17 Mart 2017 Cuma

Obezite ve Şişmanlık




Obezite


2000 yıl önce Hipokrat ilk kez obezitenin sağlığa olumsuz etkilerini ortaya koymuş olsa da gerçeğin anlaşılması ancak 20. yüzyılın sonlarında gerçekleşti.Bugün artık obezite fizyolojik, psikolojik, hormonal, metabolik, organik, sistemik, estetik ve sosyal etkileriyle yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmekte.

Çocuklarda Obeziteye Dikkat


Çağımızın en büyük problemlerinden biri olan şişmanlık, gelişmiş ülkelerin orta ve az gelirli kesimlerinde , gelişmekte olan ülkelerin ise orta ve yüksek gelir düzeyli tabakalarında daha çok görülür. Genel de gelişmiş ve gelişmek de olan ülkelerin çocukların da bu hastalık görülmeye başlandı.En çok dikkat edilmesi gereken grup da bu grup gibi duruyor.Çok yoksul kesimlerde pek görülmez .obezite gelişmiş ülkelerin çoğunluğunda büyük bir ekonomik yüktür. Krıner kalp hastaların % 30′da ,şeker hastalarının(diyabet) % 75′de obezite vardır.
Türkiye' de obezite görülme oranı erkeklerde %20  kadınlar da %41 ' dir.

Obezitenin Nedenleri


Obezite , vücutta aşırı yağ birikimi olarak tanımlanır.Ortalama ağırlığa sahip erkeklerde , vücut yağının oranı %15-18 arasındadır.Kadınlarda ise bu oran daha yüksek olup %20-15′dir.

Şişmanlık her yaşta görülür.Yaşla şişmanlık artar ve orta yaşta doruk düzeyini bulur.Ancak 55 yaşından sonra azalmaktadır.Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir.Bunun en önemli nedenlerinden biri gebeliktir.Gebelik esnasında alınan kilonun bir kısmı doğumdan sonra verilmeyebilir.Kuşkusuz kadınların kilo almalarının diğer bir nedeni de östrojenin yağ dokusunu artırıcı etkisidir.Ayrıca aktivite de azlık ile beraber, toplantı günlerinde çeşitli ikramların yenmesi başlıca nedenlerin arasındadır.

Ayrıca,
Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları
Yetersiz fiziksel aktivite
Yaş
Cinsiyet
Hormonal ve metabolik etmenler
Eğitim düzeyi
Sosyo – kültürel etmenler
Gelir durumu
Sigara- alkol kullanma durumu
Genetik etmenler
Psikolojik problemler
Sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama
Doğum sayısı ve doğumlar arası süre
Kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar gibi)

Obezite Hastalık mıdır?


Vücuttaki yağ oranını ölçen yöntemler arasında klinikte en çok kullanılanlar,boy ve ağırlığa dayanan yöntemler ile deri kıvrım kalınlığıdır. Klinik uygulamada en pratik olan Beden Kitle İndexsi (BKİ)’dir. BKİ metrekareye düşen kilogram (kg)dır.Burada hastanın kilosu metre olarak boyunun karesine bölünür.Aynı boy ve tartı ağırlığı olan fakat , kasa dokusu fazla olan bir sporcu ile yağ dokusu fazla olan bir obez ayrı tutulmalıdır. Dünya sağlık örgütü (WHO)tarafından belirtilen sınıflamada ;30 kg /metrekare veya daha yüksek BKİ obezite varlığını gösterir. BKİ 25′den yüksekse ve bel çevresi kadınlarda 80 cm erkeklerde 94cm’yi aşıyorsa kişi risk altındadır.

Obezitenin Tedavisi


Doğru beslenme ;büyüme ,yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besin öğelerinin yeterli ve dengeli olarak alınmasıdır. Beslenmek hiçbir zaman karın doyurmak anlamına gelmez.Sağlıklı bir yaşam yeterli ve dengeli bir beslenme ile mümkündür. Yeterli beslenmek için vücudumuzun büyümesi,yenilenmesi ve üretken olarak hayatımızı sürdürebilmek için gerekli olan besin öğelerin her birinden yeterli miktarda almamız gerekir. Vücudun ihtiyaç duyduğu enerji;
- % 55-60 karbonhidrat,
- % 15-20 protein ,
- % 25-30 yağdan gelecek şekilde ayarlanmalıdır.

Beslenme tedavisinin amacı; bireyin yaşına ,cinsiyetine,fiziksel aktivitesine,yaşam şekline ve fizyolojik durumuna uygun besin ögesi gereksinimlerini sağlamak , doğru kalıcı ve sağlıklı beslenme alışkanlığını kazandırmak, hedeflenen ağırlığa planlanan sürede ulaşmak ve geri ağırlık kazanımını önlemektir.Beslenme obezite tedavisinin birinci basamağını oluşturur. Zayıflama kesinlikle konusunun uzamanı bir doktor tarafından planlanmalı ve kişiye özel olmalıdır.Tedavinin başarısı ,hastanın tedaviye istekli katılımı ,bilinçli ve sabırlı olması,tedavinin hastaya özgü olması ve doktorla hastanın iyi bir iletişim içinde olmasına bağlıdır.Hedefler sadece ideal kiloya erişmeye değil,erişilen kilonun korunmasına odaklanmalıdır.Bu nedenle , gerçekçi,ulaşılabilir ve korunabilir hedefler belirlenmelidir. Bireyin haftada 0,5-1 kg ağırlık sağlayacak şekilde enerji kısıtlaması yapılmalıdır. Kişinin ortalama olarak bir günde aldığı kaloriden 500-1000 kcal eksitilmesi haftada 0,5-1 kg kaybına olanak sağlar.Kısa sürede hızlı ağırlık kaybını sağlayan çok sınırlı enerji diyetleri ,yağsız vücut kitlesi kaybına geri ağırlık kazanımının hızlı ve fazla olmasına neden olmaktadır. Ayrıca bu tür yanlış uygulamalar ,daha sonra planlanan doğru zayıflama programının başarı şansını azalttığından çok sakıncalıdır.

Karbonhidrat Gerksinimi


Enerjinin %55-60′ı karbonhidratlardan sağlanmaktadır.Bum miktarın çoğunluğunun posa içeriği yüksek olan besinlerden alınması tavsiye edilmektedir.Bunun için yeterli miktarda sebze ve meyve tüketilmeli,meyve suyu yerine meyve,beyaz ekmek yerine kepekli veya çavdar ekmeği tercih edilmeli,kuru baklagiler yeterli sıklıkta tüketilmelidir.

Protein Gereksinimi


Günlük olarak belirlenen %15-20’sinin proteinlerden gelmesi önerilmektedir. Proteinin yeterli miktarda alınması;tokluk hissi sağlaması yağsız vücut kütlesinin korunumu ve özellikle gebelik emziklilik dönemiyle ,çocukluk döneminde doku yapımındaki olumlu etkileri nedeniyle etkilidir.

Hatalı Zayıflama Diyetleri


Günlük enerji alımının kısıtlanması, şişmanlık tedavisinde en uygun yöntemlerden birisidir. Ancak bu amaçla kontrolsüz olarak kullanılan ve kısa sürede hızlı ağırlık kaybını hedefleyen çok düşük kalorili beslenme programları ile bilimsel olmayan birçok programlar çeşitli sorunlara neden olmaktadır.
Hatalı zayıflama programların özellikleri şunlardır:
- Kişiye özel olmayan programlar,
- Kısa sürede hızlı kilo kaybı programlar (bu tür programlarda ağırlık kaybı kısa sürede sağlanabilse de ağırlık kaybı nedenyle ulaşılan ağırlığın korunması mümkün olmamaktadır.)

Beğendiğiniz yazıları aşağıdaki sosyal imleme sitelerine gönderebilir veya e-mail ile arkadaşlarınıza ulaştırabilirsiniz.

"Buradan obezite tedavisi konumuza ulaşabilirsiniz."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder