2 Kasım 2017 Perşembe

Depresyon Çeşitleri


Depresyon günümüz dünyasında çokça karşılaşılan ve bazen kronik bazen gelip geçici bir psikolojik rahatsızlıktır. Yazımda da depresyon çeşitleri nelerdir, neden depresyona gireriz, nasıl tedavi ederiz, depresyon ilaçları faydalı mıdır gibi sorulara cevaplar aradım. İyi okumalar.

Depresyon Çeşitleri


Herkesin bazen kendini yalnız, yorgun ve üzgün hissedebilir hatta yalnız da kalabilir, yoruladabilir. Ancak bahsettiğim bu yalnızlık , bitkinlik ve kederli hal kronikleştiği anda mesele yalnızca üzgün olmak, yalnız olmak veya yorgun olmanın ötesine geçer.
Tüm depresyonların sebepleri elbette ki aynı değildir. Distimi adıyla bilinen kronik depresyon ve majör depresyon en çok karşılaşılan depresyon çeşidi olmakla birlikte, kendine özgü bulguları ve tedavi yöntemleri olan farklı depresyonlar da hali hazırda vardır.


Primer Depresyonlar


Primer depresyonlar sebepleri itibariyle, yaşanan belirtilerin birbirine göre farklılık arz etmesi, tedaviye verdikleri tepkilerin farklılığı primer depresyonları birçok alt sınıflara ayrılmışlardır. Bu depresyon tiplerinde en belirgin yaşananı ve önem arz edeni “endojen depresyon”dur. Bu şekil, bünyesel-biyolojık nedenleri bulunmaktadır. Endojen depresyonu da dört ana kategoride incelenmektedir. Bunlar:


  • Ürkeklik, çekingenlik, toplum hayatından uzaklaşma, girişkenliğin kaybı, uyku bozukluğu ve çok erken uyanma, beslenme bozukluğuna ve iştah kaybına bağlı olarak ortaya çıkan kilo kayıpları ve şiddetli suçluluk gibi duygu halleri gösteren hal.
  • Depresyonun bu şeklinde kişinin çevresinden ve olaylardan gelen stres faktörü ile negatif bir ilişkisi olduğu belirtilir.
  • Özellikle yaşlılıkta ortaya çıkan şekildir. Yaşlılıkla beraber gelen bir seri metabolik değişikliğe bağlı olması muhtemeldir.
  • Kişilik yapısı ile ilgilidir. Doğuştan gelen bir kişilik yapısı bozukluğu ve ya sapmasının kişide çevresi ile uyum bozukluğu yapması sonucu ortaya çık mış bir küskünlük ve davranış bozukluğu olarak kabul edilir.


Sekonder Depresyonlar


Sekonder depresyon yaşandığı durumlarda esas mesele başkadır. Depresyon psikolojik esas hastalığın yanında görülen bir belirti olarak gözlemlenir. Şizofrenler de görülen depresif haller, bir beyin sarsıntısında ortaya çıkan depresif- görünümler, bir zehirlenme halinde rastlanan durgunluk halleri bu depresyon türündendir.

Sekonder depresyonlar, primer olanın aksine, beraberinde bulunduğu asıl hastalığın gidişi ile yakından ilintilidir. Birinci sebebin ortadan kalkması halin de sekonder depresyonun kendi kendine geçebildiği gibi, birinci hastalığın gösterdiği değişimle paralel olarak kendiliğinden var olabilir veya ortadan kalkabilir.

Unipolar ve bipolar kavramları ilk defa 1962 senesinde Leonhard, Korff ve Schulz adında ki üç araştırıcı tarafından teklif edilmiştir. Bir bölümü hastaların zamana yayılan depresif nöbetler ve zaman zaman aşırılık nöbetleri gösterdiği dikkati çekmiş ve bazı hastaların ise ya sadece depresyon veya sadece aşırılık halleri içine girdiği görülmüştü. Bir grup araştırıcı yalnızca benzer türden hastalık geçirme durumunu ayrı bir hastalık olarak incelenmesi gerektiğine ve ardarda aşırılık ve depresyon geçirme durumunun ise ayrı bir hastalık olduğunu düşünmekteydiler. Unipolar deyimi hernöbetli depresyon veya aşırılık olan haller için kullanılan ve bipolar kavramıysa aynı hastada farklı sürelerde hem depresyon hem de manik nöbetlerin yaşanması noktasında kullanılmıştır.

Unipolar depresyonlar çoğunlukla 40 yaşlarda karşılaşılan bir rahatsızlıktır. Hısım-akrabada görülme ihtimali azdır. Nöbet aralıkları oldukça uzundur ve bir insa nın hayatında birkaç nöbeti geçmez.
Bipolar depresyonda hem depresif hem de manik devre ortaya çıkar. Bazen çok kısa aralıklarla hasta birinden diğerine geçebilir. Başlama yaşı ortalama 25 yaş olarak söyleyebiliriz. Bir kişi hayatında çok sayıda manik-depresif nöbet de geçirebilir.

Depresyonların sınıflandırılmasında son radde, Amerikan Psikiyatrı Cemiyeti “APA”nın 1952 senesinde başlayan dört kitaptan oluşan bir sınıflamadır. DSM kısaltılmış ismi ile tanınan bu kitapların her biri DSM-I, DSM-II, DSM-III, DSM-IV olarak adlandırılmıştır. DSM adı, Diagnostıc Statıs-tical Manual kelimelerinin baş harfleri alınarak yapılmıştır. Istatistik Teşhis kitabı anlamına gelmektedir. Bu kitapta hastalıklar belirli gruplarda toplanmaktadır. Bir hastalıkta mutlaka bulunması gereken belirtiler, bulunmaması gereken belirtiler ve eşlik edecek belirtiler açık ve kesin bir şekilde ayrılmıştır. Bu sınıflamanın yapılmasında Adolf Meyer’in psikobilojik görüşlerinden önemli ölçüde istifa de edilmiş, bunun yanı sıra psikiyatrik hastalıkların uluslar arası sınıflandırılması da dikkate alınmıştır. DSM sınıflamasının yapılmasında.amaçlanan faydalar, aşağıya birkaç madde halinde çıkarılmıştır:


  •  Hastalığın kolay teşhisi ve tedaviye başlamada vakit kazanma.
  • Psikiyatrik hastalıkların sınıflamada ki gerçek yerlerini almaları.
  •  Uygulamacı ve araştırmacı hekimler arasında ortak kavramların geliştirilmesi ve ortak bir dilin konuşulması.
  • öğretim kolaylığı sağlanması
  • Daha önce kullanılmakta olan ve ICD-9 olarak tanınan sınıflama ile bir uyum ve uygunluk sağlama arzusu.
  • Psikiyatriye her gün anlaşılmayan yeni kelime ve kavramların sokulmasını engellemek.
  •  Daha yüksek anlatım gücünde kelime ve kavramların kullanılmasını yaygınlaştırmak.
  •  Özellikle adli psikiyatrik olaylarda teşhislere açıklık ve kesinlik getirmek.

Bu kısa tanımlamadan sonra DSM-IM’e göre yapılmış olan bir depresyon sı nıflaması görüyoruz.

DSMIII Affektif Duygusallık hastalığını üç grupta toplamaktadır.



  1.  Majör affektif bozukluklar.
  2.  Spesifik-kendine göre özellikleri olan affektif bozukluklar.
  3. Atipik-başka hastalıkların beraberliğinde görülen ve belirtileri değişik ola bilen depresyonlar.


1- Majör affektif bozukluklar: İki gruba ayrılmıştır, her grup da kendi arasın da alt gruplar oluşturulmuştur.
A. Bipolar bozukluk.

  •  Karışık “mixed” şekiller.
  • Manik “manic”. Aşırılıkla beraber olan şekil.
  •  Depresif-depresyonlu şekil.

B. Majör depresyon.

  • Bütün hayat boyu görülmüş tek depresyon nöbeti. 
  •  Çok sayıda tekrarlayan depresyon nöbetleri.


2- Diğer spesifik affektif bozukluklar.

a- Siklotimik bozukluk. Belirli devrelerde ortaya çıkan şekil,
b- Distimik şekil. Bu şekil depresif nöroz olarak da bilinmektedir.

3- Atipik affektif bozukluk.
 a- Atipik bipolar bozukluk
, b- Atipik depresyon.


 Şimdi de depresyonların bir hastalık tablosu içindeki görünümlerinden söz etmekte fayda var. Bu bölümde depresyonların değişik şekilleri derinlemesine söz edilecektir. Psikotik Depresyon Kronik
Saf bir sıkıntı nörozunda aşağıya çıkarılmış olan belirtiler bulunmalıdır.

  1. Motor gerginlik hali.Belirtileri gerginlik, adale ağrıları, adalelerde kasılmalar, gevşeyememek, yorgunluk, göz kapaklarında oynama ve seyirmeler, huzursuzluk, kolayca uyarılabilme, gergin bir yüz ve ifade, hızlı ve sesli bir solunum.
  2.  Anlamsız beklentiler.Kısace Belirtileri Her an kötü bir şey olacağı hissi ve beklentisi, en dişe, tedirginlik, sıkıntı, ağızda anlaşılmaz mırıldanmalar, bayılma ve ölme korkusu, her an kötü bir şey olacağı korkusu, aile bireylerinden herhangi birine gelecek bir kötülük veya zarar endişesi.
  3. Bitkisel sinir sistemi bulguları. Terleme, kalpte hızlanma ve vuruntu, so ğuk ve ıslak eller, ağız kuruluğu, baş dönmesi, boğaz kuruluğu, ses kısılması, sık sık idrara çıkma hali, midede yanma, acılık ve karışılık hissi, sıcak basması, solukluk, nabız sayısının yükselmesi.
  4.  Bir çeşit uyanıklık ve alarm hali. Dikkatin aşırı artması ve beden görevle ri üzerinde yoğunlaşması. Buna rağmen hastanın görüş ve kavrama keskinliği nin kaybolması, uykuya geçişte ve uyumada güçlük, yorgunluk.

Bu hastalık da tıpkı panik halinde olduğu gibi fizik hastalıklar, özellikle kahveye aşırı düşkünlük ve organik zihin hastalıklarının seyrinde ortaya çıkan belirtilerle benzeyebilir. Ancak bugün için hastalığın hazırlayıcı sebepleri tam olarak bilinmemektedir.

Depresyon çeşitleri yazımızın sonuna gelmiş bulunuyoruz. Yazımdan faydalandığınızı düşünüyorsanız meseleyle ilintili olan;
Depresyon İçin Sarı Kantaron yazımı okumanızı öneririm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder