25 Mart 2017 Cumartesi

Lahana Hakkında Bilgiler












Lahana (Brassica oleracea)


Turpgiller ailesinden (Familia: Brassicaceae) bir yıllık tohumla üretilen bir bitkidir. Brassica kolza tohumu, lahana, karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası, şalgam, çeşitli hardal ve yabani otları da içeren yaklaşık 100 tür içerir.

Lahananın Yararları Nelerdir?


Lahana turşusu, yani, mayalanmış formdaki lahana, geniş bir mutfak kullanımı ve iyileştirme özelliğiyle en besleyici yararlanma yöntemidir ve  tüm dünyada yaygın bir probiyotiktir. Araştırmalar lahana turşusu ailesindeki herhangi bir sebzenin en yüksek antioksidan profiline sahip olduğunu göstermektedir. Bu antioksidanlar, detoksifiye edici enzimleri uyarır ve bitkinin çeşitli kanser türlerini önleme yeteneğini belirler.

Diyete lahana ilave etmek akciğer, mide, kolon, prostat ve meme kanseri riskini azaltabilir. Mide ağrısı, aşırı mide asidi, mide ve bağırsak ülserleri ile osteoporozun önlenmesi için kullanılmaktadır. Lahana suyunun peptik ülserleri hızlı bir şekilde azalttığı da gösterilmiştir. Lahana suyu sağlıklı sindirim için gerekli olan mide asidi üretimini uyarır.

Lahana günlük K vitamini ihtiyacının% 85'ini içerir ve önemli miktarda demir, C vitamini ve lif sağlar. Lahanada bulunan yüksek miktarda B-vitaminleri, yüksek enerji düzeylerini destekler ve Alzheimer hastalığı ile ilişkili alanlarda beyin büzülmesini yavaşlatabilir. İskorbüt Hastalığı'nı önleyebilecek yüksek bir C vitamini kaynağı içerdiğinden ve dondurulmadan korunabildiği için uzun yolculuklarda lahana turşusu tüketilmektedir.

Lahana yaprağı ayrıca anti-inflamatuar bir kompres olarak kullanılabilir ve emzirme sırasında meme şişmesini azaltmak için kullanılır.

Lahana buğulama, haşlama veya çiğ olarak da tüketilebilir. Çiğ tüketiminde lahanayı sirkeyle ıslatmak gazı azaltabilir.

Lahana Turşusu


Sindirim sistemi için yararlı bakteriler olan laktobasili içeren fermente lahanadır. Rendelenmiş lahana, tuz, su ve diğer isteğe bağlı baharatlarla birleştirilerek üretilir.

Turpgiller Ailesi Nelerdir?


1.Brokoli


Brokoli önemli anti kanser etkisi olan sulforapan ve indol fitobesinlerini içerir. Brokoli ve domates ayrı ayrı kansere karşı koruma sağlayan iki sebzedir, özelikle ikisini kullanarak yapacağınız çorba ile prostat kanserini de engellemiş olursunuz. Brokoliyi bol domatesle pişirmeniz yeterlidir.

Yaklaşık 20 yıldır birçok fitobesinin antioksidan olarak çalıştığı ve serbest radikalleri karşı DNA'yı koruduğu ve kolestrole iyi geldiği biliniyordu. Ancak yeni araştırmalar brokolideki fitobesinlerin çok daha derin bir seviyede işe yaradıklarını gösterdi. Bu bileşenler vücudumuzda detoks işlevide görür.
Yapılan araştırmalar sulforapan açısından zengin brokolinin tüketiminin ülserin ilk nedeni olan H. Pilori enfeksiyonunu önleyebileceği ortaya çıkmıştır. Sulforapan güneşten zarar gören cildin onarılmasında da yardımcı oluyor. Bu da brokoli tüketiminin cilt kanseri riskini azaltabileceği anlamına geliyor.

Bunlara ek olarak brokoli kalp hastalığı riskini önemli derecede azaltır.Pişmiş 250 gram brokoli, içerdiği 74 mg kalsiyum ve 123 mg C vitamini nedeniyle kemikleri güçlendirmek açısından da faydalıdır. İçerdiği C vitamini ve ayrıca 1359 mcg beta karoten ve az miktarda çinko ve selenyum sayesinde bağışıklık sistemini de güçlendiriyor.

Hamileyseniz mutlaka brokoli yiyin. 250 mg brokoli 94 mcg folik asit sağlıyor. Folik asit olmazsa fetüsün sinir sistemi hücreleri gerektiği şekilde bölünmüyor.

2.Karnabahar


C vitaminin açısından oldukça zengin olan karnabahar da ayrıca  folat, B5, B6 vitamini ve potasyum, manganez ve omega-3 yağ asidi içinde iyi bir kaynaktır. Lif içeriği yüksek ve düşük kalorilidir. 100 gramında; 27 kalori içerir ve diyet için mükemmel bir seçimdir.

124 gram karnabahar, günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 91,5’ini, folatın yüzde 13,6’sını ve diyet lifinin de yüzde 13,4’ünü karşılar.

Karnabahar, içeriğindeki indol, bioflavonaid ve diğer maddeleri ile anti-kansorejen etki gösterir. Prostat, kolorektal ve akciğer kanseri risklerini azaltır. Pişirme ile folatın kayıp olsa da salata yapılarak tüketiminde kayıp önlenebilir. Tüm lahana grubundaki besinler gibi enzimlerin aktivitelerini artırarak, karsinojen maddeleri yok eder. Özellikle içerdiği sulforapan ve izotiyosiyanat ile karaciğer aktivitesini artırıp toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlar.

3. Lahana


Diyet lifinin, manganez, folat, B6 vitamini, potasyum ve omega-3 yağ asitlerinin çok iyi bir kaynağı olan lahana aynı zamanda B1 (tiamin), B2 (riboflavin), kalsiyum, A vitamini ve proteinin de iyi bir kaynağıdır. 100 gramında 24 kalori içerir. 150 gram beyaz lahana günlük K vitamini ihtiyacının yüzde 91,7’sini, C vitamini ihtiyacının ise yüzde 50,3’ünü karşılar. Diyet uygulamalarında çokça tercih edilen lahana çorbası yapımında kullanılır. Ayrıca sindirim sistemini düzenler ve bağışıklığınızı artırır.
Lahana iyi bir C vitamini kaynağı olmasının yanı sıra, içeriğindeki indol, bioflavanid, monoterpenler ve diğer maddelerle tümörlerin büyümesini engeller ve hücreleri serbest radikallere karşı korur. Özellikle akciğer, mide ve kolon kanserine karşı koruyucudur.

Yapılan birçok farklı çalışmaya göre bu gruptaki sebzelerden özellikle lahananın düzenli tüketimi, kadınlarda meme kanseri riskini önemli ölçüde azalttığı gözlemlenmiştir. Lahana, vücuttaki östrojenin de etkisini artırır. Kanser oluşum riskini azaltmak için lahanagiller olarak adlandırılan sebzelerden; günde 3-5 porsiyon tüketilmelidir.

4.Brüksel Lahanası


C vitamini, K vitamini, folat, beta karoten, B6, B1 vitamini ve diyet lifinin çok iyi bir kaynağı olan brüksel lahanası aynı zamanda potasyum, manganez ve omega-3 yağ asitleri, demir, fosfor, magnezyum, B2, E vitamini, bakır ve kalsiyumdan da zengindir. 100 gramında 63 kalori vardır.

156 gram Brüksel lahanası günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılar. Brüksel lahanası; kolonda kanser hücrelerinin gelişimini yüzde 47-52, akciğerdeki gelişimini yüzde 27-67 oranında azaltır ve kesin bir şekilde akciğerdeki kanser öncesi lezyonlarını yüzde 85-91 arası küçültür.
Cilt sağlığı için önemli bir antioksidan olan C ve A vitaminini yüksek miktarda içermesi, cildinizi korur ve sağlıklı kılar.

Aynı grupta bulunan diğer sebzelerle benzer fayda göstermesinin yanı sıra, özellikle hamilelikte bolca tüketilmesi faydalıdır. Ayrıca bebeğinizin sağlığına da katkıda bulunur.

--->Probiyotiklerin ve Prebiyotiklerin Sağlık İçin Önemi<---

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder