28 Nisan 2017 Cuma

MENEPOZ HASTALIĞI


Menepoz Hastalığı


Menopozun görülme yaşı ortalama 51'dir. Hiç doğum yapmamış kadınların, menopoza daha erken girme riskleri vardır. Menopoza girme yaşının kalıtsal olduğu, genellikle anne ile kızın aynı yaşlarda menopoza girdiği düşünülüyor. Beslenme bozukluğu olan ve vejetaryen beslenme tarzını benimseyen kadınların, nispeten daha erken yaşlarda menopoza girmeleri beklenir. Düşük kilolu kadınlar da, menopoza daha erken girme eğilimindedirler.

Menopoz Dönemi Nasıl Anlaşılır?


  • Deniz seviyesine göre daha yüksek yerde yaşayanlar, menopoza daha erken girerler.
  • Düzenli spor yapan bayanlar, daha geç menopoza girerler.
  • Beslenme, içki, sigara, uyku düzeni, stres gibi düzensiz hayat süren kadınlar, daha erken menopoza girerler.

Menopozun Belirtileri


Erken menopoz, 35 yaşın altında menopoza girilmesi durumudur. Erken menepoza giren kişilerde, doğumdan iki yaşına kadar oluşturulan yumurta hücresi sayısı, genele göre azdır; veya geçirilen çeşitli hastalıklar, stres, tedavi amacıyla kullanılan bazı ilaçlar sonucu bu yumurtalar hasar görmüştür. Cerrahi menopoz ise, ameliyat ile yumurtalıkların alınmasıyla oluşan menopozdur.

Türkiye’de menopoza girme yaş ortalaması 46'dır. Menopozla birlikte östrojen hormonunun azalması, bazı değişimlere neden olur. Menopozun belirtileri her kadına özgü olarak gelişir. Bu belirtiler bazı kişilerde hiç görülmeyebilir; ya da çoğu bir arada görülebilir. Menopoz belirtileri erken, orta ve geç dönem olmak üzere üç aşamada değerlendirilir. Erken dönemde ortaya çıkan belirtileri fiziksel ve -psikolojik olmak üzere iki başlık altında toplamak mümkündür. Zaman zaman hissedilen sıcak basmaları ve bu ısı artışına bağlı olarak yüz ve boyunda kızarmalar ve terlemeler, ayrıca iklim koşullarından bağımsız gece terlemeleri (gece yarısı meydana gelen ve bazen uykudan uyandıran sıcak basmaları) kadınların dörtte üçünde görülür. Ara ara gelen kalp çarpıntıları, sık tekrarlayan baş ağrıları ve sebepsiz baş dönmeleri ile bazen buna eşlik eden mide bulantıları da sık karşılaşılan fiziksel belirtiler arasındadır. Psikolojik belirtiler daha çok yakınma veya şikayet biçiminde dile getirilir. Zihin karışıklığı, dikkat toplayamama, düşünce ve hareketlerde yavaşlama, unutkanlık, sinirlilik ve alınganlık ile huzursuzluk, uykusuzluk ya da depresyon gibi duygusal değişmeler olabilir. Bu yakınmalara genellikle fizik kondisyondaki yetersizlik, halsizlik ve kolay yorulma hissi de eşlik eder. Kişiler, olaylar ve durumlar karşısında kendilerini psikolojik olarak yetersiz hissedebilirler. Belli bir somut nedene bağlı olmayan ağlama nöbetleri olabilir. Bu genel huzursuzluk hali cinsel yaşama da yansıyabilir ve cinsel istekte (libido) azalış yada tam tersi artış olduğu farkedillir.

Orta Dönemde Görülen Menopoz Belirtileri


Orta dönemde fiziksel olarak, memelerde ve genital organlarda gerilemeye bağlı belirgin değişiklikler baş gösterir. Meme dokusunda gevşeme ve buna bağlı sarkma; rahim ile yumurtalıkların boyutlarında küçülme ve yine sarkma oluşabilir. Klitoris ve küçük dudaklar boyutça gerilerken, gevşeyip sarkarlar. Vagina iç duvarı ve vulva derisi incelir; buna vücut genelinde derinin kuru ve ince bir karakter kazanması da eşlik eder. Saçlar kuruyup dökülürken kol ve bacaklar gibi vücudun diğer bölgelerinde kıllanma artışı gözlenir. Bazen de vücut tüylerinde azalma ve incelme olabilir.

Orta Dönemde Görülen Menopozun Nedenleri


Hipertansiyon, sigara kullanımı, migren, metabolik hastalıklar, uzun süre yatılması gereken operasyonlar. Menopoz sözcüğünün gerçek kelime anlamı ‘son adet kanaması’dır (Yunanca kökenli Meno: Ay, Pause: Son anlamına gelir). Menopoz, kadınlarda ergenlik çağı ile başlayan ve düzenli aralıklarla tekrarlanan adet kanamalarının sona ermesi ve bir daha adet görülmemesi durumudur. Menopoz, hormon dengesinin değişmesi sonucu doğurganlık özelliğinin kaybedildiği bir dönemdir. Menopoz dönemi öncesi ve sonrası ile birlikte her bireyde farklılık gösteren yaşamın doğal bir değişim sürecidir. Menopoz öncesi adet düzensizliklerinin başladığı ve bazı menopoz belirtilerinin görüldüğü yıllar pre-menopoz, menopozdan sonraki dönem ise post-menopoz dönemidir. Birbirini izleyen pre-menopoz, menopoz ve post-menopoz aşamalarına da toplu olarak Klimakterium (Yun. Klimakter: merdiven basamağı) olarak adlandırıır. Daha önce de belirtildiği gibi, menopoza girme yaşı 45-55 yaşları arasıdır.

Sağlıklı Bir Menopoz Dönemi İçin


Nefes alıp-verme egzersizleri kişiye destek ve rahatlık verir. Sağlıklı bir beslenmeye eşlik eden düzenli fiziksel egzersizler, menopozun geç belirtisi olan osteoporoza (kemik erimesine) karşı iskelet sistemini güçlendirecektir (Yun. osteon: kemik; poros: delikli). Menopoz ile birlikte iskeleti meydana getiren kemiklerin mineral yoğunluğu azalma eğilimindedir. Kemiğin içindeki destek dokusu zayıflar. Önlem alınmadığı takdirde kemik dokusu süngerimsi bir hal alır ve vücuda binen yükler sonucunda kendiliğinden kırıklar meydana gelebilir. Özellikle omurlarda, kaburgalarda, kalça kemiğinin başında ve diğer bacak kemiklerinde kırıklar görülebilir. Osteoporoz kadınlarda 25 yaş gibi çok erken bir dönemde başlayabilir. Bu nedenle 25-35 yaşları arasında sahip olunan kemik kütlesi ne kadar fazla ise menopoz sonrası osteoporoz gelişme riski o ölçüde düşük olacaktır.

Menopoz hayatın doğal fizyolojik bir dönemidir ve gerekli önlemlerle sağlıklı ve mutlu yaşanabilir. Ses nispeten kalınlaşır. Vagina iç duvarını kaplayan mukoza tabakasının incelip, biyolojik ve fiziko-kimyasal özelliklerinin değişmesi vaginada vajinit, alt idrar yollarında da sistit gibi iltihaplanmaların sık görülmesine ve bunlara bağlı kaşıntı, yanma benzeri yakınmalara sebep olabilir. Bu değişikliklerle birlikte genital bölge kaslarının da gevşemesi idrar kaçırmaya yatkınlığa yol açabilir. Menopoz sürecinin geç dönem belirtileri kalp-damar sistemi ve kemik metabolizması üzerine olan etkilerinden meydana gelir. Kadınlarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı menopoz sonrasında daha yüksektir. Bunda damar sertliği (ateroskleroz) ve buna bağlı olarak da kalp damarlarındaki (koroner damarlar) daralmanın kalp krizine (miyokard infarktüsü) zemin hazırlaması etkendir. Östrojen hormonu kandaki zararlı yağları azaltırken, yararlı yağları artırmaktadır. Östrojen damarlar üzerinde gevşetici bir etkiye sahiptir. Östrojen damar içinde pıhtı oluşumu riskini azaltarak kalp krizine karşı koruyucu etkide bulunur. Nitekim dışarıdan verilen östrojen hormonunun kalp krizi riskini %25-50 oranında azalttığı görülmüştür.

Osteoporoz risk faktörleri beyaz ırktan olmak, ailede osteoporoz öyküsü (kalıtım), erken menopoz, geç adet görme, zayıflık, çok ve sık doğum, yumurtalıkların ameliyatla alınması, mide-barsak ameliyatları, anti-asit kullanımı, uzun süreli hareketsizlik, spor gibi fiziksel egzersizlerin yapılmaması, uzun süreli yatak istirahati; süt, yoğurt, peynir gibi kalsiyumdan zengin diyetle beslenememe; alkol kullanımı, sigara kullanımı, kortizon tedavisi, heparin alınımı, hipertiroidi, hiperparatiroidi ve Cushing hastalığıdır. Menopoz ile bağlantılı olarak, ortaya çıkan bütün bu belirtilerin ve yakınmaların nedeni yumurtalıkların kadınlık hormonu olan östrojen (Yun. oistros: ihtiras; genos: meydana getirmek) üretimindeki azalma ve sona ermesidir. Nitekim, östrojen içeren ilaç verilen menopozlu hastalarda bütün bu belirtilerin ortadan kalkması veya gerilemesi menopozda asıl etkenin östrojen eksikliği olduğunu göstermektedir. Eksilen hormonların, dışarıdan yerine konması tedavisine Hormon Replasman Tedavisi veya kısaca HRT denmektedir. HRT, yani takviye edici östrojen tedavisi herkese uygulanamaz. Bazı durumlarda östrojenlerin yan etkileri istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Bunların başında nedeni bilinmeyen düzensiz kanamalar, karaciğer hastalıkları, damar tıkanmaları, miyokard infarktüsü, meme kanseri, endometrium (rahim içi dokusu) kanseri. Bazı durumlarda, doktorun bireyi özel olarak değerlendirerek östrojen tedavisine karar vermesi gerekebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder