4 Mayıs 2017 Perşembe

Sivilcelerden Kurtulmak İçin Yapılması Gerekenler

Sivilce veya tıbbi adıyla akne, en sık görülen cilt rahatsızlıklarından biridir ve ergenlik çağında insanların hemen tümü hafif veya ağır şekliyle bu sorunu mutlaka yaşamıştır. Sivilcelenme, polikistik overi (PKO) olan kadınlarda nispeten sık görülen bir sorundur ve bu yazı bu durum hakkında temel bilgiler vermeyi amaçlamaktadır.



Sivilceler Nasıl Oluşur?

Sivilceler cildin yağ bezlerinin hastalığıdır. Yağ bezlerinin cilde açılan kanalları tıkandığında ortaya çıkar. Sivilceler en sık yüzde, alında, sırtta, göğüste ve omuzlarda oluşurlar. Estetik görünümün geçici olarak bozulmasına neden olabilecekleri gibi, şiddetli olan lezyonlar , iyileştiklerinde kalıcı izler de bırakabilirler.

Yağ bezleri normalde sebum adı verilen bir madde salgılarlar. Bu salgı bildiğimiz yağ özelliklerini taşır ve amacı cildi korumaktır. Yağ bezlerinin önemli kısmı vücutta kıl köklerinin (foliküllerin) içinde yer alırlar ve salgı bu kıl kökünün yüzeyine olur. Herhangi bir nedenle sebum (”yağ”), bu kıl kökünün bulunduğu bölgeden dışarı açılamadığında bu bölgede birikir ve sivilce ortaya çıkar.

Kıl kökü tıkandığında içeride biriken bu sebum ve kıl kökü yenilenmesiyle normalde dışarı atılması gereken ölü hücreler atılamadığından içeride birikirler ve bakteriler için çok uygun bir besiyeri oluştururlar. Başta Propionibacterium Acne adı verilen bakteri olmak üzere çeşitli bakteriler tıkanmış folikül içinde çoğalmaya başlarlar. Bakterilerin çoğalırken salgıladıkları maddeler bölgede ödem, kızarıklık ve ağrı gibi iltihabi belirtilere yol açarlar. Belli bir aşamadan sonra kıl kökü içindeki basınç çok artar ve sivilce içeriği patlayarak cilde boşalır


3 Mayıs 2017 Çarşamba

Pediatrik Triyaj Muayenesi


Pediatrik Triyaj Muayenesi



Kurum politikasına bağlı olarak triyaj muayenesi esas yakınma­yı öğrenme ve çocuğa bakmayı içeren basit bir muayene olabilir. İlk değerlendirme; hayati bulguların tespiti, antipiretik verme ve yanıkları sarma gibi bazı tedavileri kapsayabilir.

Hangi triyaj protokolü mevcut olursa olsun, en önemli aşama gözlem ve öyküyü içeren acil bir değerlendirme durumunun yapılmasıdır. Triyaj alanında sadece birincil (primer) değerlendirme yapılma­sına karşın, ikincil (sekonder) değerlendirme de bu tartışma kapsa­mına alınmıştır.

Jinekoloji - Amniyosentez ve Gebelik


Amniyosentez ve Gebelik



Amniyosentez nedir?

Bebeğiniz tüm hamileliğiniz süresince amniyon kesesi adı verilen bir kese içinde gelişir ve daha sonra doğuma kadar bu kese bebeğinize eşlik eder.  Bu kesenin içi amniyon sıvısı adı verilen bir sıvı ile doludur. Amniyon sıvısı statik bir sıvı olmayıp sürekli emilim ve yapım halinde bulunur. Sıvının ana kaynağı bebeğin akciğerleri ve boşaltım sistemidir. Bu sıvı aynı zamanda bebekten dökülen hücreleri de içerir. Bu hücreler bebeğinizin tüm hücreleri ile aynı genetik yapıya sahip olduklarından incelenmeleri bebeğinizin genetik durumunu gösterir.


Bebeğin Eşinin (Plasentanın) Erken Ayrılması



Abrubtio placenta hamileliğin, ender görülen ancak hem anne hem de bebek hayatını tehlikeye atabilen çok ciddi bir komplikasyonudur. Tanım olarak plasentanın doğumdan önce rahim duvarından ayrılmasıdır. Gebeliğin son dönemlerinde görülen bebek ölümlerinin en önemli ve en çok görülen gelen nedenidir. Dekolman olarak da tanımlanan abrubtio plasentaya bağlı anne ölümleri modern takip yaklaşımları sayesinde günümüzde %1′in de altına düşmüştür.


Kronik Bronşit Tedavisi ve Amfizem Nedir


Kronik Bronşit Nedir, Kronik Bronşit Tedavisi ve Amfizem




Kronik bronşitte solunum yollarında oluşan iltihap, hücre infıltrasyonu, ödem obstrüksiyona ve hava akımının güçlüğüne neden olur. Öksürük ve balgam hastalığın başlıca belirtileridir. Kronik bronşit tanısı için öksürük ve balgamın yılın en az üç ayında ve  periyodik oalrak devam etmesi gerekir. Kronik bronşit önemli bir hasta­lıktır, iş kaybına sebep olan hastalıkların en başında yer alır, insidensi yaklaşık %5′dir. Amfızemde akciğerlerde anatomik anormallikler gelişir, terminal bronşiyollere distal hava boşluklarında anormal genişlemeler ve alveol duvarların­da harabiyet oluşur.

Lavman Çeşitleri - Lavman Uygulama


Lavman Nedir



Lavman, herhangi bir sıvıyı makat yolu ile kalın bağırsaklara aktarmak olarak kabaca adlandırılabilir. Uygun bir şekilde yapılan lavman, hastanın yalnız iyileşmesine yardım etmekle kalmaz, aynı zamanda hastaya ferahlık verir ve kişiye rahatlık verir.



Menapoz Nedir? Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?


Menopoz

Kadın hayatının ortalama olarak üçte birini menopoz döneminde geçirir. Menopoza girme yaşı tüm dünyada ve antik çağlardan beri fazla bir değişim görülmemektedir ve ortalama yaş 45-55 civarındadır. 40 yaştan önce menopoza girmek “erken menopoz ” olarak adlandırlır. Menopoz genellikle hayatın doğal bir aşaması olarak kabul edilmektedir.

Periton Diyalizi ve Şeker Hastalığı


Şeker Hastalığı Diyabet


Diyabet, vücudun kan şekeri düzeyini normal sınırlar içinde tutamamasıdır. Kan şekeri miktarını kontrol eden maddeye denir Insülin.


Şeker hastalığında vücut ya hiç insülin salgılayamaz, ya da yetersiz insülin salgılar veya salgıladığı insülini sağlıklı şekilde kullanamaz.


LAMAZE YÖNTEMİ-EĞİTİMİ NEDİR ?


Lamaze Yöntemi

Lamaze yöntemi, hamile kadına; duygusal ve bedensel yönden bilinçli bir şekilde doğuma hazırlar. Hazırlanmış bir gebe böylece doğuma, korku yerine tatlı bir heyecan ve neşeyle beklemeye başlar. Doğum sırasında bebeğin anne karnından dışarıya hangi mekanizma ile çıkacağını, hangi kaslarını niçin kastığını, hangi

Kök Hücre Nedir?


Kök hücre nedir?



Kök hücreler, insan vücudunda var olan ve her türlü vücut hücresine dönüşebilen ana hücredir. Nerede bir zedelenme veya onarım ihtiyacı görülürse, oraya giderek gereken hücre tipine evrilir ve hasarı onarırlar. Kalp krizi geçiren kalp, karaciğer harabiyeti olanda karaciğere, kemiği kırılan da kırık hattına giderek gerekli tamirata destek olur. Hangi tip hücre ve dokuya ihtiyaç varsa ona dönüşürler. Vücutta en fazla olduğu zaman anne karnındaki bebeklik çağıdır. Daha sonra alınan yaşlarla beraber sayısı azalır. Nitekim, yaşlanmayla beraber doku, organ iyileşmelerinin daha yavaş ve güç olduğu da bilinen bir gerçektir.

Laboratuar (Kan Tahlilleri yorumlanması)


Kan Tahlili 



Genel de muayene sırasında hekimler polikliniğe başvuran  hastalardan kan tahlili isterler. Tam kan sayımı hekime tanıya yaklaşmasında yardımcı olan, değerli ve nispeten ucuz bir testtir.
Kan tahlilinin maksadı teşhis koyma amaçlı değildir. Kan tahlilinin esas görevi hekimin olası tanılar arasında eleme yapmasını sağlamaktadır. Yani tanıya yardımcı olur. Hastayı görmeden, muayene etmeden teşhis koyulmaz.

Akciğer Kanserleri



Akciğer Kanserinden Korunmak Ne Yapmalı



  • Sigara içmeyin.
  •  Sigara içenlerden uzak durun.
  •  İş yerinizde ya da çevrenizde olası kanserojen maddelerden kendi­nizi koruyun, radyasyona maruz kalmayın, çevre kirliliği olan ortamlarda bulunmayın.
  • Günde en az 5 defa sebze ve meyve tüketin.

Anne Sütü Bileşimi


Anne Sütü Bileşimi


Beslenme ile sağlık arasında kopmaz bir bağ vardır. Çocukların sağlıklı büyümesi ve gelişmesi, kalıtsal potansiyellerine erişebilmesi yeterli ve dengeli beslenme ile gerçekleşebilir ancak. Dünyada kötü beslenme,bilgisizlik, hatalı beslenme alışkanlıkları ve buna bağlı olarak gelişen enfeksiyonlar milyonlarca çocuğun ölümüne, bir o kadar çocuğun da büyüme ve gelişmesinin geri kalmasına yol açıyor.



Gelişmekte olan ülkelerde beslenme sorunun düzeltilmesi, koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında beslenme sorunlarına yönelik

Amniosentez Nedir?


Amniosentez Nedir?



Anne karnındaki bebeğin (fetüsün) içinde bulunduğu sıvıdan örnekler alarak sıvının incelenmesi ve bebeğin sağlığı hakkında bilgiler toplanması için uygulanan yönteme amniosentez denir.



Bu test bebeğin sahip olabileceği bazı anormalliklerin ve sakatlıkların ve başka aksaklıkların önceden öğrenilmesinde ve önlem alınmasında kullanılır.

Amniosentez bütün gebe olan kadınlara yapılmaz veya önerilmez ,ancak gerekiyorsa yapılır,çünkü az da olsa düşük yapma rizokosu veya enfeksiyon kapma riski vardır. Bu enfeksiyon kapma veya düşük yapma şansı  çok fazla değildir,fakat  200 gebede bir tane bu tip sorunlar ile karşılaşılabilir.

Anatomi Nedir İnsan Anatomi Fizyoloji


Anatomi Nedir, Anatomi Fizyoloji, İnsan Anatomi



Biyoloji canlı bilimi demektir ve bitki,hayvan, insan her türlü canlı ile ilgilenir anatomi ise biyolojinin al koludur. Biyolojinin çok geniş olan sınırı içine giren insan morfolojisi Embriyoloji ve Anatomiden meydana gelir. Anatomi, açılımı ;ana (içinden) tome (kesmek) manasına gelir ki disseksiyon yapmak demektir.
İnsan anatomisi, insan vücudunu meydana getiren ve belirli görevleri olan organ ve bu organların oluşumlarından bahseder. İnsan vücudu birçok bakımdan incelenebilir; Estetik açıdan, felsefi açıdan incelenebilir.

Eritroblastoz Nedir?


Eritroblastoz nedir ?



Aynı zamanda Rh faktörü olarak da bilinen  eritroblastoz anne ve çocuğun kanlarının uymamasından kaynaklanan yeni doğan çocuğun kırmızı kan hücrelerinin harap olmasına denir.



Eritroblastoz başka hangi isimlerle adlandırılır ?

Diş eti Hastalıkları


Diş eti Hastalıkları



Diş eti hastalıklarından bahsetmek için sağlıklı diş eti profili hakkında bilgi vermek gerekir. Sağlıklı diş eti açık pembedir, di­şi ince bir bant seklinde sarar. Dokunduğunuzda, fırçaladı­ğınızda veya sert gıdalar tüketirken; elma, armut, ayva gibi kanamayan diş etidir. Hastalıklı diş eti ise şiş, belirgin derecede kırmızı; en ufak temasta, fırçalama esnasında kanayan diş etidir. Bu duruma kahverengi tartarlar da eşlik ediyorsa ileri derecede bir diş eti sorununuz var demektir.

Mikroplarda diş eti rahatsızlıklarına yol açarlar buna aşağıda ayrıntılı şekilde değinilecektir.

Ülser İyileştirici İlaçlar



Ülser İyileştirici İlaçlar

Histamin adlı kimyasal maddenin, midenin üst bölümündeki parietal hücrelerin üstlerindeki his­tamin reseptörü denen özel bölgelere bağlanarak mi­de salgısını artırdığı bilinmektedir. Vagus siniriyle ve gastrin ile uyarılmak, midede histamin üretimini ar­tırarak mide asit miktarını çoğaltır. Bu açıdan, histaminin etkisini engelleyecek bir ilacın diğer bir deyimle bir antihistaminin faydalı bir anti-ülser ilacı olacağı düşünüldü. Ancak, saman nezlesi gibi aler­jik durumlarda kullanılan antihistaminlerin mide asit salgılanmasına hiçbir etkisi yoktur. Bu sebeple yeni bir ilaç grubu bulmak gerekiyordu.

2 Mayıs 2017 Salı

İmmünoloji Nedir?


İmmünolojinin Kısaca Tanımı


Canlılar, doğada bulunan patojen etkenlerden ve yabancı maddelerden kendilerini ko­rumak ve bunların yaratacağı zararlı etkilere karşı mekanizma ile donatılmıştır. Bağışıklık, genel anlamda hastalık yapıcı mikroorganizmalara ve yabancı maddelere karşı vücudun genel ve özel tüm savunma sistemleri ile karşı koyması olarak tanımlanabilir. Bir canlıdaki bağışıklık temel olarak 2′ye ayrılarak incelenebilir: 1. Doğal Direnç ve 2. Kazanılmış Bağışıklık.Bağışıklık, sistematik olarak bütün vücudu koruyan  ve mukozal ;sadece mukozalardaki reaksiyonları ilgilendiren bağışıklık olarak da ayrılabilir.

Fobi Nedenleri - Fobileri Aşmanın Yolları


Fobik Nedenler


Fobilerin ortaya çıkmasında biyolojik ve psikolojik nedenler olabilir. Ge­netik ve hatta evrimsel olarak verili kimi özellikler fobile­rin oluşumunu desteklerken, psikolojik savunma mekaniz­malarımız, başkalarından görerek öğrendiklerimiz, fobilere sebep olacak etkileri  ortaya çıkarabilmektedir. Bazı fobiler ise kaynağını travmatik yaşantılardan, yaşamın erken dönemlerindeki güvensiz bağlanma ilişkilerinden alıyor olabilir.Şartlanma, psikolojide çok önem verilen bir konudur. Kişi yaşadığı olumsuz bir yaşantıyı bilinçaltı olarak daima yaşayacağını zannederek çekinir ve korkar. Bu da ona karşı bir korku geliştirmesinin nedenidir.

İnsan yaşamı için bir başka temel konu da bağlanma konusudur. Her canlı doğuşundan itibaren duygusal olarak bağlanma eği­limleri taşır. Hayvanlarda da bu çok belirgindir. Bir bakı­ma, bağlanma duygusu büyüme ve gelişme için gereklidir. Bağlanmanın çeşitli şekilleri olabilir. En sağlıklı bağlanma şekli güvenli bağlanmadır. Böyle ilişkilerde yaşamın garantide olmasında eminlik vardır. Güvenli bağlanma için bağlanılan kişinin tutarlı davranışlar sergilemesi, davranışlarında çelişkiler sergile­memesi, korku yaratmaması gerekir. Ayrıca empati yapa­bilme, uygun ve çeşitlilik gösterebilen yüz ifadelerine sahip olma gibi başka özellikler de güvenli bir bağlanma ilişkisi­nin oluşmasına yardımcı olur.

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Boşaltım Sistemi Hastalıkları


Boşaltım Sistemi 




Kanın temizlenerek idrarın oluşması , idrarın biriktirilmesinde, iletilmesinde ve dışarı atılmasında görev yapan organlar bütününe boşaltım sistemi olarak adlandılmaktadır.

İdrarın oluştuğu organ böbreklerdir. İdrarın hasıl olmasıyla vücudun diğer organlarında meydana gelen zararlı metabolizma artıkları da vücuttan su ile atılmaktadır. Bu şekilde dokuların iç düzeni korunmakta, vücudun tuz-su dengesi sağlanmakta ve vücuttaki hidrojen iyonları konsantrasyonu sabit tutulmaktadır.

İdrarın vücutta meydana gelmesi ve

Duyu Organlarımız Nelerdir?


 Duyu Organlarımız Nelerdir?




Canlıların yaşadığı doğada ışık, ısı, nem, yağış, basınç gibi çevre şartları değişim gösterir. Bu değişmeleri öğrenenler ve  yaşamını değişime göre düzenleyen canlılar ortama uyum sağlarlar. Çevredeki değişmelerin canlılara ulaşmasına uyarı denir. Uyarıları alarak sinirlere aktaran organlara duyu organları adı verilir. Vücuttaki duyu organları kendilerine yapılan ışık, basınç, ses, koku, tat gibi uyarıları alarak sinirleri harekete geçirirler. İnsan vücudunda 5 çeşit duyu organı barındırır



KRONİK AĞRILAR



Hava Değişiklikleri ve Ağrılar

Genellikle insanları tedirgin eden, bazen de yaşamı tehlikeye sokacak boyutlara ulaşabilen ve maalesef bugüne dek tam anlamıyla çözümlenemeyen bir dert! Bununla birlikte, hava değişiklikleriyle insan organizmasının bu değişikliklere gösterdiği fizyolojik tepkileri ilişkilendirmek konusunda günümüzde bazı belirgin sonuçların alındığını da belirtebilir.

Bağırsak Parazitleri Amip Tenya Kılkurdu


Bağırsak Asalağı, Bağırsak Parazitleri Hastalıkları


Bağırsak Paraziti, günümüzde geliştirilen ilaçlarla tedavisi çok kolaydır.Bağırsak asalağı hastalıklarının hızla yayılmasını engellemek için temizliğe ve koruyucu önlemlere özen göstermekte fayda var.

Bağırsak solucanı hastalıkları tıp di­linde daha çok parazitoz olarak adlandırlır. Bu hastalıklara yol açan asalaklar ge­nellikle dışkı-ağız bulaşma yolunu, ba­zen de dışkı-deri bulaşma şeklinde hareket eder. Tenya gibi bazdan ise yumurta evresin­de insan dışkısıyla atılır, yaşam çevri­minin bir bölümünü arakonaklarda geçirir ve bu arakonakların yenmesiyle yeniden insanlara bulaşır.

Dışkı-ağız yolunu izleyen bakteri ve virüs kökenli hastalıklar gibi bağırsak parazitler hastalıkları da Türkiye’de çok yaygındır. Yapılan taramalar, özellikle sosyoekonomik açıdan geri kalmış böl­gelerde bulunan ilkokul çağındaki ço­cukların yüzde 95′ini aşan bölümünün bu asalakları taşıdığını ortaya koymaktadır. Tür­kiye’nin hemen her yerinde askaris ve kılkurduyla rastlanır. Ama İstanbul çevre­sinde giardia, Karadeniz Bölgesi’nde kancalıkurt, Güneydoğu Anadolu Bölge­si’nde amip, tenya ve şistozoma kökenli hastalık olguları daha sık görülür.

Askaris Nedir


Askaris silindir biçiminde, uçları ince, kahverengimsi san renkli, 25-35 cm uzunluğunda bir solucan olarak kabaca tanımlanabilir. İpliksolu canlan (Nematoda) grubunun Ascaris cinsinde sınıflandırılır. Ayrı eşeylidir. Yani erkek ve dişi üreme organları ayrı bireylerde bulunur. Dışkıyla atılan yu­murtalar toprakta bir yıl yaşayabilir. Yumurta içindeki embriyon uygun çev­re koşullan altında üç haftada yeterli ol­gunluğa ulaşır. Bu yumurtalar suyla, yı­kanmadan çiğ yenen sebzelerle ya da topraktan ellere bulaşması ve elden ağ­za geçmesiyle sindirim sistemine girer. Onikiparmakbağırsağında açılan yu­murtalardan çıkan larvalar bağırsak duvarını geçerek kana karışır, dolaşım yoluyla karaciğere, kalbe, sonra da akci­ğere gelir. Hava keseciklerinde birkaç gün daha büyümesini sürdüren asalak, kılcal damarlardan hava boşluğuna ge­çer, soluk borusundan yukarı çıkar ve yutularak yeniden bağırsaklara döner. İki ay içinde gelişimini tamamlayan so­lucan bağırsakta erişkin biçimini alır.

Bağırsaktaki etkileri asalağın sayısı­yla ilintilidir. Bazen hiç belirti görülmez. Tipik belirtiler iştahsızlık, karın ağrısı, zaman zaman ishal, burunda kaşıntı, diş gıcırdatma ve uyurken salya akıtmadır. Bazen asalağın kendisi anüsten çıkabi­lir, safra yollarına ya da apandise yerle­şebilir. Bazen de birçoğu bir araya gelip yumak oluşturarak bağırsak tıkanması­na sebep olur. Hastalık tanısı dışkıda asa­lak yumurtaların görülmesiyle konur.

Kılkurdu, Bağırsak Kıl Kurdu Hastalığı


Özellikle körbağırsağa yerleşen bu asa­lak çocuklarda kıl kurdu daha sık görülür. 4-10 cm uzunluğunda ve beyaz renklidir. As­karis gibi ayn eşeylidir. Oksiyür olarak da bilinen bu asalak yuvarlak solucanlar (Aschelminthes) grubunda yer alır. Bilimsel adı Oxyuris vermicularis’tir. Döl­lenmiş dişi gece olunca anüs dışına çıkarak anüs çevresine yumurtlar ve ölür. Bu yumurtalar 6 saatte insan için bula­şıcı hale gelir. Ağız yoluyla alınan bula­şıcı yumurtalar bağırsakta açılır ve lar­valar erişkin biçimlerini alıp körbağır­sağa yerleşir. En önemli belirti anüs ve çevresinde geceleri artan kaşıntıdır. Ayrıca iştahsızlık, kilo kaybı, karın ağrısı ve ishal görülür. Kadınlarda üreme or­ganı rahatsızlıktan ortaya çıkabilir. Ta­nı anüs çevresinde kümelenen yumurtaların görülmesine dayanır.

Kancalıkurt, Kancalı Kurt Hastalığı


Adını ön bölümünün kanca biçiminde kıvrık olmasından alır. Yuvarlak, pem­bemsi boz renkli, yaklaşık 1 cm uzunluğunda bir solucandır. Askaris gibi iplik-solucanları grubunda yer alır. Benzer özellikler gösteren Ancylostoma duodenale ve Necator americanus türleri var­dır.’Bunlardan ilki Türkiye’de daha çok görülür. Kancalıkurtlar da ayrı eşeylidir. Ağızlarında bulunan çen­gel biçimindeki dişisi yapılarla incebağırsak mukozasına yapışır, 5-10 yıl yaşyabilir. Erkek ve dişi burada çiftleşir. Döllenmiş yumurtalar dışkıyla atı­lır. Yumurtalar 20°C-30°C sıcaklığın bulunduğu çürüntülü topraklarda 2 gün­de gelişir ve serbest yaşayan larvalar or­taya çıkar. Toprakta aylarca canlı kala­bilen larvalar insan vücuduna deri ve mukozaları delerek girer. Giriş yolu ço­ğu kez ayak parmaklan arasındaki deri­dir. Kan dolaşımıyla akciğerlere, bura­dan da soluk borusu, yutak ve yemek borusu yoluyla mide ve bağırsağa ge­çer, iki ayda erişkin biçimlerini alırlar. Deriyi delerken şiddetli kaşıntılara ve alerjik tepkilere, akciğerlerden geçer­ken öksürük ve kanlı balgama yol aça­bilirler.

İncebağırsakta dişsi yapılarıyla mukozayı kanatarak beslenirler. Tek . asalak günde 0,15 cm3 kan kaybına ne­den olabilir. Bu hastalarda bitkinlik ve kalp yetmezliği, çocuklarda gelişme bo­zuklukları görülebilir. Dışkıda asalak yumurtalarının görülmesiyle tanı konur.

Tenya Nedir, Bağırsak Tenyası, Tenya Hastalığı


Halk arasında “şerit” adıyla da tanınan sığır tenyası (Taenia saginata) Türki­ye’de en sık rastlanan tenya türüdür. Yassısolucanlar (Platyhelminthes) gru­bunda yer alan bu asalağın yakın akra­bası olan domuz tenyası (T. solium) ise domuz eti yenmesine karşı dinsel bir engel bulunmayan Hıristiyan Batı ülke­lerinde daha sık görülür. Her iki asalak da insan bağırsağına yerleşerek aynı hastalığa yol açar.

Sığır tenyasının 2 mm çapında olan baş bölümünde 4 vantuz vardır. Birkaç milimetre uzunluğunda olan boyundan gövdeyi oluşturan şeritler gelişir. Bölüt ya da proglotit adlarıyla da tanınan bu art arda dizili şeritlerin her biri hem er­kek hem de dişi üreme organlarını içe­ren üreme birimleridir. Eşeysel gelişim tamamlanınca, şeridin dişi üreme orga­nınca üretilen yumurtalar hemen erkek eşey hücreleri tarafından döllenir. Bu asalakların ortalama uzunluğu yaklaşık 3 m’dir. Ama sığır tenyası 12 m’ye ula­şabilir. Tenyalar ağzı ve sindirim sis­temi yoktur. Besinleri dış yüzeylerin­den emilme yoluyla alırlar. 18 yıl süre­bilen yaşamları boyunca milyonlarca yumurta üretirler. Yumurtayla dolu şe­ritler her gün dışkıyla atılır. Bunların parçalanmasıyla serbest kalan embriyonlu yumurtalar dış ortamda 2 ay ka­dar yaşayabilir. Tenya yumurtalarının bulaştığı besinleri yiyen ya da suları içen sığırların bağırsaklarında onkosfer denen embriyonlar yumurtadan çıkarak bağırsak duvarına yapışır. Daha sonra bağırsak duvarından kana geçer ve do­laşım yoluyla ulaştıkları kasdokusunda başlıkeseciğe dönüşürler. Başlı kesecik erişkin evredeki asalağın baş ve boyun bölgesine denk düşen ön bülümünün sıvı dolu bir keseye gömülmüş biçimidir. Yenen sığır etiyle insanların sindirim sistemi­ne giren bu kesedeki asalak eldiven gi­bi ters yüz olarak dışarı çıkar ve bağır­sağa yapışır. Boyun bölümünden oluş­maya başlayan şeritler üç ayda yumur­tayla dolarak gövdeden kopmaya baş­lar.

Tenya Belirtileri; Tenya insanda açık bir belirti ver­meden bulunabilir. Hafif karın ağrılan, birbirini izleyen ishal ve kabızlık gözlemlenir. Özellikle çocuklarda sindirim bozukluğu, bulantı, kusma, asalağın alı­nan besinlere ortak olması sonucu yorgunluk ve zayıflama gibi belirtiler orta­ya çıkar. Öbür belirtiler arasında baş ağrısı, uykusuzluk, terleme ve baş dönme­si sayılabilir. Dışkıda şeritlerin görülmesiyle ve ender olarak da parçalanmış şeritlerden çıkan yumurtaların mikros­kop altında saptanmasıyla tanı konur.

Amip Hastalığı, Amip Nedir, Hakkında Bilgi


Amip de tekhücreli bir bağırsak asala­ğıdır. Sitoplazma uzantıları olan yalancı ayaklan sayesinde hareket edebilen ya da kistle sanlı iki biçimi vardır. Amipler geniş bir grup oluşturur. Ama içlerinden yalnız Entamoeba histolytica adlı türün insan bağırsağında hastalığa yol açtığı bilinmektedir. Bu amip insa­na, kist biçiminde ağızdan alınmasıyla bulaşır. İkiye bölünerek çoğalır. Hiçbir belirti vermeyebilir. Ama bazen akut amipli dizanteriye kadar varan ağır has­talıklara neden olur. Kalınbağırsak duvarında mukozanın epitel hücreleri ara­sına yalancı ayaklarını sokarak bu hüc­relerin yıkıma uğramasına ve ülserler oluşmasına yol açar. Kan dolaşımı yo­luyla başta karaciğer olmak üzere çeşit­li organlarda apseler oluşturabilir. Şid­detli karın ağrısı ve kanlı ishal, verdiği tipik belirtilerdir. Tanı dışkıda amiple­rin saptanmasıyla konur.

Dolgu Nedir Diş Dolgusu Bilgileri


Dolgu Nedir




Dişleriniz tatlı yerken, soğuk bir şeyler içerken sızlıyorsa, dilinize takılan bir boşluk hissediyorsanız, yediğiniz gıdalar hep aynı bölgede birikiyorsa yani hep aynı dişlerin arasına sıkışı­yorsa ya da bu şikayetleriniz  yok ama diş hekimi muayenesinde çürük gözlemlenmişse dolgu yapılmalıdır.

Kimyasal Peeling Nasıl Yapılır


Kimyasal Peeling


Kimyasal peeling işlemi cildin üst tabaksının yenilenmesi işlemidir ve bu yenileme işlemi cildin epidermis tabakasının yakılarak kolajen ve elastin dokularının uyarılarak yenilenme görevini yapması sağlamaktır. Uygulanan asitler yardımıyla cildin üst tabakası kontrollü olarkak hasara uğratılır ve hasarın derecesine göre, ya pul pul veya daha kalın deri tabakaları soyulur. Kimyasal peeling diğer peeling yöntemlerinden çok daha etkili ve başarılıdır. Bunun nedeni kullaınlan asitlerin sadece soyma işlemi yapmamasıdır. Kullanılan asitler cilt altında kolajen ve elastin tabasını uyararak çeşitli cilt sorunlarına karşı da oldukça iyi etkiler gösterirler.

Kimyasal asitler, epidermis tabaka olarak adlandırılan üst tabakayı soyarken dermis denilen derinin alt kaltmanlarında kalojen ve elastin liflerinin uyarılmasını sağlayarak , hem yakma işlemiyle ölü derini tabaka halinde cillten arındırılmasını sağlar. Bu soyulmanın yanı sıra hareketlendirdiği hücre dokusuna yeni deri oluşumu teşvik ederek cildin daha canlı ve yeni görünmesini sağlar.

Sağlıklı Ayakkabı Seçimi


Sağlıklı Ayakkabı Seçimi


Ayakkabı Seçimi konusuyla ilgili bir araştırmalar aşağıdaki hususları ortaya koymaktadır;
Bir ayakkabı değişik kısımlardan oluşur. Ayakkabının yapısını anlamak doğru seçim yapmak için gereklidir. Ayakkabı üretiminde kullanılan malzemelerin ayak sağlığına uygun olması gerekmektedir.Bunun için ;

Üst parça (sırt) : Ayakkabının üst kısmını kaplayan malzeme hava geçirebilmelidir ve terlemeye müsaade etmemelidir.

Taban içi : Taban içi ter emici bir maddeden yapılmalı ve iç kısmı destekli olmalıdır.

Taban altı : Ayakkabının tabanı kaymayan fakat esnek bir malzemeden yapılmış olmalıdır. Tabanın yumuşaklığı yürüyüş yaparken ayağınızı yormamanızı sağlar.

Topuk : Bebeklerin ayakkabılarında topuğa ihtiyaç yoktur. Topuğu olmayan bu ayakkabılar yürümeye yeni başlayan bebeklerde yürüyüşü kolaylaştırır. Daha büyük çocuklarda ise iki santimetreyi geçmeyen topuklar kullanılabilir. Daha yüksek topuklar ayağın öne doğru kayarak parmakların bükülmesine neden olur. Topuk yükseldikçe aynı zamanda ön ayağa binen yük de artacağı unutulmamalıdır.

Burun : Ayakkabının önünde parmaklara gerekli boşluğu sağlayan bölümdür. Köşeli veya sivri oluşu parmaklara sağladığı boşluğu etkiler.

Ark-Kavis : Ayağın iç tarafındaki taban çukurunu destekleyen ve ayağa şeklini kazandıran kısımdır. Ayakkabının uygun materyali uyum ve konforu etkiler. Yumuşak malzemeden yapılmış ayakkabılar, ayağınızdaki baskıyı hafifletirken sert malzeme ayakta vurma ve yaralara neden olabilir.

Ayakkabı seçimi kullanım amacına uygun olmalıdır. Dar kalıplı, üstü basık, sivri burunlu, yüksek topuklu ayakkabılar nasır ve benzeri bir çok probleme neden olmaktadır. Ayakkabı seçerken model ve renkten önce rahatlık ve ayağın şekline uygun olmasına özen göstermelisiniz. Sonrasında genişler diye düşünerek seçtiğiniz ayakkabılar ayaklarınıza zarar verebilir (basma bozukluğu, tırnak mantarı, tırnak batması, ayak mantarı, nasır, ayak parmaklarında şekil bozuklukları, çabuk yorulma, bilek burkulması, ayak, bacak ve bel ağrıları ve ayakta kalıcı deformasyon gibi).Günlük ayakkabı, yürüyüş ayakkabısı ve koşu veya spor dalları için kullanılan ayakkabılarda farklı özellikler aranmalıdır.