30 Mart 2017 Perşembe

Görme Kusurları Nelerdir


Göz Kusurları Nelerdir?


Göz sağlığı ne demektir? Gözünüzde karşılaşabileceğiniz hastalık durumları nedir? Gözü, hasta hale getirmeden, nasıl sağlıklı tutabiliriz, nasıl koruyabiliriz ?

Veya herhangi bir göz problemi ile karşı karşıya kaldığımızda neler yapmalıyız? Bu yazıda bunlara cevap vereceğiz ama öncelikle göz kusurları nelerdir onu bilmeliyiz ;

  • Miyop;
  • Renk körlüğü;
  • Hipermetropluk;
  • Astigmatlık;
  • Total renk körlüğü;
  • Presbitlik.

Göz Kusurları ve Hastalıkları Hakkında


Öncelikle gözümüzdeki bölümleri tanımak gerekir. Gözümüzün birçok odacığı vardır. Gözümüzü büyük bir ev gibi düşündüğümüzde evin bu odalarını sayabilir misiniz?

Şöyle diyelim: Evin penceresi korneadır. İlk önce küçük bir oda var, oraya “ön kamara” diyoruz, mesela orası mutfak olsun. Mutfağın kapısı olsun, işte tam burası da “gözbebeğidir”. Gözbebeğinin arkasında göz merceği vardır, orası da öbür odanın kapısı olsun, yatak odasına kadar da her şey görülüyor olsun. Yatak odası dediğim yer “arka kamara” yani gözün daha geniş, daha büyük olan bölümüdür. Onun içinde de “vitreus” dediğimiz, gene şeffaf bir madde vardr. Yumurta akı kıvamındaki bu şeffaf madde, gözün gergin durmasını sağlar, aksi takdirde gözün içi boş olursa büzülür ve gözümüz  kapanır. Tam bir küre şeklinde kalma­sı için orada da bir madde bulunması gerekiyor, o madde­ye de “vitreus” diyoruz. “Vitre”, “cam” ya da vitraydan esinlenilmiştir.. Şeffaf olduğunu anlatmak için bu kelime kullanılır.

Vitre son odacığı mı dolduruyor?


Evet! Onun arkasında ise yatak odasının duvarları vardır. Yatak odasının duvarları da bizim görme hücrelerimizle doludur. Işık nereye gelirse gelsin, o geldiği yere özel bir görüntü sağlanmış oluyor. Dolayısıyla yatak odasının ya da sa­lonun duvarları da hücrelerle dolu, sonra o hücreler birle­şiyorlar ve apartmanın kapısına doğru gidiyorlar, böylece’ “göz siniri” şekilleniyor. Bu göz siniri gördüğümüz yerleri  beyne uyarı vererek algılamamız sağlayan kısımdır.

Kısaca gözlerimiz beynimizin dünyaya açılan pencereleri olarak çalışıyorlar.

Aslında görme, beyinde gerçekleşiyor. Yani çevreden ışıklar göze geliyor, göz bunları alıp beynin aklayacağı di­le sokuyor. Bu şekilde beynimize görsel mesajlar sağlanıyor. Dil değişikliği oluyor. Bir dilden diğerine çeviri olduktan sonra beynin görme merkezine mesaj halindeyken gidilince asıl görme orada oluyor. Kısaca bizler aslında gözümüzle sadece bakıyoruz görme işleminin algılanması beynimizde gerçekleşiyor. Hatta gözümüz cisimleri ters görmektedir. Fakat beynimiz bunları bize düzelmektedir.

Yani, gözümüz beynimizin kamerasıdır. Beyin ol­mazsa tek başına göz göremez. Göz olmazsa da beyin görüntüleri alamaz ve görme işlemini yapamaz. Peki, mesela diyelim ki beynimizde bir sorun var, o zaman nasıl görüyoruz?

Diyelim ki, beynimizde bir tümör, enfeksiyon ya da başka bir hastalık var. Bu durumda göremiyoruz ya da yarım görüyoruz.

Bu gibi durumlarda; her iki gözden gelen mesajları, tıpkı saç örgüsünde olduğu gibi beynimiz örmekte ve bilgi olarak toplamaktadır. Dolayısıyla beynin sağ bölümünde, hem sağ göz­den hem sol gözden gelen mesajlar birleşiyor. Beynin sol bölümünde de gene hem sağ hem sol gözden gelen mesaj­lar birleşiyor. Yani, ne olur olmaz, bir göze bir şey olursa diye, öbür gözden de yararlanabilmek için saç örgüsü gibi bu göz sinirinden gelen lifler birleşmiş, örülmüş durumdadır.

Bu bize verilmiş bir armağan mı sizce?

Elbette, çünkü, eğer bir göz hastalanırsa, öbür göz hâlâ iki taraftan mesaj alabiliyor. Yani, diyelim ki, beynimizin bir bölgesinde tümör var ve bu tümör gözün görmesini etkiliyor. O zaman demek ki gözümüzde her şey mükemmel olsa bile beynimizde buna engel olabiliyor ve görmemiz bozuluyor. Herhangi bir problem olmayabilir de  fakat problem sağ beyinde ise, yani beynin sağ bölümündeyse, o zaman her iki gözün sol tarafında, görme alanının sol tarafında problem oluyor, yani tamamen körlük olmuyor. İşte saç örgüsü bunu sağlıyor.

Kornea Nedir?


Kornea, beynimizin dünyaya açılan ve görmemizi sağlayan en temel göz parçasıdır. Şeffaf bir yapıda olması mikroskop altında görünmesini sağlar ve gözlerimizi aynı zaman da korur.

Şeffaflığı Önemli Değil mi?


Şeffaf olmasa göremeyiz. Cam gibidir. Kornea çok ince bir dokudur. Aşağı yukarı tırnak kalınlığında, ama şeffaftır. Şeffaf olması, içinde damar olmamasındandır.

Damar Yoksa Kanama da Yok, Değil mi?


Kanamıyor, ama yaşaması ve canlı kalması için oksijen lazım. Oksijenini havadan, göz yaşından ve çevresindeki damarlardan alıyor. Bu nedenle de korneanın şeffaflığını koruyabilmesi çok önemli. Kornea; kendi kendine yaşıyor, nefes alıyor, oksijen alıyor. Kornea, oksijeni kendi yaşamı için kullanıyor, şeffaf kalmasını sağlıyor, oksijeni kullandıktan sonra ortaya çıkan artıklarını da atıyor. Artıklarının bir kısmını yine bir miktar gözyaşıyla da gözün içine doğru atıyor, ama devamlı nefes alıyor ve bu sayede kendini koruyor ve yeniliyor.

Dışarıdaki ışıklar ve ışıklarla beraber her türlü görüntü, kornea şeffaf olduğu için yansımadan geçiyor. Tabii bir miktar kırılmaya uğruyor, ama önünde bir engel olmadığı için geri yansımadan, ışıklar gözün içine girmiş oluyor. Önemli olan ışık zaten. Gözün, korneanın arkasında  içinde sıvı olan bir odacık var. Işık o içi sıvı dolu odacıktan geçiyor. Biz oraya, “ön kamara” diyoruz, gemi kamaraları gibi. Ondan sonra göz merceğinden geçiyor. Daha sonra gözün içindeki “vitreus” dediğimiz bölümden geçiyor ve nihayet gözün gören noktasına varıyor. Yani ışınlar bir yol kat ediyor. Ama eğer kornea şeffaf olmasay­dı, görmek mümkün değildi, yani önce bir evin penceresinin temiz olması lazım, sonra perdesi açık ola­cak, sonra içerisi yeterince havalandırılmış, bol oksijenli olacak ki biz içeride otururken, dışarıyı görebilelim veya dışarıdan biri bizi görsün.

Kornea Nakli


Eğer herhangi bir kazada kornea zarar gördüyse veya herhangi bir enfeksiyon sonucu kornea yırtılıp parçalandı ise o zaman kornea nakli tekrardan görmemiz için muhakkak gereklidir.

Ayrıca delinen bir göz, bütün enfeksiyonlara ve bütün mik­roplara açık bir ortamdır ve kaybedilir, yani göz büzüşür. Bir organ kaybı olur, kol kaybı gibi bir durum bu. Aslın­da, vücutta hiçbir dokunun açık kalmaması lazım. Bu kornea için de geçerli. Böyle bir durumda da acilen kornea nakli yapmak gerekebilir.

"Buradan Alternatif Cilt Bakımı ve Onarımı konumuza ulaşabilirsiniz."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder