3 Mayıs 2017 Çarşamba

Laboratuar (Kan Tahlilleri yorumlanması)


Kan Tahlili

Muayenenin gerektirdiği durumlarda, hekimler polikliniğe başvuran hastalardan kan tahlili isteyebilirler. Tam kan sayımı, hekime tanıya yaklaşmasında yardımcı olan, değerli ve görece ucuz bir testtir. Kan tahlilinin amacı teşhis koymak değil, hekimin olası tanıları arasında eleme yapmakdır; yani, tanıya yardımcı olur. Çünkü, hastayı görmeden, muayene etmeden teşhis koyulmaz.

Kan Tahlilinde Hangi Değerler İncelenir?


Kan tahliliyle, kandaki oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri (eritrositler) ile hastalıklara karşı savunmamızı sağlayan beyaz kan hücreleri (lökositler) sayılmakta ve büyüklükleri incelenmektedir. Bildiğiniz gibi, kırmızı kan hücrelerinde hemoglobin proteinleri bulunur. Oksijeni taşıyan da hemoglobin  proteinidir. Hemoglobin miktarı düşerse akciğerlerden dokulara oksijen taşınamaz.

Kırmızı Kan Hücreleri (RBC: Red Blood Cells)


Oksijen taşıyan hücrelerin miktarını söyler. Düşükse anemi (kansızlık) veya kan kaybı vardır. Yüksekliğe örnek: Yüksek rakımlı yerde oturmak, KOAH, böbrek hastalığı, polisitemi hastalığı.

MCV (mean corpuscular volume): Oksijen taşıyan hücrelerin ortalama büyüklüğüdür. MCV düşükse eritrositler daha ufaktır, yüksekse daha genişlemişlerdir. Örneğin demir eksikliği anemisinde eritrositler küçülür, dolayısıyla MCV değeri düşük çıkar. B12 vitamini eksikliği anemisinde ise, eritrositler büyümüştür, MCV yüksektir.

Hb (Hemoglobin): Kandaki toplam hemoglobin miktarını gösterir. Anemilerde hemoglobin düşer.

MCH: Eritrositlerdeki hemoglobin miktarını gösterir.

Hct (Hematokrit): Kandaki hemoglobin ve eritrosit miktarının bir ölçüsüdür. Anemi, lösemi, kan kaybı gibi durumlarda azalırken vücudun su kaybettiği durumlarda (örneğin ishal) veya polisitemi’de artar.

PLT (Platelets): Trombositlerdir. Yani pıhtılaşmayı sağlayan hücereleri gösterir.

Beyaz kan hücreleri (WBC: White Blood Cells-Leukocytes): Vücudun savunma ve bağışıklık hücrelerinin yani lökositlerin toplamını gösterir. Enfeksiyon hastalığı veya lupus gibi kronik iltihabi hastalıklarda yükselir. Ayrıca lösemi’de yükselir.
Çok düşükse lökosit yapımını bozan ciddi bir hastalık vardır. Örneğin bazı kanserlerde, kemik iliği hastalarında, AIDS’te lökosit miktarı (WBC) düşüktür.

  • PNL (Nötrofiller): Örneğin bakteryel enfeksiyonlarda artar.
  • Lymphocytes (Lenfositler): Viral enfeksiyonlarda ve bazı kronik hastalıklarda artar. AIDS’te düşer.
  • Eosinophils (Eozinofiller): Allerjide ve parazitik hastalıklarda yükselir.

ALBUMIN


Normal Değerler : 3.5-5.5 g/dL

Açıklama: Albümin karaciğerde sentezlenen bir protein türevidir. Sağlıklı yetişkin karaciğerinde günde 12-14 gram kadar albümin sentezi yapılır. Sağlıklı kişilerde rutin olarak albümin bakılmasına gerek yoktur. Sağlıklı bir kişide albümin düzeyinin biraz yüksek ya da düşük çıkması da klinik bir önem taşımaz. Kan albümin düzeyi ölçümü özellikle ödemi olan, karaciğer hastalığı bulunan veya beslenme bozukluğu düşünülen kişilerde önem taşır.

Artığı Durumlar: Albümin düzeyinin yüksek ölçülmesi genellikle vücuttan su kaybı bağlı rahatsızlığı belirtir. Önemli değildir.

Azaldığı Durumlar: Yaşlı insanlarda, karaciğer hastalığı ve beslenme bozukluğu bulunan kişilerde albümin azalır. Bazı hastalarda idrar ya da bağırsak yolu ile albümin kaybı gerçekleşmektedir. Sonuçta albüminin kan düzeylerinde azalma (hipoalbüminemi) kan onkotik basıncının düşmesine bu da dokular arasında sıvı birikimine neden olarak özellikle bacaklar ve sırtta ödeme neden olur.


Alp Alkalen Fosfataz


Normal Değerler : 30-1 20

Açıklama: Vücutta neredeyse bütün dokularda bulunan, ama, ne iş yaptıkları tam anlaşılamamış bir enzimdir. Normal yetişkinde kanda ölçülen ALP ın yarısı karaciğer, yarısı da kemik kökenlidir. ALP özellikle safra akımının durması ya da yavaşlamasına bağlı olarak görülen karaciğer hastalıkları için iyi bir testtir.

Artığı Durumlar: Çocuk ve gençlerde, hızlı kemik büyümesi nedeniyle normal yetişkine göre ALP değerleri 2-4 kat daha fazla olabilmektedir. Yine, doğuma yakın gebelerde de plasenta tarafından sentezlendiğinden ALP değerleri yüksektir. Safra yollarındaki tıkanma sonucu ALP değerleri yükselir. Ayrıca kemik hastalıklarında da (özellikle Paget hastalığı) ALP değerleri yükselir. Pek çok ilaç da ALP düzeylerini yükseltebilir; bu nedenle ALP yüksekliği çoğu zaman bir hastalık belirtisi olmayabilir.

AMILAZ


Normal Değerler : 60-180 U/L

Açıklama: Amilaz pankreas, tükürük bezleri ve bazı tümörlerden (örn. akciğer) salınmaktadır. Kandaki amilazın genellikle üçte biri pankreas, üçte ikisi ise tükürük bezleri kaynaklıdır. Dolaşıma giren amilaz esas olarak böbrekler aracılığıyla vücuttan atılmaktadır.

Artığı Durumlar: Yüksek kan amilaz düzeyi pankreatitte meydana gelir. Ayrıca karın ağrısıyla ortaya çıkan bazı acil hastalıklarda, şiddetli şeker komasında, kabakulakta, morfin enjeksiyonundan sonra da amilaz düzeyleri bir miktar yükselebilmektedir.

Azaldığı Durumlar: Amilaz değerinde düşüklüğün bir klinik önemi yoktur.

ASIT FOSFATAZ


Normal Değerler : 0-5.5 U/L

Açıklama: Esas olarak prostat, karaciğer, kemik ve bazı kan hücrelerinde bulunmaktadır. Ölçümü özellikle prostat hastalıklarının tanı ve tedavisi için kullanılmaktadır. Bu amaçla prostatik asit fosfataz denilen fraksiyonu ölçülür. Normalde asit fosafataz, kanda pek az miktarda bulunur.

Artığı Durumlar: Özellikle prostat kanserlerinde kan düzeyleri belirgin olarak yükselmektedir. Yine de rektal muayeneden sonra, idrar sondası takılmasıyla ve hatta kabızlık ile birlikte de yükselebileceği unutulmamalıdır.

Azaldığı Durumlar: yok.

BILIRUBIN


Normal Değerler :
Direkt : 0.1-0.3 mg/dL
Indirekt : 0.2-0.7 mg/dL

Açıklama: Kan dolaşımında bulunan kırmızı kan hücreleri yaklaşık 120 günlük bir süre sonunda ömürlerini tamamlar ve çoğunluğu dalakta olmak üzere parçalanırlar. Açığa çıkan bilirubin karaciğere götürülür. Karaciğer özel bir işlemle bilirubini suda çözünebilen bir hale getirir ve safra yoluyla bağırsağa atar. Karaciğerde bu işleme maruz kalmış bilirubine direk, henüz işlem görmemiş bilirubine ise indirek bilirubin denilir.

Artığı Durumlar: Bu sistemin herhangi bir noktasında meydana gelebilecek bir aksama kan bilirubin düzeyinin yükselmesine neden olur. Bu aksamalar; kırmızı kan hücrelerinde aşırı yıkım, karaciğer hastalıkları ve safra yolu tıkanıklıklarıdır. Sonuçta kan bilirubin seviyesi yükselecek ve koyu sarı ten rengiyle tipik sarılık ortaya çıkacaktır.

Azaldığı Durumlar: yok.

FOSFOR


Normal Değerler: 3 - 4,5 mg/dL

Açıklama: Fosfor insan hücresinde asit-baz dengesi, kalsiyum metabolizması gibi çok önemli reaksiyonlarda rol oynayan bir maddedir. Vücuttaki fosforun %85 kadarı kemikte fosfat formunda depolanır. Kan düzeyi kan kalsiyum ve kan pH değişimlerinden etkilenmektedir. Kalsiyumda olduğu gibi bağırsaktan emilimi, idrarla atılımı ve hücre içine toplanması ya da hücreden bırakılması gibi düzenlemelerle kan düzeyi ayarlanmaktadır.Yine kalsiyum gibi parathormondan etkilenmektedir. Yemeklerden sonra düzeyi değiştiğinden 12 saatlik açtıktan sonra ölçümü yapılmalıdır.

Artığı Durumlar: Hipoparatiroidide fosfor artar.

Azaldığı Durumlar: Hiperparatiroidi durumunda değerleri azalır.


GLUKOZ (KAN ŞEKERİ)


Normal Değerler : 75-115 mg/dL

Açıklama: Şeker hastalığı tanısı için 12-14 saat açlıktan sonra kan glukozu ölçülür. Yüksekse test tekrarlanır. Yine yüksekse yemekten tam 2 saat sonra yeniden ölçülür. Bu da yüksekse glukoz tolerans testi yapılmalıdır.

Artığı Durumlar: Kanda şekeri yüksekliği ise şeker hastalığını gösterir.

Azaldığı Durumlar: Hipoglisemiyle seyreden hastalıklar.


TİROİT HASTALIKLARININ TEŞHİSİ


  • Kanda TSH ve tiroit hormonlarının (T3 ve T4) düzeylerinin ölçülmesi: Tiroidin çalışması hakkında önemli bilgiler verir. Başlangıçta öykü ve muayenede çalışma bozukluğu belirlenememişse tek başına TSH’nın ölçülmesi yeterli olabilir. Duyarlı bir sonuç elde edilebilmesi için TSH’ ya sensitif ya da ultrasensitif yöntemle bakılması tercih edilir. Üstünde önemle durulması gereken nokta: Bu tetkiklerin normal olması tiroidin çalışmasının normal olduğunu gösterir. Hastada guatr, tiroit kanseri gibi diğer hastalıkların olmadığını belirlemez. Bunlar için diğer tetkiklere gereksinim olabilir.
  • Bağışıklık sistemini kontrol eden testler: Bunlar antitiroglobulin antikor ( ATA ), anti TPO antikor ( AMA ) ve Anti TSH-R ( TRAb ) gibi isimler almaktadır. Graves hastalığı, Hashimoto hastalığı ve bazı tip tiroiditlerin tanısında yardımcı olurlar.
  • Tiroglobulin tayini: Bu test özellikle tiroit kanseri nedeniyle ameliyat olmuş hastaların izlenmesinde önemli ip uçları vermektedir. Ancak bu testin tam olarak değer kazanabilmesi için bireyde gözle görülebilir tiroit dokusunun kalmamış olması gerekmektedir.
  • Medüller kanserlerin tanı ve tedavisinde kanda tirokalsitonin: adı verilen bir hormonun ölçülmesi faydalı bilgiler verir.
  • Yine modüller kanser olan ailelerde diğer bireylerin taranması için ret genindeki mutasyonları gösterecek genetik çalışmalar yapılabilir.

HEMOGLOBIN VE HEMATOKRIT


Normal Değerler :
Hemoglobin: 14-18 g/dL (erkek); 12-16 g/dL (kadın)
Hemotokrit: % 42-52 (erkek); %36-46 (kadın)

Açıklama: Hemoglobin ve hematokrit sıklıkla beraber istenen ve kanın oksijen taşıma kapasitesini ölçmek için kullanılan testlerdir. Hemoglobin kırmızı kürelerde bulunan ve temel olarak oksijenin taşınmasından sorumlu maddedir. Hematokrit ise kırmızı kürelerin kan içerisindeki yüzdesini gösterir. Genellikle hematokrit değeri hemoglobin değerinin üç katıdır. Hemoglobin ve hematokrit bebeklerde, gebe kadınlarda, bakım evlerinde yaşayan yaşlılarda, adet gören kadınlarda mutlaka kontrol edilmelidir. Bu testlerin en önemli yanı aneminin tespit edilebilmesini sağlamasıdır.

Artığı Durumlar: Polisitemilerde, doğuştan var olan kalp hastalıklarında, aşırı su kaybında yüksektir. Orak hücre anemisi gibi kırmızı küre şekil bozukluklarında hemotokrit hatalı olarak yüksek çıkar, bunlarda hemoglobin miktarına bakılmalıdır.

Azaldığı Durumlar: Anemilerde.

TRANSAMINAZLAR


Normal Değerler :
Aspartat (AST, SGOT) : 0-35 U/L
Alanin (ALT, SGPT) : 0-35 U/L

Açıklama: Transaminazlar karaciğer hücrelerinde bulunan enzimlerdir. Karaciğer hasarında hücre dışına sızarlar.

Artığı Durumlar: Kan seviyelerinin yükselmesi, karaciğer hasarına bağlı olarak bu iki enzimin hücre dışına sızması anlamını taşımaktadır. Genellikle bu enzimlerin kan seviyeleri karaciğer hasarının şiddetini yansıtır.ALT karaciğere daha özgül iken, AST kalp ve iskelet kası harabiyetinde de yükselmektedir. Bu nedenle AST aynı zamanda myokard enfarktüsünün izlenmesinde de kullanılmaktadır. Karaciğerin hastalıklarında alkole bağlı karaciğer hasarı hariç ALT, AST den daha yüksektir.

Azaldığı Durumlar: ALT ve AST değerlerinin normalden düşük olması nadiren görülen bir durumdur. Eğer bilinen bir karaciğer hastalığı yoksa genellikle önem taşımaz.

ÜRE


Normal Değerler: 5 - 25 mg/dL

Açıklama: Protein metabolizmasının bir ürünüdür ve böbrekler yoluyla idrarla atılır. Sıklıkla kan üre azotu (BUN) olarak ölçülür. Böbrek fonksiyonlarını değerlendirmede önemli bir ölçüttür. Ancak böbrek fonksiyonları dışında vücuttaki azot yükü, günlük sıvı alımı ve idrar akım hızından da etkilendiğinden tek başına karar verdirici değildir.

Artığı Durumlar: Böbrek fonksiyon bozukluğu dışında kalp yetmezliği, tuz ve su alımındaki dengesizlikler (kusma, ishal, sık idrara çıkma, terleme), bağırsaklarda kanama, stres, yanıklar, diyetle fazla protein alımı ve akut myokard enfarktüsü gibi nedenlerle de kan değerleri yükselebilmektedir.

Azaldığı Durumlar : Karaciğer yetmezliği, kaşeksi (aşırı kilo kaybı), nefroz (bir böbrek hastalığı).


ÜRİK ASİT


Normal Değerler:
Erkek: 2.5-8.0 mg/dL
Kadın: 1.5-6.0 mg/dL

Açıklama: Ürik asit, vücudun genetik yapı taşları olan DNA ve RNA nın yapısında bulunan purin adındaki maddelerin metabolizmasının son ürünüdür.

Artığı Durumlar: Diyetle fazla protein alımı, vücutta üretim artışı (malin hastalıklar, doku harabiyeti, açlık) ya da böbrek fonksiyon bozukluğu gibi bir nedenle vücuttan uzaklaştırılamaması durumlarında kanda ürik asit düzeyi yükselir. Yüksek düzeydeki ürik asidin kristaller halinde çeşitli dokularda biriktiği düşünülmektedir. Bu dokular özellikle eklem sıvıları ve böbreklerdir. Eklem sıvılarında ürik asit kristallerinin birikimiyle oluşan ağrılı hastalığa GUT hastalığı denilir. Böbreklerde oluşan birikim ise böbrek yetmezliği ve idrar yollarında taş hastalığına yol açar.

Azaldığı Durumlar: Diğer analiz sonuçları normal ise düşük genelde önemli değildir.

HEPATİT-B KAN TESTLERİ


Hepatit-B’nin herhangi bir kan testi var midir?
Hangi 3 test hepatit B kan panelini oluşturur?
Hepatit-B’nin yüzey antijeni (HBsAg) nedir?
Hepatit-B’nin yüzey antikoru (HBsAb) nedir?
Hepatit-B kor antikoru (HBcAb) nedir?
Hepatit-B’nin herhangi bir kan testi var midir?

“Hepatit-B kan paneli” diye bilinen hepatit B’nin basit bir kan testi vardır, doktorunuz yada sağlık kurulusu tarafından düzenlenebilir. Bu kan örneği doktorunuzun bürosundan da alınabilinir.

3 tane yaygın test bu kan panelini oluşturur. Bazen doktorunuz sizden, ilk gorusmenizden 6 ay sonra, tekrardan hepatit-B durumunuzun kontrolünü isteyebilir. Eğer hepatit-B ile yeni enfekte olduğunuzu düşünüyorsanız, kanınızda virüsün tespit edilebilmesi için 4 ila 6 haftaya ihtiyaç vardır.

Hepatit-B kan sonucunuzun anlaşılması zor olabilir, bu sebepten teshis yada taninizin daha aciklayici olmasını isteyebilirsiniz – “Hepatit-B ile enfekte oldunuz mu?, Hepatit-B enfeksiyonundan iyilestiniz mi?, ve Kronik hepatit-B’li misiniz?”.

Ayrıca, eğer yazılı olarak kan test sonuçlarınızın kopyasınız isterseniz, hangi sonuçlarınızın negatif yada pozitif olduklarını anlarsınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder