27 Temmuz 2018 Cuma

Hipertiroid Nedir?

Hipertiroidi (Tirotoksikoz)


Tiroi hormonlarının (T4, T3) aşırı  salgılanmasıdır. Guatr'a nedendir.

Hipertiroidin Nedenleri


Tiroid bezi bozuklukları, genelde bağışıklık sistemi hastalıklarıyla ilgilidir. Tiroid dokusundaki bağışıklık sistemi reaksiyonları, hipertiroidi ya da hipotiroidi oluşturabilir. Kalıtsaldır ve kadınlarda daha yaygındır.

Özellikle graves hastalığı hipertiroidiye neden olur; diğer bir nedeni ise, tiroid tümörleridir.

Graves Hastalığı


Graves hastalığı, bir bağışıklık sistemi hastalığıdır ve tiroid bezinin aşırı uyarılarak, yaygın büyümesidir. Graves hastalığında, hormon üretiminin kontrolünü gerçekleştiren geri bildirim mekanizmasının çalışmaması sonucu, T4 ve T3 hormonları da kontrolsüzce fazla salgılanır. Tiroid hormonlarının aşırı salgılanması da hipertiroidiye neden olmaktadır.

Hipertiroidinin Etkileri



1) Dışa fırlamış gözler (Ekzoftalmi);

2) Hızl kalt atışı;

3) Hızlı nabız;

4) Barsak haetitlerinin hızlı çalışması;

5) Yorgunluk;

6) Kilo kaybı;

7) Sıcaklık hissi;

8) Aşırı duyarlılık ve sinirlilik.

Hipertiroid Tedavisi


Tiroid bezinin bozuk kısmının cerrahi opersyonla çıkarılması, tiroid dokusunun bir kısmına radyoaktif iyot verilmesi veya tiroid hormonu üretimini engelleyen ilaçlarla tedavi edilebilmektedir.

23 Temmuz 2018 Pazartesi

Hormonlar

Hormonlar ve Görevleri


Hormonlar, organizmanın iç dengesini koruyabilmesi için, iç salgı bezlerince üretilen, protein yapısındaki salgılardır. Başlıca hormonlara kısaca değinelim.

1) İnsülin


İnsülin karbonhidrat, aminoasit ve yağ metabolizmasının regülasyonuyla kandaki glukoz düzeyini düşürür. Pankreas adacıklarında üretilir. Karaciğer, kas ve yağ dokusunu etkiler.

2) Glukagon


Gerektiğinde, karaciğerde glikojen yıkımını gerçekleştirerek kandaki glukoz düzeyini yükseltir. Pankreas adacıklarında üretilir.

3) Timosinler


Bağışıklık sisteminin çalışmasında işlevseldir. Timüs bezinden salgılanır ve lenfositleri etkiler.

4) Melatonin


Günlük biyoritmi ve cinsel hormonların gelişim hızını düzenler. Pineal bezden salgılanır. Dolaylı olarak eşey organlarını etkiler.

5) Gastrin ve Sekretin


Sindirim ve emilim için gerekli mide, pankreas, safra kesesi ve karaciğer aktivitelerini düzenlerler. Mide ve barsakta salgılanır ve mide, pankreas ve safra kesesini uyarırlar.

6) Prolaktin (PRL)


Süt sentezi ve salgılanmasında işlevseldir. Adenohipofizden salgılanır. Süt bezlerini uyarır.

7) Büyüme Hormonu (GH) veya Somatotropin (STH)


Hücre bölünmesiyle büyümeyi sağlar. Adenohipofizden salgılanarak, vücut hücrelerini etkiler.

8) Oksitosin (OXY)


Uterus kaslarının kasılmasını ve süt bezlerinden sütün dışarı boşaltılmasıı sağlar. Nörohipofizden salgılanır.

9) Antidiüretik Hormon (ADH)


Suyun böbreklerden geri emilimini sağlayarak, su kaybını önler.

10) Tiroksin (T3) ve Triiodotironin (T4)


Metabolizmayı düzenler. Büyüme ve gelişimde etkilidir. Tiroid bezinden sallgılanarak, birçok hücreyi etkiler.

11) Kalsitonin


Kandan kemiklere kalsiyum geçişini sağlayarak, kandaki kalsiyum düzeyini düşürür. Tiroid bezinden salgılanır.

12) Östrojen


Yumurta oluşumunu ve dişilik eşeysel karakterlerin sürekliliğini sağlar. Yumurtalıklardan (Ovaryumlar) salgılanır.

13) Progesteron


Uterusu gebeliğe hazırlar ve süt bezlerinin gelişimini sürdürür. Yumurtalıklardan (Ovaryumlar) salgılanır.

14) Testosteron


Sperm oluşumunu ve erkeklik eşeysel karakterlerin sürekliliğini sağlar. Testislerden salgılanır.

Guatr ve Tiroid Nodülleri

Guatr hastalığına neden olan bez tiroid bezidir. Tiroid bezinin genişlemesiyle boyunda şişlik oluşur.

Tiroid nodülleri basit bir yumru şeklinde kitle oluşturur. Kitle baskın bir nodül içeren küçük veya büyük nodüllerden oluşabilir ki, sorun nodülün iyi veya kötü huyluluk özelliğidir.

Guatr Nedenleri


Guatr'ın yani, Tiroid Bezi Genişlemesi'nin nedenleri tiroid hormon verimsizliği (hipotiroidi ve hipertiroidi), tiroid bezi iltihabı ve tiroiddeki tümörlerdir.

Tiroid hormonu üretimi yetersizliğinde, tiroid bezi iyot eksikliğine karşı büyüyerek hormon üretmeye çalışır. Yani, tiroid hormonlarının temel yapı taşı iyot olduğu için, iyot eksikliğinde tiroid bezi büyür.

Bir çok guatr hastalığı, tiroid düzeyi kontrol edilerek tedavi gerektirmeden düzeltilebilir. Bazı koşullarda iyot eksikliğinin tamamlanması yeterlidir. Soluk almaya ve yutkunmaya neden olan büyük guatrlar; hava yollarını, yemek borusu veya kan damarlarını daraltan multinodüler guatrlar ise, tedavi gerektiren türlerdir.

İyot İçeren Besinler


Tiroid hormonu üretimi için gerekli iyot içeren besinler deniz ürünleri, süt ve ürünleri ve iyotlu tuzlardır. İyot kana emilerek, tiroid hücrelerindeki sodyum iyodür belirteci olarak adlandırılan özel bir pompa tarafından tutulur. Tiroid bezi ayrıca, enzimler olarak adlandırılan birkaç özel biyokimyasal 'tutturma makinesi' de içerir, bu da daha sonra tiroid hücreleri tarafından üretilen tiroglobülin adı verilen çok büyük bir proteinin belirli kısımlarına iyot eklenmesi için gerekli adımları gerçekleştirir. İyot ekli tiroglobulinin bir kısmı, foliküllerin merkezinde kolloid adı verilen bir yapışkan macun formunda bez içinde depolanır.

Tiroit hormonlarının düzenli bir miktarı, sürekli olarak tiroglobulin ile kesilir ve vücut boyunca dokulara gönderilmek üzere kan içine salınır. Neredeyse her hücrenin çekirdeğinde, tiroid hormonları, belirli genleri düzenleyen DNA segmentlerine bağlanan T3 reseptörleri olarak adlandırılan moleküllere bağlanır. Bu genetik planlardan kaç tane protein yapıldığının kesin kontrolü normal veya ötiroid tiroid durumunu korur. Bu genlerin anormal derecede yüksek tiroit hormon seviyeleri ile aşırı aktivasyonu hipertiroidiye neden olur; yetersiz tiroid hormon üretimine bağlı yetersiz gen aktivasyonu hipotiroidiye neden olur.

Sağlıklı tiroid bezi, hormonlarının doğru miktarını, beynin bir uzantısı olan hipofiz bezinin kontrolü altında üretir. Hipofiz bezi hücreleri, tiroid bezine kanda dolaşan tiroid uyarıcı hormon (TSH) sentezler; TSH tiroid hücreleri üzerinde kendi reseptörlerine bağlanır ve bunların büyümesini ve daha fazla tiroid hormonu üretmesini sağlar. Bu sistem, tiroid hormonlarının TSH salgılayan hipofiz hücreleri üzerindeki negatif geri bildirimleriyle ve onları kontrol eden beynin bir kısmıyla dengede tutulur.

20 Temmuz 2018 Cuma

Tiroid Bezi

Tiroid Bezi Nedir?


Tiroid bezi, soluk borusunun (trakea) önünde ve gırtlağın (larinks) hemen altında, lobları ince bir doku bandıyla birleşmiş, iki loblu endokrin bir bezdir. Temel histolojik birimleri foliküllerdir. Foliküllerin etrafı zengin kan donanımıyla çevrilidir. Folküller, folikül hücrelerinin oluşturduğu tek sıra epitel doku ile çevrilidir; içi folikül sıvı (kolloid) ile doludur; küre şeklindedir ve tiroid hormonlarını depolar.


Tiroid Bezinin Görevleri


Vücut ısısı, enerji kullanımı ve büyüme hızında fonksiyonel tiroid bezi, vücuttaki bütün olayları ve organların çalışmasını kontrol ederek metobolizmayı düzenler. Tiroid bezinin  özel fonksiyonu iyot biriktirerek, bu iyodu tirozin ile birleştirip tiroid hormonunu oluşturmasıdır.


Tiroid Bezi Hormonları


Tiroid bezi tiroksin (T4), Triiodotironin (T3) ve Kalsitonin (CT) hormonlarını salgılar. T3 ve T4 hormonları vücuttaki çoğu hücreyi etkileyerek, metabolizmayı düzenler; büyüme ve gelişmede etkilidir.  CT ise, kalsiyumun kemik hücrelerine geçişini sağlayarak kandaki düzeyini düşürür.


Tiroid Bozukluğu


Hipotiroidi ve hipertiroidi olarak iki anomalik tip oluşur. Her iki anomalitk tipinde de tiroid büyür. Tiroid büyümesine ise, guatr denir.


Tiroid Bozukluğu Belirtileri


Hem hipotiroidi,hem de hipertiroidinin en önemli belirtisi tiroid büyümesi yani, guatrdır.


Hipotiroidi Hastalığının Belirtileri


Tiroid bezinin yetersiz hormon üretimi, eksik iyot alımı, hipotalamustan Tiroit Salgılatıcı Hormon (TRH) ve hipofiz bezinden Tiroit Uyarıcı Hormon (TSH) salgısının yetersizliğine hipotiroid bozukluğuna neden olur. Hipotiroidi bozukluğuyla da kilo alma eğilimi; aşırı yorgunluk hissi; dikkat kaybı; aşırı yavaş refleksler; bazzal metabolik hızda yavaşlama ve soğuğa dayanıksızlık; anormal yavaş ve zayıf nabız; el, yüz ve ayak dokularında sıvı birikimiyle şişkinlik (miksödem); saçlarda ve deride kuruluk oluşur.


Hipertiroidi Hastalığının Belirtileri


Nedeni fazla tiroid hormonunun salgılanmasıdır. Hipertiroit hastalığında kilo kaybı; dışa vurmuş gözler (ekzoftalmi); hızlı nabız; hızlı kalp atımı; barsağın hızlı çalışması; yorgunluk; sıcaklama hissi; aşırı duyarlılık ve sinirlilik oluşur.


Hipotiroid Nedir?

Hipotiroid Nedir?

Hipotiroidi


Tiroid bezi vücut ısısını, enerji kullanımını ve büyüme hızını kontrol ederek, vücuttaki bütün olayları ve organların çalışmasını etkiler. Bu nedenle tiroid hormonlarının yeterli ve düzenli salgılanması gerekir. İlgili konumuz hipertiroidi ise, tiroid hormanlarının yetersiz salgılanmasıdır. Hipertiroidide olduğu gibi, hipotiroidide  de tiroid büyür (Guatr).


Hipotiroid Hastalığının Nedenleri


1) Tiroid bezinin yetersiz hormon üretmesi;

2) Hipotalamustan Tiroid Salgılatıcı Hormon (TRH), hipofizden Tiroid Uyarıcı Hormon (TSH)'un yetersiz salgılanması;

3) Vücuda yetersiz iyot (I) alımı.


Hipotiroid Belirtileri



Hipotiroidi İnsanı Nasıl Etkiler?


1) Kilo almaya eğilim;

2) Aşırı yorgunluk hissi, reflekslerde yavaşlama ve dikkat eksikliği;

3) Soğuğa dayanıksızlık;

4) Nabızda anormal zayıflık ve yavaşlık;

5) Özellikle el, yüz ve ayaklarda doku sıvısı birikimi, şişkinlik (Miksödem);

6) Bazal metabolik hızda yavaşlama;

7) Deride kuruluk ve kuru saçlar.

Hipotiroidi çocuklarda da görülen bir hastalıktır ve boy kısalığına nedendir.


Kretinizm


Doğuştan hipotiroidi hastalığıdır; yani, doğuştan tiroid hormonu yeterli salgılanmaz. Genellikle cücelik ve zihinsel yetersizliğe nedendir. Doğumla birlikte hormon tedavisi olumsuz etkileri engeller.


Hipotiroidinin Tedavisi


Hipotiroid ilaçları (hormon ilaçları) ve iyot tedavisi ile iyileşme sağlanabilir.

21 Haziran 2018 Perşembe

İnsülin


İnsülin Nedir?


İnsülin, enerji için gerekli glikozun hücrelere transferini gerçelleştiren bir hormondur. Yani, organizmanın kan şekerini kontrol etmek için pankreas beta hücrelerinden salınan, kan akışında dolaşan glikoz miktarını düzenleyen bir hormondur. Eğer kandaki insülin miktarı düşük olursa veya hiç olmazda diyabet de denilen şeker hastalığına yakalanırız.

Glikoz besinlerle alınan, organizma için gerekli ve önemli bir yakıttır. Beslenme dışı gereksinimde hem karaciğerde, hem de böbreklerde doğal olarak üretilir.

Kan şekeri insülin hormonunun kontrolünde ve sağlıklı koşullarda gereken düzeyini koruyabilir.


Besinlerin sindirilmesiyle vücut için bir yakıt kaynağı olan glikoz kan dolaşımına girer. Glikozun kan dolaşımına girmesiyle pankreasın beta hücrelerince üretilen insülin de kan dolaşımına salınır. Yüksek insülin düzeyi, kan dolaşımındaki glikozun depolanacağı veya yakıt olarak kullanılabileceği kas, yağ ve karaciğer hücrelerine transferini hızlandırır. Vücudun glikozu daha sonra kullanabilmesi için kas, karaciğer ve yağ dokularına dağıtılarak glikojen yapısında depolanması insüllin ile gerçekleştirilir.

Not: Beslenirken, insülin pankreastan hızla salıverilir. Beslenmeye eşlik eden insülin patlaması, bolus insülini olarak adlandırılır; kan şekeri seviyeleri 140 mg / dl'den daha azdır ve daha sonra başlangıçtaki (yemek öncesi) menzile geri düşer.

20 Haziran 2018 Çarşamba

Diyabet (Diabetes Mellitus)


Diyabet (Diabetes Mellitus) Nedir?


Diyabet (Diabetes Mellitus), vücudun kandaki şeker miktarını düzenleyemediği kronik bir hastalıktır; kan akışında insülin yetersizliği nedeniyle kas ve yağ hücrelerinin enerjisi için yakılacak veya depolanacak glikoz birikimidir. Bu nedenle, diyabet hastaları beslenmeyle veya karaciğerin çok fazla glikoz üreterek kana salmasıyla insülin eksikliğine bağlı yüksek kan şekerine sahiptir.

Diyabetin anlaşılması için, öncelikle gıda tarafından parçalanan ve enerji tarafından vücut tarafından kullanılan normal süreci anlamak önemlidir.

Diyabet Belirtileri Nelerdir?



  • Açıklanamayan kilo kaybı;
  • Aşırı susama veya açlık;
  • Yorgunluk;
  • Sık idrara çıkma;
  • Bulanık görüş;
  • Bulantı ve / veya kusma.

Bu semptomlar kademeli veya birdenbire gelişebilir.

Diyabetin Nedenleri Nelerdir?


İnsülin eksikliği, insüline direnç veya her ikisinden kaynaklanabilir. Yani, ya pankreas hücreleri yeterli insülin üretemez, ya insülin gereksinimine yanıt vermez ya da her ikisi de.

Diyabet, nedenlerine bağlı türlere ayrılarak gruplandırılır, sınıflandırılır. Kandaki insülin yetersizliğine neden olan faktörler tip 1, tip 2, gestasyonel diyabet veya başka tipte diyabettir.

Tip-1 ve tip-2 diyabet için nedenler ve risk faktörleri farklıdır. Tip 1 diyabette organizma insülin üretemez. Daha yaygın Tip 2 diyabette ise, organizma insülini kullanamaz veya yeterli üretemez.

Tip-1 Diyabet Nedir?


Tip-1 diyabet, insülin üreten pankreas beta hücrelerinin bozulması, çalışmaması ve kaybından kaynaklanır. Yani, beta hücrelerinin hasarı, vücut tarafından üretilen insülin eksikliğinin veya yetersiz üretiminin sonucudur. Bu hastalıkta, vücut ya az insülin üretir ya da hiç üretmez.

Tip 1 diyabet vakalarının çoğu otoimmün temellere sahiptir; bağışıklık sistemi, yanlışlıkla beta hücrelerine saldırır ve yok eder.

Her etnik grupta teşhis edilir; ancak, en sık Avrupa'lı bireylerde görülür. Çocukluk, ergenlik ve genç erişkinlik dönemlerinde sıkça teşhis edilirken, her yaşta geliştirilebilir; yani, yaşlı insanlar da tip-1 diyabet geliştirebilir.

Tip-1 Diyabetin Belirtileri


Tip-1 diyabet teşhisi konulan çoğu kişi zayıftır; % 85-90'ında hastalık hakkında bilinen bir aile öyküsü yoktur; otoimmün hastalık, viral enfeksiyon, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin hepsi rol oynayabilir.

Tip-2 Diyabet Nedir?


En yaygın diyabet türüdür. En sık yetişkinlik döneminde ortaya çıkar, ancak yüksek obezite oranları nedeniyle, çocuklar ve gençlerde de yaygındır. Tip 2 diyabetli bazı insanlar, hastalıklarını bilememektedirler.
Tip 2 diyabette, insülin yeterince üretilemez veya vücut insüline karşı dirençlidir ve gerektiği gibi kullanamaz.

Gestasyonel Diyabet Nedir?


Gestasyonel diyabet, diyabet olmayan bir kadında hamilelik sırasında herhangi bir zamanda gelişen yüksek kan şekeridir.

Prediyabet Nedir?


Prediyabet, kan şekerinin normalden daha yüksek olduğu, ancak diyabet denecek kadar yüksek olmadığı anlamına gelir. Prediyabet, tip-2 diyabet riskini artırır.

Diyabet Tedavisinin Amacı Nedir?


Kan akışındaki, fazla şekerden kaynaklı doku hasarını önlemek; kan şekerinin ciddi yüksekselmesini veya düşmesini olabildiğince engelleyerek, normal düzeyde tutmaktır.

Diyabet Tedavisi Nasıldır?


Diyabet tipini bilmek, egzersiz, kilo kontrolü ve beslenme planı, diyabetin kontrol edilmesine ve yönetilmesine yardımcı olacaktır.

Diyabetin kontrolü ve teşhisi için kan testlerinden yararlanılabilir. Bunun sonucunda, yaşamın sürekliliği için eksik insülinin tamamlanması, kan şekeri seviyesinin sürekli izlenmesi ve reçete edilirse ilacının kullanılması gerekir.

İnsülin, deri altına bir şırınga veya insülin pompası kullanılarak enjeksiyonla verilir. Beslenmeyle kan dolaşımında yoğunlaşan glikoz, enjeksiyonu gerçekleştirilen insülinin etkinliğiyle enerji kaynağı olarak kullanılır veya daha sonra kullanılabilmesi için karaciğer, kas ve böbreklerde depolanır.

İnsülinden başka incretin, gluko-düzenleme hormonları ve kan şekerini düzenleyen diğer hormonlar da vardır; ancak insülin en önemlisidir.

Diyabetin Sonuçları Nelerdir?


Gözlere, böbreklere ve sinirlere zarar verebilir.
Kalp hastalığına, felce ve hatta bir uzvun çıkarılmasına neden olabilir.