3 Mayıs 2017 Çarşamba

Kök Hücre Nedir?


Kök Hücre Nedir?


Kök hücreler, insan vücudunda diğer vücut hücrelerine dönüşebilen hücrelerdir. Nerede bir zedelenme veya onarım ihtiyacı görülürse, oraya giderek gereken hücre tipine evrilir ve hasarı onarırlar. Kalp krizi geçiren kalp, karaciğer harabiyeti olanda karaciğere, kemiği kırılan da kırık hattına giderek gerekli tamirata destek olur. Vücutta en fazla olduğu zaman anne karnındaki bebeklik çağıdır. Doku ve organların oluşumunun tamamlandığı İleri yaşlarda sayısı azalır. Hatta, yaşlanmayla beraber doku, organ iyileşmeleri de yavaş ve güçtür.

Kök Hücre Nerelerde Bulunur?


Kök hücreler tüm vücut doku ve organlarında bulunur. Özellikle bebeklerin göbek kordonu, kemik iliği ve kan dokuda.

Tarihte ilk kök hücre tedavisi, kemik iliğinden cerrahi operasyonla alınarak lösemi tedavisinde kullanılmıştır ve hala uygulanmaktadır. Bu tedavinin uygulanması bazı özel şartlara ve yetişmiş personele bağlıdır.

İlerleyen yıllarda vücutta dolaşan kandaki kök hücrelerin de kullanılabileceği anlaşılmıştır. Bunun için önce hastaya hormon verilerek kemik iliğindeki kök hücrelerin hızla çoğalıp kana geçmesi sağlanır. Daha sonra, filtre (aferez) yardımıyla kandan toplanır ve kalan kan vücuda geri verilir. Bu yöntemle üretilen kök hücre sayısı diğer yöntemlere göre daha azdır; fakat uygulanmaktadır.

Son olarak, 80′li yılların başında, yeni doğan bebeklerin kordon kanında da kök hücrelerin bol miktarda bulunduğu ve bu hücrelerin tedavide kullanılabileceği fikri oluşmuştur. Elde edilen kordon kanı belirli koşullar altında toplanıp, dondurularak saklanabilmekte, daha sonra gerek duyulduğunda çözdürülerek kullanılmaktadır. İlk olarak Dr. David Harris, 1992 yılında oğlunun kordon kanını kendi laboratuvarında dondurarak saklamıştır. 1994 yılında dünyadaki ilk kordon kanı bankası Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulmuştur. Daha sonra kordon bankaları yaygınlaşarak binlerce bebeğin kordon kanı bu bankalarda koruma altına alınmıştır. Bu yöntem, kök hücre sağlama ve depolamanın en kolay ve ucuz yöntemidir.

Göbek Kordonu Nedir; Yararı Nedir?


Bebek, anne rahmindeki yaşamını, göbek kordonu ile aktarılan anne kanıyla beslenerek sürdürür. Bu beslenme direk olarak anne damarlarına bağlanarak değil, plasenta (bebeğin-eşi) aracılığıyladır. Plasenta, bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlayan bir yapıdır ve bebeğin doğumuyla birlikte görevini tamamlayarak dışına atılır. Doğumdan sonra rahim için artık gerekmeyen bir dokudur Kordon kanı, bebeğin doğumundan sonra bebek-eşinin içinde kalan kandır. Bu kan kök hücre açısından son derece zengindir. Anne veya bebekten kan direkt alınmadığı için herhangi bir acı hissi veya komplikasyon riski de bulunmaz.

Kordon Kanındaki Kök Hücrenin Avantajı

Yetişkin kemik iliğinden kök hücre elde etmek için, steril cerrahi işlemler gerekir. Bir hastalık tedavisi zorunluluğunda yapılan işlemlerdir. Radyasyon, kimyasallar ve enfeksiyonlar gibi dış etkenler nedeniyle kök hücreler zarar görebilmekte; bu kök hücrelerin sağlıklı bir şekilde üretilerek, tedavide kullanımını engellemektedir.

Oysa göbek kordonundaki kandan elde edilen kök hücre, herhangi bir kimyasalla henüz karşılaşmamış, anne ve bebek açısından hiçbir risk taşımayan, olası bir hastalık durumunda güvenilir ve avantajlı bir yöntemdir. Gerektiğinde çoğaltılması, periferik kan kök hücrelerine göre daha kolaydır. Aile içinde doku uyumu yüksek, ilerde bebeğin kendisi için kullanılmasa da anne, baba veya diğer kardeşlerden biri için hayat kurtarıcı olabilmektedir.
Bu nedenle birçok anne baba adayı, doğum sonrasında bebeğinin kordon kanını saklamak istemektedir.


Kordon Kanı Hangi Amaçlarla Saklanır?


Kordon kanını dondurup saklamanın ilk amacı, bebeğin ilerde kök hücre tedavisi gerektirecek organ doku yaralanması, harabiyeti veya yaşlılığı gibi kartşılaşılaşmalarda, doku uyumu gerektiren verici aramadan kendine ait sağlıklı bebeklik çağı kök hücreleriyle tedavi edilebilmesidir.  Kişinin kök hücreleri, kendi hücre ve dokularıyla uyum sorunu yaşamayacağı için, kordon kanından kök hücre çoğaltılarak tedavi uygulaması çok önemli bir avantajdır.

Diğer bir amaç, bebeğin kardeşlerinde ya da yakın akrabalarında çıkabilecek hastalıkların tedavisidir. 1988 yılında Fankoni Aplastik anemi hastalığı bulunan bir çocuğun ilk kez kordon kanı ile tedavi edilmesinden bu yana, yüzden fazla hasta bu yöntem ile tedavi edilebilmiştir.

Kemik iliğinden kök hücre ayıklama yöntemi, habis kan hastalıklarında ve bazı kanser türlerinde, sağlıklı kan miktarını yükseltmek için yoğun olarak kullanılmaktadır. Ancak, hastaların %70 ine uygun kemik iliği bulunamamaktadır. Oysa, korunan göbek kordonu kanından elde edilen kök hücrelerde, uyum problemi yaşanmamaktadır. Günümüzde kanser, parkinson, alzheimer gibi şimdilik 50′yi aşkın hastalığın tedavisinde bu yöntemden yararlanılmaktadır. Dünya çapındaki yoğun çalışmalar, kordon kanından kök hücre çoğaltılarak tedavi  yönteminin kullanım alanlarını hızla geliştirmektedir.

Kordon Kanı Nasıl Alınır?


Beklenen doğum tarihinden en az 1-2 hafta önce, ilgili laboratuvara ve doğumu yaptıracak olan hekime durum bildirilmeli; gerekli ekipman ve belgeler doğum anında hazır bulundurulmalıdır.

Kordon kanını, doğumu yaptıran hekim ya da yaşam bankası görevlisi doğum sürecinde alacaktır. Doğumun vaginal veya sezaryanla gerçekleşmesi işlemi engellemez.

Bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonunun ortasina “klemp” (mandal) takılır ve göbek kordonu kesilir. Bebek yeni doğan doktoruna gerekli ilk kontroller için ulaştırılır. Geride kalan plasenta (eş) içindeki kan, yaşam bankası tarafından verilen özel torbaya alınır. Plasenta rahimden atılmadan kordon kanının alınmasıyla daha başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

Kanın yer çekimiyle kolayca alınması için torba plasentaya göre daha aşağıda tutulur. Bu yöntem, ne anne ne bebeğe acı vermez, risk taşımaz, doğum sürecini etkilemez. Fazla zaman almayan, ortalama 5 dakika, süren kolay bir işlemdir.Toplanan kan mitarı arttıkça, toplanan kök hücre miktarı dda artar. Alınan kan ortalama 90 ml'dir ve kabaca torbanın yarısına kadar olan kısmın dolmasi yeterli kabul edilir ve en geç 24-36 saat içinde laboratuvara ulaştırılmalıdır.

Kordon kanı laboratuvara ulaşıncaya kadar oda sıcaklığında korunmalıdır.

Hava aşırı sıcak olmadığı müddetçe buz, kuru buz gibi soğutucular kullanmaya veya buzdolabına koymaya gerek yoktur. Asla deepfreez'ede saklanmamalıdır.

Kordon Kanı Nasıl Saklanır?


Yaşam bankasına ulaşan kordon kanı, ileriki olası bir kök hücre nakli gereksinimi için miktar, kök hücre sayısı ve mikrobik etkileşimi yönünden araştırılır. Ardından uygun dondurma yöntemlerinden biri kullanılarak dondurulur ve sıvı azot tanklarına yerleştirilip, -196°C’de saklanır. Herhangi bir saklama süresi belirlenmemiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder