30 Kasım 2018 Cuma

E Vitaminin Etkileri

Vitamin-E antioksidandır. Yani, metabolik süreçlerde oksijeni tutarak, oksijenin bozucu etkisini önleyip organizmayı korur. Antioksidan koruyucu etkinlikteki diğer vitaminler askorbik asid (C vitamini), beta-karoten (provitamin-A), glutatyon ve selenyum'dur. Prematüre bebeklerde, kozmetik ve estetik alanlarda kullanılır. Gıda endüstrisinde yağ ve yağlı besinlerin oksitlenmesiyle, yani, bozulmasıyla oluşan acı tadı engellemek için de, etik dışı kullanılmaktadır.

E Vitaminin Etkileri
  • İnsan vücudunda oksijen etkisiyle parçalanabilecek ya da değişebilecek vücut bileşimlerini korur.
  • Hücrelerin genel sağlığını korur. Hücrelerdeki yağların oksijen ile bozulması sonucu yaşlılığa bağlı pigmentler, yani, lekeler oluşur. Vitamin-E yaşlılığa bağlı pigment oluşumunu engelleyebilir. Doymamış yağ asitlerinin oksidasyonunu görece engelleyerek, hücre zarı oluşumunda fonksiyoneldir. Lipid zarların ve doymamış yağ asitlerinin oksijenin etkisiyle yıkılmasını önler.
  • Serbest radikallerin dokuları dejenerasyonu engeller. Doku dejenerasyonunu engelleme özelliğiyle damar sertliği, kalp hastalıkları, hipertansiyon, eklem iltihabı ve yaşlanma problemlerini önleme ve tedavide yararlıdır.
  • Enzim sistemlerinin ve DNA molekülünün dayanıklılığını güçlendirir.
  • Nükleik asit metabolizmasının regülasyonunda fonksiyoneldir.
  • Deri, karaciğer, meme ve testis gibi oksidsyona duyarlı dokuları ve hücreleri korur.
  • Akciğeri havanın zararlı bileşenlerinden korur.
  • Vitamin-A'yı biyolojik aktivitesini etkileyerek, organizmayı oksidasyondan korur (antioksidan).
  • Vitamin-E ile selenyum sinerjist etkilidir ve selenyum metabolizmasında etkilidir. Vitamin-E selenyum gereksinimini azaltır. Selenyum, antioksidan GSH-pX enziminin bir bileşenidir. GSH-pX, antioksidan fonksiyonuyla birlikte, pankreas fonksiyonu ve vitamin-E'nin plazma lipoproteinlerine bağlanması için de gereklidir.
  • Böbrek üstü bezlerden (adrenal bez) ve beyinden salgılanan hormonların dayanıklılığını güçlendirir.
  • Vücudun anormal hücre üretimini baskılayarak, tümör oluşumunu engeller
  • Pıhtılaşmayı (koagulasyon) ve alyuvar hücrelerin (eritrositler) zarlarının parçalanmasını önler.
  • Kalp ve kas hücrelerinin oksijen gereksinmesini azaltarak, dolaşım ve hareket sisteminin rahat çalışmasını sağlar.
  • Trombositlerin birbirlerine yapışmasını engelleyerek koagulasyonu önler. Kalp ve damar hastalıklarında, koagulasyonu önleme özelliği aspirin kullanımından daha güçlüdür.
  • Kısırlık önleyici etkisiyle cinsel gücü artırıcı etkisi deney hayvanlarında kanıtlanmış; insanlardaki etkinliği çözülememiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder