28 Mart 2017 Salı

Karbonhidrat Nedir?



Karbonhidratlar


Karbonhidratlar, canlı organizmalarda bulunan en bol organik bileşik sınıfıdır. Fotosentez ürünleridir; ışık enerjisi ve pigment klorofilini gerektiren karbondioksitin bir endotermik indirgeyici yoğunlaşmasıdır. Karbonhidratlar hem bitkiler, hem de bitkisel gıdaya bağımlı hayvanlar için önemli bir metabolik enerji kaynağıdır. Karbonhidratlar, enerji nakil bileşiği ATP'nin bir bileşeni olan yapısal bir malzeme (selüloz), hücre yüzeyleri üzerindeki tanıma alanları ve DNA ve RNA'nın üç temel bileşeninden biri olarak da hizmet ederler.


Beslenmede Karbonhidratların Önemi Nedir?


Karbonhidratlar, enerji için gerekli ana besin maddeleridir. Sindirim sistemimiz metabolik süreçleriyle, vücut fonksiyonları ve fiziksel aktivite için gerekli glikozu (kan şekerini) karbonhidratlardan dönüştürür. Glikoz hücreler, dokular ve organlar için bir enerji kaynağıdır ve en yaygın ve bol biçimleri lifler ve nişastalardır. Fakat, sağlıklı bir diyette karbonhidratların miktarı değil, türü ve kalitesi önemlidir.

Beslenmede Karbonhidratların Çeşidi


Karbonhidratların, sağlıklı ve sağlıksız yiyeceklerdeki miktarı ve türü çeşitlidir.

İşlenmemiş sağlıklı bitkisel karbonhidrat kaynakları vitaminler, mineraller, lifler ve birçok önemli besinler içerir ve sağlığı iyileştirir. Kimyasal yapılarına bağlı olarak basit veya kompleks olarak adlandırılır. Basit karbonhidratlar meyveler, sebzeler, süt ve süt ürünleri gibi gıdalarda doğal olarak bulunan şekerleri içerir. Çoğu kompleks karbonhidratlar iyi bir lif kaynağıdır.

Karbonhidrat gerksinimi için, meyve suyu yerine tüm meyveler, yavaş sindirilebilen karbonhidratların mükemmel bir kaynağı olarak fasulyeler, nohut ve diğer baklagiller, sağlıklı bir protein dozu da sağlayan seçimlerdir.
Sağlıksız karbonhidrat kaynakları arasında beyaz ekmek, hamur işleri, gazlı içecekler ve diğer yüksek derecede işlenmiş veya rafine edilmiş gıdalar bulunur. Bu maddeler kolay sindirilip kilo almaya, kilo kaybına, diyabet ve kalp hastalığına neden olabilen karbonhidratlar içerir.

Ekstra şekerler gerektiğinde kullanılmak için, glikojene dönüştürülerek karaciğerimiz ve kaslarınızda depolanır.

Karbonhidrat çeşitleri nelerdir?


1- Glikoz: En basit şeker oluşumudur ve bitkiler fotosentez yoluyla üretirler, hayvanlarda glikojene dönüştürülerek depolanır.

2- Nişasta: Çok sayıda glikoz molekülünün bir araya gelerek oluşturduğu bir yapıdır. Arpa, buğday, patates gibi besinlerde mevcuttur. Hayvanlar nişastayı glikoza dönüştürürler.

3- Selüloz: Bitki, mantar ve bakteri hücrelerinde hücre zarının dışında bulunan hücre çeperi selülozdan oluşur. Selüloz hayvanlarda geviş getirenler haricinde yoktur.

4- Glikojen: Hayvan hücrelerinde ve mantar hücrelerin-de fazla glikozun depo şekli glikojendir. Bitkilerde bulunmaz.

Karbonhidratların Özellikleri


Şekerler biyokimyasal yapılarına göre gruplandırılır. Tek, çift ve çoğul yapılı şekerler olarak adlandırılırlar. Bunlar;

Monosakkaritler (Monosakkarit): Basit şekerler, tek yapılı şekerler (Örnek; Glikoz: kan şekeri, üzüm şekeri, Fruktoz: meyve şekeri).

Disakkaritler (Disakkarit): Çift yapılı şekerler (Örnek; Sukroz (sakkaroz): şeker pancarı veya şeker kamışı şekeri, Laktoz: sütün içindeki şeker, Maltoz: tahıl ve baklagillerdeki şeker).

Polisakkarit (Polisakkaritler): Çoğul yapılı şekerler (Örnek; Nişasta: bitki tane, tohum ve yumrularındaki şeker, Selüloz: bitkilere destek görevi yapan insanların sindiremediği çoğul şeker, Glikojen: hayvan ve insan vücudunda olan karbonhidrat).

Birleşik karbonhidratlar (çoğul şekerler yapısındadırlar): Karbonhidratlarla proteinlerin birleşmesiyle oluşurlar. İnsan vücudu tarafından yapılırlar. Kan grupları olan A, B ve Rh bu tip birleşik karbonhidratlardır.

Karbonhidratların Görevleri


Karbonhidratlar  karbon, hidrojen ve oksijen moleküllerinin bitkilerin güneş yardımı ile oluşturdukları maddelerdir. Bu maddeleri bir arada tutan bağlarda enerji vardır. Dolayısıyla şeker molekül yapısı tekrar karbondioksit ve suya yıkıldığı zaman ortaya enerji çıkacaktır. Bu enerji miktarı 1 gram karbonhidratta 4 Kaloridir. Bitkiler her oluşturdukları şeker ile havadaki karbondioksiti alıp, oksijen vermekte böylece havayı temizlemektedirler.

Bir basit şeker kendi benzeri veya başka tip bir monosakkarit ile birleştiğinde disakkarit, ikiden fazla yapı ile birleştiklerinde polisakkarit olarak adlandırılır. Çok yapılı şekerler polisakkaritlerdir. Bu şekerlerin içine aminoasit gibi başka maddeler girdiğinde birleşik karbonhidratlar olmaktadırlar.

Glikozu, fruktozla birleştirdiğimizde oluşan şeker, sukroz diğer adıyla sakkarozdur. Sukroz şeker pancarından elde edilen ve kullanmakta olduğumuz şekerdir. Eğer iki glikoz birleşecek olursa elde edilen disakkarit, maltozdur. Süt şekeri ise, glikoz ve galaktoz adlı basit şekerlerden oluşmaktadır. Polisakkaritler (çoklu şekerler), dizi dizi değişik basit şekerlerden (monosakkaritlerden) oluşmaktadır.

Hücrelerimizde karbonhidratların enerjiye dönüştürebilmesi için bu şekerler monosakkarite dönüştürmesi gerekir. Kısaca karbonhidratları enerji için kullanırız. Böylece hücrelerimizde karbonhidratlar kullanılabilirler. Hücrede enerji, mitokondrilerde genellikle oksijen kullanılarak oluşturulur. Hücrede enerji olarak ortaya çıkan ATP’dir.

Ayrıca, gerektiğinden fazla karbonhidrat alındığı durumda şekerlerin bir miktarı glikojen olarak kalanı ise harcanmazsa yağ olarak depo edilmektedir. Besinlerle aldığımız maddelerin belirli oranlarda dengede olması zorunludur. Fazla alım söz konusu olduğunda şişmanlık kaçınılmaz olacaktır. Ve ardından obezite başlar.

Karbonhidratların besinlerimizde belirli bir dengede olması gerektiğinden, eğer besinde dengesiz oranda yağ, protein var ise bu durumda farklı oranda gıdalarla tüm besinin dengelenmesi gerekir. Proteinden zengin besinleri; karbonhidrat ve yağ ile, karbonhidrattan zengin gıdayı; protein ve yağ ile, yağdan zengin gıdayı; protein ve karbonhidratla dengelemeliyiz. Ancak bu dengede en yüksek oran karbonhidrat olmalıdır. Çünkü  enerjimizi karbonhidratlardan elde ederiz.

Unutulmamalıdır ki sindirilemeyecek ve hatta zararlı olan karbonhidrat tiplerinin tüketilmesi, yarar yerine zarar verecektir.

Basit ve çift şekerler tatlıdırlar. Ancak her bir şekerin tatlılık derecesi farklıdır. Meyve şekeri (fruktoz) pancar şekerinden tatlı iken, süt şekeri (laktoz) daha tatsızdır. Bu yapıdaki karbonhidratlar suda kolay erirken, nişasta gibi çoğul yapıdaki şekerler suda zor çözünürler. Ancak nişasta ısı altında pişirilecek olursa, parçalanarak çift ve basit şekerlere dönüşerek suda çözünürler. Ayrıca kompleks şeker bulunan gıdaların tüketilmesi azar azar daha fazla enerji sağlar.

Nişastanın su çekme özelliği (ozmotik basıncı) az iken, pişerek parçalanınca su çekme kapasitesi yüksek olan basit ve çift yapılı şekerlere dönüşür. Nişasta, suyu yapısı içine çekerek koyulaşır ve pelte şekline döner. Nişastanın üstüne iyot döküldüğünde mor renk alırken, piştikten sonra parçalara ayrıldığından mor renk oluşmaz.

Basit şekerler mayalandığında karbondioksit ve etil alkol oluşur. Üzümden şarap yapılması bu fermantasyon temeline dayanır.

Şeker ile proteinler bir arada uzun süre kaynatılacak olursa, aminoşeker oluşur ve sindirimi zorlaşır. Özellikle sütün fazla kaynatılması bu açıdan sakıncalıdır. Ayrıca pastörize edilmiş sütler kaynatılmamalıdır.

---> Probiyotikler ve Prebiyotiklerin Sağlık İçin Önemi <---

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder