28 Kasım 2018 Çarşamba

D Vitamini (Kalsiferoller)

Vitamin-D sindirim kanalında kalsiyumun emilimi ve kemikten kalsiyum çözülmesi için zorunlu bir molekül ve kalsiyum düzenleyici bir hormondur. Vitamin-D türleri kalsiyum ve fosfat iyonlarının ince bağırsaktan emilmesini hızlandırırken, böbreklerde de organizmadaki bazı değişime göre, fizyolojik etkinlik kazanır.
D vitamini (Kalsiferol) etkisi gösteren on kadar farklı bileşik bilinmektedir. En önemli kalsiferoller vitamin-D2 (Ergokalsiferol) ve vitamin-D3'tür (Kolekalsiferol). vitamin-D2 ve vitamin-D3 bileşikleri B halkası açılmış steroidlerdir. vitamin-D2'nin ön maddesi (provitamin-D2) maya ve bitkilerdeki ergasterol; vitamin-D3'ün ön maddesi (provitamin-D3) kolesterol sentezi ara bileşiği 7-dehidrokolesterol!dür. Ergasterol ve 7-dihidrokolesterol bileşiklleri ultraviyole ışınların (güneş ışığı) etkisiyle B halkasının açılmasıyla kalsiferol türevlerine dönüşür.

D Vitamini
İnsanlardaki kolekalsiferolün, yani, vitamin-D3'ün doğal ön maddesi (provitamin-D3), derideki 7-dihidrokolesterol'dür. Derideki 7-dihidrokolesterol, güneşin ultraviyole ışınlarıyla kalsiferol'e (vitamin-D3) dönüştürülür.
Güneşin ultraviyole ışınlarının etkisiyle hem 7-dihidrokolesterol (provitamin-D3), aktif formu kolekalsiferole; hem de ergasterol (provitamin-D2),  aktif formu ergokalsiferol'e dönüştürülürler.
Yetişkin bir insanda günlük vitamin-D gereksinimi yaklaşık 20 ug'dur. Vitamin-D karaciğerde yeterince depolanabilr ve haftalarca kullanılabilir. Vitamin-D'nin aşırı alınmasıyla, vitamin-A'nın aşırı alınmasındaki gibi, iskelet kemiklerinin kırılabilirliği artar. Vitamin-D ve vitamin-A, kalsiyumun biyolojik transportunda ve depolanmasında fonksiyonel moleküllerdir.
Kolekalsiferol önce karaciğerde 25-hidroksikolekalsiferole dönüştürülür; 25-hidroksikolekalsiferol de böbreklerde çok daha aktif 1,25-dihidroksikolekalsiferol'e dönüştürülür.
1,25-dihidroksikolekalsiferol kanla taşındığı bağırsak mukozası hücrelerini etkileyerek kalsiyum iyonlarının emilimini kolaylaştırırken, fosfot iyonlarının emilimi de artar. Kalsiyum iyonlarının emilimini, bağırsak mukozasında sentezlenen ve kalsiyum iyonunun taşıyıcısı özel bir protein kolaylaştırır.
PTH, kandaki düşük serbest kalsiyum konsantrasyonu uyarısına karşı salgılanır. Paratiroid bezindeki esas hücreler, düşük serbest kalsiyum konsantrasyonunu, kalsiyuma hassas reseptör işlevi kazanmış integral membran proteini aracılığıyla algılar. Kalsiyuma hassas reseptör, G-proteini ile birleşen reseptör ailesinin bir üyesidir.
Kalsiyum sensörü paratiroid bezi hücreleri ve tiroid bezi C-hücreleri de dahil pek çok hücrede sentezlenir. Kalsiyum sensörü parathormon ve kalsitonin hormonlarının salgılanmasını doğrudan etkiler.
1,25-dihidroksikolekalsiferol'ün fonksiyonu parathormon etkisiyle sınırlandırılır. Kalsiyum konsantrasyonu normalin altına düşerse, paratiroid bezinden parathormon (PTH) salgılanır. Parathormonu böbreği etkileyerek 25-hidroksikolekalsiferol'den 1,25-dihidroksikolekalsiferol oluşumunu uyarır. Organizmadaki kalsiyum yetersizliği koşullarında 1,25-hidroksikolekalsiferol kemiklerden kalsiyum ve fosfat iyonlarının mobilizasyonun uyarır.
Karaciğerde kolekalsiferolden dönüştürülen 25-hidroksikolekalsiferol, böbreklerde çok daha aktif 1,25-dihidroksikolekalsiferol'e dönüştürülür. Böbreklerden kanla bağırsaklara ve kemiklere taşınarak etkileyen 1,25-dihidroksikolekalsiferolün bir hormon olduğu ileri sürülmesine karşın, hormondandan ayırdedici özelliği provitamin-D3 vitamininin dışardan alınması, yani, endokrin bezlerden salgılanmamasıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder