27 Nisan 2017 Perşembe

Obezite Komplikasyonları


Obezite Komplikasyonları


Obezite hastalık ve ölüm riskini artıran önemli faktörlerdendir. Kardiyovasküler (kalp-damar), solunum, endokrin, gastrointestinal, lokomotor sistemlerde komplikasyonlara ve psikiyatrik bo­zukluklara da neden olabilmektedir. Ayrıca, bazı kanser türlerine de yatkınlık (predispozan) kazandırmaktadır.Yani, Vücut Kitle İndeksi (BMI) arttışı yaşam kalitesidi düşürmekte ve mortalite (ölüm) riskini artırmaktadır.

Obezite Cerrahisi


ABD’de 11869 hemşirenin 13 yıl süresince izlediği obez grupta kardiyovasküler hastalıklar ve kanser nedenli ölümlerde artış saptanmıştır. Kilosu artan kadınlar, bu özellikleri taşımayanlara göre daha fazla koroner kalp hastalığı riski taşıdığı izlemiştir. En düşük risk grubundaki kadınlar ise, 18 yaşına kadar zayıf olup, bu yaştan sonra belirgin bir (5 kg) kilo alıp vermemiş olanlardır.

Vücut Yağ Dağılımının Morbidite Üzerine Etkisi


Obez bir populasyonda hipertansiyon, diabetes mellitus ve hiperko-lesterolemi riskleri, Vücut Kitle İndeksi normal bir populasyona göre belirgin oranda yüksektir.

Abdominal-viseral obezite metabolizmayı bozar. Metabolik bozukluk sendromunun klinik bulguları glukoz intoleransı ve NIDDM, dislipidemi, koroner kalp hastalığı ve hipertansiyondur. Bel-kalça oranı, insülin glukoz dengesi, plazma lipid ve lipoprotein düzeyleri ve kan basıncı önemli bir göstergedir.

Gothenburg çalışmasında 1462 kadın 12 yıl boyunca izlenmiş ve WHR’nin miyokard infarktüsü, anjina pektoris, felç ve erken ölüm oranını artırdığı saptanmıştır. Abdominal obezite ile plazma lipid, lipoprotein konsan­trasyonları ve hipertansiyonla ilişkilidir. Dolayısıyla metabolik parametrelerde, obezite düzeyinden çok, yağ da­ğılımının etkisi daha da belirgindir.

Abdominal obeziteli hastalarda insülin duyarlılığında azalma oldu­ğu saptanmıştır. Kadınlarda WHR arttıkça açlık kan şekeri, insülin ve trigliseridler artmakta, HDL kolesterol düşmektedir.

Viseral yağ kitlesi ile açlık ve post-prandiyal glukoza verilen insü­lin yanıt arasındaki korelasyonun total yağ kitlesi ile olandan daha fazla olduğu saptanmıştır. Yağ kitlesi vücudun üst tarafında toplanmışsa, insülin salınımında belirgin bir azalma olur. insülin salınımının azalması ise periferik insülin duyarlılığını azaltır. Kortizol, yağ asitleri ve TNF-oc ile insülin direnci daha da artar. İnsülin direnci ve aşırı miktardaki abdominal yağ kitlesi karaciğere yağ asidi taşınmasını arttırır; bu da insülin direncini arttırır. Yağ asitlerindeki artış ve kortizol ile insülin direnci metabolik sendromdaki dislipidemiden sorumludur. Yani, yağ asitleri ve kortizol, insülin direncini ve VLDL sekresyonunu arttı­rır. Kortizol apo-B sekresyonunu arttırıp LDL’nin metabolizmasını da azaltır. Sonuçta, hiperbetalipoproteinemiye ve felç riskini artırır.

Abdominal obezite ile karşılaştırıldığında jineoid obezitede kar­diyovasküler hastalık riski ve eşlik eden insülin direnci daha azdır. Abdominal obezitenin tedavisindeki amaç ki­lo kaybıyla birlikte, kardiyovasküler hastalık, ateroskleroz, koroner tromboz ve felç risklerini azaltmaya yöneliktir.

Diyabet (Diabetes Mellitus) Nedir?


İnsülin Nedir?


Kan Şekeri Nedir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder