mikroptan ileri gelen şiddetli bir kan zehirlenmesi (septisemi) haliyle hastayı az zamanda tehlikeye düşüren ağır şekiller de vardır.
Yılancık hastalığı sırasında iltihaplı yerlere yakın lenfa boğumlarında cerahatli abseler, akciğerlerde zatürrie tarzında iltihaplar, kalp zayıflaması, böbreklerin bozulması, eklemlerin, romatizma hastalığında olduğu gibi, şişmesi tarzında hastalığı uzatan ve hastayı üzüp zayıflatan birçok sebep görülebilir.

İşin en korkulu tarafı mikrobun kana karışarak bütün vü­cuda yayılması ve (septisemi) denilen bir çeşit kan zehirlenme­si durumudur. Bütün bu tehlikeli hallere rağmen hastalık, çok defa, iyileşme ile neticelenir. Bu defa hastalığa tutulan bağışık­lık kazanmaz. Hatta çoğu zaman mikrop odağı (mihrakı) ortadan kaldırılmazsa sık sık nük etme durumları  görülür.

Yılancık Tedavisi, Yılancık Hastalığı Tedavisi


Ateşli zamanda hastayı istirahat ettirmek çok önemlidir. Yüzdeki yaralar üzerine yumuşatıcı merhemler sürmek, ateşe ve ağrılara karşı uygun ilaçlar kullanmak gerekmektedir. Hastalığın en iyi gelen ilaç : sulfamidler ve penisilindir.  Bu ilaçlar hastalık mikrobu üzerine etkilidirler  ve hastaların kolayca iyileşmesini sağlarlar. Bu ilaçların keşfinden sonra yılancık hastalığının artık eskisi gibi tehlikeli  ve çok görülen bir hastalık değildir.

Yılancıktan Korunma Yolları


Vücudu gayet temiz tutmak, derinin herhangi bir yerinden kıl koparmamak, sivilceleri gereksiz yere patlatmamak gerekir. Ayrıca deriyi doğal yağlar ve nemlendiriciler ile beslemek gerekmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder