3 Mayıs 2017 Çarşamba

Diş eti Hastalıkları


Diş Eti Hastalıkları


Diş eti hastalıklarını anlatabilmek için, sağlıklı diş eti profili hakkında bilgi vermek gerekir. Sağlıklı diş eti açık pembedir; di­şi ince bir bant seklinde sarar. Dokunduğunuzda, fırçaladı­ğınızda veya sert gıdalar tüketirken (elma, armut, ayva gibi) kanayan diş etidir. Hastalıklı diş eti ise şiş, belirgin derecede kırmızı, en ufak temasta, fırçalama esnasında kanayan diş etidir. Bu duruma kahverengi tartarlar da eşlik ediyorsa, ileri derecede bir diş eti sorununuz var demektir.

Mikroplarda diş eti rahatsızlıklarına yol açarlar buna aşağıda ayrıntılı şekilde değinilecektir.

Diş Eti Rahatsızlıkları Belirtisi


Yemek yediniz, ağzınızda plak oluşturdunuz. Bundan sonra mikroplar hızlı bir şekilde çoğalmaya başlar. 6 saat ge­çer, 12 saat geçer, uykunuz gelir hala dişlerinizi fırçalamadınız ve böylelikle 24 saati doldurdunuz. Bu arada plak içindeki mikroplar sizin kadar tembel davranmaz. Ürer, ürer, ürer… Yediklerinize afiyetle ortak olur, bir taraftan diş ve diş etlerinize zarar veren toksik maddeler­den oluşan atıkları üretir, bir taraftan da yiyeceklerinizi kullanarak dişlerinizi asit yağmuruna tutar. Plak 24 saat­ten fazla orada bırakılırsa tabirimizle, olgunlaşır. Ürettiği atık miktarı hastalıklara neden olacak düzeye yükselir. Bu plak, dişlerimizin çiğneme yüzlerindeki çukur­lar da ve diş eti kenarlarında yoğunlaşır; hatta mikrop bo­yayıcı tabletlerle rahatlıkla görünür hale gelirler.

Nasıl ki elimizin üzeri deri ile kaplıysa, sağlıklı bir diş etinin üzeri de “epitel” dediğimiz bir tabaka ile kaplıdır. Mikrop diş etlerimize yerleşerek bu epitel tabakaya hasar verir ve bu epitelin devamlılığını bozar. Bunu, elinize bir iki damla asit damlatılmasına benzetebiliriz. Yaralanan bölgelerde koruyucu epitel olmadığı için kolay kanayan bir diş etine sahip olursunuz. Bu diş eti hastalığının ilk belirtileri arasındadır; ama henüz hiçbir şey için geç değildir. Tahrişe neden olan plak, yumuşak bir diş fırçasıyla kaldırılırsa diş eti kısa sürede epitelini tamir eder ve kanamayı durdurur. Fakat plağı kaldırmaz ve bu arada beslenmeye de devam edip ağzını­zın asit düzeyini mikropların en sevdiği kıvama getirirse­niz ve atık tüm hızıyla devam ederse, diş etleri bu saldıralara dayanamaz ve tekrar hasar görür.

Öte yandan tükürükteki mineraller plağın üzerine toplanarak ve diş taşı oluşturur. Diş taşları kaliteli değil­dir. Yani kireç taşı gibi gözeneklidir. Bu gözeneklerin içine giren yiyecek artıkları, buralarda birikerek plak oluşmasına sebep olur. Bu gözenekler, mikroplarınız için süper lüks villa gö­revi görür. Fırça darbeleri bile bu villalar içindeki VIP ko­nuklarınızı rahatsız edemez. Diş etinin sorundan kurtula­bilmesi için taşların tümüyle kaldırılması, yapıştığı alanla­rın pürüzsüz hale getirilmesi ve düzenli fırçalanması, hatta doktor tarafından temizlenmesi gerekir. Taşlar içindeki ve diş yüzeyindeki plakların atıkları so­nucu çekilen diş etinin açtığı alanlarda da plak birikir. Böy­lece bir kısır döngü başlar. Diş eti çekilir, çekilen alana plak birikir, oluşan plak diş etinin daha da çekilmesine sebep olur. Şekilde de görüldüğü gibi dişeti, dişi saran kemi­ğin 1 milimetre üzerinden başlar. Diş eti çekildikçe bu me­safeyi korumaya çalışan kemik de hasar görür ve törpülenir. Diş kökleri açığa çıkmaya ve üzerlerinde taşlar oluşmaya baş­lar. Kök ve kemik arasındaki bu olumsuz ilişki sonucunda, dişler sallanmaya ve diş aralan da açılmaya başlar. Kökle­ri saran kemik hem boyuna hem de enine rezorbe olur ya­ni erir. Bu arada vücut da savunma hücrelerini diş etine gönderir. Bunun sonucu diş etleri şişer, kızarır. Bu şişlik, kabarıklık ve kemiğin erimesiyle diş çevresinde bir cep oluşur.

Bu cep içine giren gıda artıkları zamanla burada biri­kir. Bu bölgelere hem fırça ulaşmaz hemde artık fırçalama bir işe yaramaz. Hasta yüzeysel bir fırçalama yapsa bile buraları temizleyemez. Bazen bu cepler bir susam parçasıyla ya da bir domates kabuğu ile tıkanır. Oluşan pislik dışarı çıkmaz ve apse yapar. Hasta birkaç gün ağrı çeker, dişini kullanmaz. Bu arada iltihap kendi kendine boşalır. Kronik iltihap devam etse de hastanın ağ­rısı kesilmiş ona göre dişi iyileşmiştir.

Uzun yıllar bu atıklara maruz kalan diş eti ve çevre do­kular artık geri dönüşü olmayan hasarlara uğrar. Diş eti her dokunuşta, hafif sert gıdalarla bile kanar. Kanama, taşları boyar ve onların siyah kahverengi bir görüntü almasına sebep olarak diş estetiğini de bozar. Bir taraftan da bu kanama ve boşluklarda biri­ken yiyecekler nedeniyle korkunç bir ağız kokusu meydana gelir. Hasta kendi ağız kokusunu fark edemez ama, Türk Medeni Kanunu’na göre ağız kokusu boşanma nedenidir. :)

Diş Eti Tedavisi Nasıl Yapılır?


Tedavide yapmanız gereken ilk şey dişlerinizi düzenli olarak fırçalamak ve mikrop plağı­nızın olgunlaşmasına izin vermemektir. Diş eti tedavisinde temeli, diş eti rahatsızlıklarını ortadan kaldırarak dokuların iyileşmesine izin vermektir. Dişlerinizdeki kalıntıları fırça ve diş ipleri ile plaktan düzenli olarak arındırınız. Daha önce bunları duymamışsanız ve yaşam koşulları­nız sizi bu tür diş eti sorunları ile sizi bu yazının karşısında tutu­yorsa, neler yapılabileceği konusuna devam edelim:

  1. “Sadece dişeti kanaması var, o da fırçalarken oluyor. Aynaya baktığımda biraz kırmızı gözüküyorlar,” diyorsa­nız çok şanslısınız. Bu aşamada sadece diş fırçanızı kalite­li yumuşak bir fırçayla değiştirin ve dişlerinizi düzenli bakımına devam edin. Aynı anda diş ipi kullanımına da aksatmayın. Bir hafta içinde diş eti kanamanız kesilecek ve diş etleriniz pembeleşecektir. Daha önce anlattığımız fırçalama yöntemleri ve ağız-diş bakımı kurallarına uyarsanız tatlı, pembe diş etle­rinizle huzurlu bir şekilde  yaşar gidersiniz. Ne zaman ki bu ba­kımları aksattınız, 3 gün içinde kanama tekrar başlar. Obezitede rejim ve spor yaparak verdiğiniz kilolar nasıl geri dönerse diş eti hastalığınız da fırçalamayı bırakır bı­rakmaz geri dönecektir.
  2. Diş etlerinizde kanama oluyor; elma, armut gibi sert gıdaları ısırdığınızda kan çıkıyorsa ve yer yer tartarlar gö­rülüyorsa ve bazı yerlerde diş eti çekilmesi ya da kırmızı, hafif sis diş etleri tamamlıyor ve yakınlarınız ağız koku­nuzdan zaman zaman şikayet ediyorsa, dişeti hastalığının ileri aşmasındasınız ve düzenli fırçalamaya geçişle birlikte bir doktora mutlaka gözükmelisiniz. Bu durumda gerçek bir diş hekimine düşmüşseniz öncelik­le fırçalamanın önemini anlatan bir nutuk çekecektir size. Daha sonra tartarlarınızın tamamen temizlenmesi için 3-4 seanstan oluşan işlemini yapacaktır. Bu işlemle bir hafta içinde diş etlerinizde gözle görülür bir iyileşme sağlayacaktır, ilk kanama kesilecek, kırmızılıklar pembeleşecek, şişlikler inecek, ağız kokunuz fark edilir oranda yok olacaktır. Eğer dişeti tedavisi yaptırdığınızı sanıyorsanız ve bu arada bu işi tek seansta yaptırmışsanız ve size tedavinizin bittiği söylenmişse ama 10 gün geçmiş olmasına rağmen kana­manız durmamışsa, diş eti tedavisi olmamış; sadece oldu­ğunuzu inanmışsınızdır. Bu da büyük bir olasılıkla korsan bir diş hekimiyle karşı karşıyasınız anlamına gelmektedir. Bundan daha da kötüsü, bu korsan hekimler bu durumdaki bir hastaya sadece antibiyotik gargara yazar ve dişlerini sık sık fırçalamamasını öğütler. Çünkü onlara göre, salla­nan dişler daha da çok sallanır. Böylelikle de kendi dişleri­nizin sonunu kendiniz hazırlamış olursunuz.

Neden diş hekimleri antibiyotik bir gargara ya da diş etlerini besleyecek bir vitamin verip diş eti hastalıklarını te­davi etmiyorlar da “fırçalayın, fırçalayın!” diyorlar? Çünkü diş etleriniz bir begonya ya da Japon şemsiyesi değildir ki vitaminle beslensin. Diyelim ki diş etinizde kanama, ağzı­nızda 200 gr tartarla doktora gittiniz. Doktor size bir anti­biyotik, gargara ve besleyici vitamin verdi. Başka hiçbir şey yapmadan sizi gönderdi. İşte tedaviden şüphe etmenize neden olacak bir durumdur.

Bir uyarım da şu olacak, diş hekimine gittiniz, diş eti hastalığınızla ilgili sizi uyardı ve protezlerden önce diş eti tedavisine ihtiyacınız olduğunu söyledi. Yapabilecekleri dışında sizi üniversiteye ya da tedavi olabileceğiniz bir ye­re gitmeniz konusunda uyardıysa diş hekiminizin gerçekten eli öpülesi bie doktordur. Yukarıda anlattığım ileri derece diş eti hastalığınız olmasına rağmen hekiminiz diş etlerinizden çok, yapılacak porselenlerinizle ilgileniyorsa dikkatli olmanızı gerekir.

Özetlersek, diş sağlığında diş eti kanaması en önemli ve ilk belirtidir. Sağlıklı dişeti dokunmakla, fırçalamakla kanamaz. Diş eti tedavisinde kanama bir hafta ya da 10 gün içinde kesilmelidir. Kanama kesilmiyor ve şikayetleri­niz azalmıyorsa eksik yapılan bir şey var demektir. Sadece diş taşları temizlemesi ile hem tedavi bitmez, hem de sorunlardan kurtulamazsınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder