11 Ekim 2018 Perşembe

Hormonlar

Tiroid Bezi

Bez, metobolik faaliyetler üzerinde tiroksin hormonuyla, kalsiyum metabolizma­sı için önemli olan kalsitonin hormonunu salgılar.Tiroksin hormonunun yapımı için yılda yaklaşık 50 mg. iyoda gerek vardır. Bu miktar besinlerle alınabilir. Yeterli gelmemesi durumunda, gere­ken iyot sofra tuzuna 1/1000000 arasında sodyum iyodür katılarak gideril­meye çalışılır.

Tiroksin hormonunun iki temel etkisi vardır. Bunlardan biri, tüm me­tabolizma hızını dengede tutması diğeri ise çocuklarda büyümenin dengelenmesi sağlmasıdır. Tiroksin hormonunun büyümeye etkisi, gelişme çağındaki çocuklarda görülür. Çocuklarda büyümenin yetersiz kalması bu hormonun dengesiz salınımından kaynaklıdır. Eğer yetersizlik anne karnında ve doğumdan sonra görülürse beyin yeterince gelişemez. Bu durumdaki çocuklarda zeka gelişimi sorunları ortaya çıkar.
Metabolizma hızına etkisi genel anlamda artırma yönünde olur. Hor­mon, beyin, retina, dalak, testis ve akciğerler dışında hemen tüm vücud hüc­relerinde metabolizmayı artırıcı yönde etki yapar. Hormon salgılandığında metabolizma hızı normalin % 60-100′ü kadar artar. Hormon salgılanmadığı durumlarda ise hız normalin yansına düşer. Günlük hayatımızda  sal­gılanan hormon miktarı farklıdır.

Hipofizin Arka Lobu Hormonları


Hormonlar
Antidiüretik hormon (Vasopressin): Böbreklerden suyun atılmasını azaltarak idrar oluşumunu engeller. Antidiüretik hormonun (ADH) olmaması böbreklerden suyun geri emilimini engelleyeceği için idrar oluşumunu hız­landıracaktır. ADH yapımı hipotalamus denetimindedir. Kanın osmotik ba­sıncı (OB)’nın artışı hipotalamusu uyarır. Hipotalamus hipofızi uyarır ve ADH salgılanır. Kan içinde artan ADH böbreklerde suyun emilimini artırır. Böylece kanın sıvı hacmi artar ve OB düşer. Diğer yandan alkollü içecekler ADH hormonunu inhibe eder. Bu sebepten kaynaklı alkol ile beraber işeme durumu artmaktadır.

Oksitosin: Bebeğin dünyaya gelmesi sırasında salgılanmaktadır ve uterus kaslarını kasar. Oksitosin doğuma yardımcı olan bir hormondur. Diğer yandan doğumdan sonra da az oranlarda salgılanmaya devam ederek, süt bezlerinden sütün akı­şını sağlar.

Vücut İçinde Bir Endokrin Bezi Kontrol Eden Hipofiz Hormonları


Tiroit uyarıcı hormon (TSH): Tiroit bezinin gelişimini ve çalışma­sını düzenler.

Adrenokortikotropin Hormonu (ACTH): Böbrek üstü bezinin ka­buk kısmını uyararak, adrenal korteks hormonlarının salgılanmasını sağlar.

Folikül Uyarıcı Hormon (FSH): Ovaryumlarda ovulasyondan önce foliküllerin büyümesine yol açar. Testislerde ise sperm oluşumunu katkıda bulunur.

Lüteinleştirici hormon (LH): Yumurtlamada önemli rol oynayan bu hormon, ovaryumlardan progesteron ve östrogen, testislerden testosteron salgılanmasını sağlar.

Prolaktin (LTH=Luteotropin Hormon): Meme bezlerinin gelişme­sini ve süt salgısını oluşumunda rol oynamaktadır.

Hipofiz Hormonları ve Hipotalamus Tarafından Denetlenmesi


Büyüme Hormonu (GH)

Vücutta bütün hücrelerde protein sentezini arttıran, karbonhidrat kullanılma hızını azaltan, yağların enerji için kullanımını kolaylaştıran bir hormondur. Büyüme hormonu görevlerini ve  etkilerinni kıkırdak ve kemik üzerinde somatomedin denilen aracı salgılarla gösterir. Hücre za­rından amino asit girmesini kolaylaştırır. Protein sentezin ve  RNA yapımını artırırken, prote­in ve amino asit yıkımını azaltır. Hipofizin hiç salgı yapmaması normal oranlarda fakat gelişim geriliği gösteren cücelik haline durumlarına neden olur. Büyüme döneminde büyüme hormonunun fazla salgılanması ise akromegali denen duruma yol açar.

Büyüme Hormonu (GH, STH: Somatotropin)


Büyüme hormonu ufak bir protein molekülüdür. Vücuttaki büyüme yeteneği olan tüm dokuların gelişmesinde etkilidir. Bu özelliğiyle genel hormon olarak değerlendirilir. Büyüme hormonu özellikle çocukluk ve er­genlik döneminde daha çok aktiftir ve yetişkinlik döneminde az olsa da salgılanmaya eder. Erişkin dönemde salgılanan hormon daha çok, yıpranan ve yaşlanan dokula­rın yenilenmesi için gereklidir. Günlük ritimde ise, açlık, egzersiz, heyecan ve travma anında hormon miktarı artar. Öte yandan derin uyku döneminin ilk iki saati içinde salgının belirgin bir şekilde arttığı görülür. Hormonun az veya normalden fazla salgılanması yaşam dönemine uygun bozukluklara ne­den olur.

Çocukluk döneminde büyüme hormonundaki aksaklıklar cücelik gibi problemlere yol açmaktadır. Genel olarak vücudun değişik kısımları arasında oran normal ol­makla birlikte gelişme hızı çok azalmıştır. Çocuk 10 yaşına girdiğinde vücu­dun fiziksel gelişimi 4.5, 20 yaşında iken 7-10 yaşlarındaki çocuklar kadar olur. Bu tip cücelikte, tiroid hormon ve adrenokortikal hormon vücut oranı­na göre yeterli geldiğinden, herhangi  beyinsel gerilik veya zekada aksama görülmemektedir. Ancak eşeysel hormonla­rın az salgılanması kısırlığa neden olabilir. Erişkinde az salgılanması çoğun­lukla beyin tümörlerine bağlı olarak ortaya çıkar. Bu tip kişilerde aşırı yağ­lanma ve kilo alma, adrenal koteks hormonlarında yetersizlik ve seksüel fonksiyonlarda azalma veya kaybolma şeklinde kendini gösterir.

Gelişme çağında büyüme hormonları normalden fazla salgılanırsa devlik (gigantizm) ortaya çıkar. Genellikle beyin tümörlerinin etkisiyle gelişen bu durumda kemikleri de içine alan tüm vücut dokuları büyür. Ki­şinin boyu 2.40 - 2.70 cm.ye kadar ulaşabilir.

Antidiüretik Hormon (ADH)


Arka hipofiz salgılarındandır. Hücre dışı sıvısının sodyum iyonu konsantrasyonunun ve ozmotik basıncının düzenlenmesinde rol oynar. Eğer amidiüretik hormon salgılanması azalırsa diabetes insipidus denilen durum meydana gelir. Vücut, dansitesi düşük idrar çıkarır. Günlük idrar 12-15 litre civarındadır. Bu hastalar çok çabuk olarak su kaybedebilirler.

Oksitosin Hormonu (OXY)


Gebe kadının rahminin kasılmasını sağlayan, süt salgılanmasını kolaylaştıran hormon­dur.

Tiroid Uyarıcı Hormon (TSH)


Boynun hemen önünde H harfi biçiminde bir salgı bezinin salgıladığı tiroid bezi vü­cuttaki metabolik olaylarda üzarinde oldukça etkilidir. Tiroksin denilen tiroid hormon bünyesinde iyot vardır. Protein sentezini arttırmaktadır. Hücre enzim sistemini uyarır. Mitokondri etkinliği artar. Kemik büyümesinden, karbohhidrat metabolizmasına kadar bir çok büyüme ve gelişme ola­yı tiroid salgısından etkilenmektedir.

Guatr


Tiroid hormon salgılanma bozuklukları bezin sürekli uyarılmasına bağlı olarak tiroid be­zinin büyümesine sebep olur. Bu büyümeye guatr ismi verilir. Tiroit hormonunun fazla salgılamasına hipertiroidi, az salgılamasına hipotiroidi denir. Tiroid hormon eksikliğinin ileri şekilleri miksödem adını alır. Çocuklukta tiroidhormon yetersizliği tiroid cüceliğine neden olur.

Böbrek Üstü Bezi (Adrenal Bez) Hormonları


Böbrek üstü bezi öz bölgesi (medulla) ve kabuk (kortex) bölgesi olmak üzere iki bölümdür. Öz bölgesel da­ha çok sempatik sistem etkinliği ile ilgili epinefrin ve norepinefrin hormonlarının salgılanma­sından sorumludur. Kabuk bölgesi ise steroid hormonlar dediğimiz hormon grubunu salgı­lar. Bunların ortak bir formülün farklı varyasyonları olduğu bulunmuştur.

Etkilerini büyük oranda hücre dışı sıvının elektrolitleri üzerinde gösteren mineralokortikoidler ve kan glukoz konsantrasyonu üzerinde önemli etkileri olan glukokortikoidler ol­mak üzere iki temel grup hormon vardır.

Adrenal korteksin etkinliğinin kaybolması iki üç gün  gibi kısa sürede ölümle sonuçlanır. Çünkü vücut elektrolit seviyesinin düzenlenmesi mümkün olamamaktadır. En önemli mineralokortikoid yapan salgı aldosteron salgısıdır. Glukokortikoidetki yapan hormonlara en belirgin ör­nek kortizoldür. Kortizol salgısı değişik stres faktörlerinin etkisi ile artım göstererek vücu­dun uyumunu sağlayan önemli bir hormondur. Böbrek üstü bezinin normalden az salgılaması Addison hastalığına aşın salgılaması ise Cushing hastalığına yol açar.

İnsülin


Pankreasın sindirim salgılarına ek olarak iki salgısı daha vardır. Bunlar insülin ve glukagondur ve pankreasın bir iç salgı bezi olarak ta görev yapmasını sağlar. İnsülin glukozun hüc­re zarından girmesini kolaylaştıran yani hücreler tarafından kullanımını sağlayan bir hor­mondur. İnsülin kan şekeri arttığında salgılanmakta, karaciğer ve hücreler tarafından bol miktarda glukoz tutularak kan şekeri düzeyi düşürülmektedir. Eğer kan şekeri düşerse insülin salgısı azalmakta ve karaciğerden bol miktarda glukoz salgılanarak kan şekeri yeniden normal düzeyine çıkmaktadır. İnsülin salgısı karbonhidrat ve yağ metabolizmalarına kayışı vücudun gereksinimine göre ayarlar.

Glukagon ise yine pankreas tarafından fakat alfa hücrelerince salgılanan insülinin,tersi etki yapan bir hormondur. Kan şekerinin ayarlanması ve hücrelerin etkin bir metabolik dü­zeyde çalışmaları pankreasın bu salgılan tarafından sağlanmaktadır. İnsülin yetersizliği ya da etki­sindeki azalma şeker hastalığına nedenolur. Şeker hastalığında kanda şeker seviyesi yüksek olmasına rağmen hücreler bu sekeri alıp kullanamamaktadır.Kanda bulunan temel şeker maddesi glukozdur yani şekerdir.

Paratiroit Hormon


Paratiroid bezler tiroid bezinin arkasında dört küçük noktacık halindedir. Kan kalsiyum seviyesini düzenleyen bir hormondur. Kemik yapım ve yıkım durumlarında görev yapar, D vitaminin ve pa-ratiroid hormonunun birlikte etkileşimi sahip olduğumuz iskelet sisteminin bütünlüğünü ko­rurken kandaki kalsiyum seviyesinin fizyolojik olaylar için gerekli seviyede kalmasını sağlar.

Kalsitonin tiroid salgı bezi tarafından salgılanır. Bu da kalsiyum metabolizmasında etki­li bir hormondur. Paratiroid hormon salgısı azaldığında kan kalsiyum seviyesi azalır. Tetani oluşumunu sağlar.

Kalsitonin: Paratiroid bezi hormonuna zıt yönünde etki yapan kalsitonin tiroid bezinin diğer hormonudur. Hormonun salgılanmasıyla kan plazmasında bulunan kalsiyum iyon konsantrasyonu azalır. Kolsitonin, kan plazmasında bulunan kalsiyumun hızlı bir şekilde kemik dokusuna taşınımı, kemik yapımının artırılması ve yıkımını azaltarak kandaki kalsiyum mikta­rının azalmasına neden olur.


Rikets (Raşitizm)


Rikets çocukların kanlarında kalsiyum ve fosfor eksikliğine bağlı olarak meydana gelen bir hastalıktır. D vitamini eksikliği ile de doğrudan ilişkilidir. Kabaca güneşsizlik hastalığı olarak adlandırılması D vitaminin güneşten alınması ile ilişkilidir. Büyüklerde görülen şekline osteomalazi denir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder