23 Kasım 2018 Cuma

İnsülin Yetersizliğine ve Fazlalığına Bağlı Bozukluklar


İnsülin Yetersizliğine Bağlı Hastalıklar

Diyabet ( Diabetes mellitus) insülin yetersizliğine bağlı en önemli metabolik hastalıktır. Diyabetin iki türlüdür. Tip-I Diyabet yani, insüline bağımlı diyabet ve Tip-II Diyabet yani, insüline bağımlı olmayan diyabettir.

Tip-I Diyabet (İnsüline Bağımlı Diyabet)

İnsülin Yetersizliği
İnsülinin tam eksikliği sonucu beta hücrelerinin tahribiyle oluşur. Çocuklarda tipiktir. Genelde otoimmün sistemde bireyin kendi antikorlarının zarar vermesiyle oluşan bir hastalıktır. Tip-I diyabet hastalığının akut etkilerinin birçoğu insülin enjeksiyonu tedavisiyle kontrol edilir.

Tip-II Diyabet (İnsüline Bağımlı Olmayan Diyabet)

Tip-II diyabet yaşa göre heterojenik özelliktedir. Başlıca erginlerde oluşmasına karşın çocuklarda da oluşabilmektedir. Ketotik olmayan bir hastalıktır. Yaşam süresince bağımlılık gerektirmez. Tip-II diyabet hastalığı insüline direnç ve reseptörlerde bozukluk gibi, target hücrelerinin insüline duyarlılıklarında azalmayla oluşur.

İnsülin Fazlalığına Bağlı Hastalıklar

İnsülin yetersizliğine bağlı hastalıklardan daha az oluşur. Pankreasın beta hücrelerinden kaynaklanan bir tümörün insülin salgılanmasını uyarmasıyla gerektiğinden fazla insülin salgılandığında ve diyabet tedavisi ya da insülin şoku gibi tedavilerde, hastaya fazla miktarda insülin aktarıldığında oluşur.
Hem insülin hormonunun fazla salgılanması, hem de dışardan fazla insülin hormonu verilmesi hastayı hipoglisemik komaya sokar. Hipoglisemik koma ile diyabetik koma farklı olaylardır. Hipoglisemik komadaki bir hastaya glukoz; diyabetik komadaki bir hastaya ise, insülin verilir.

Karbonhidratlarla Aşırı Beslenme, Besinse Hiperglisemi ve Diyabet

Bol karbonhidratlı bir diyet sürecinde kan glukozu (kan şekeri) düzeyi yükselirken, pankreastan da bir miktar insülin salgılanır. İnsülinin uyarısıyla glukozdan glikojen sentezlenerek karaciğer ve kaslardaki glikojen depoları doldurulur. Eğer karbonhitrat alımmı fazla miktarda ve uzun süreli ise, insülin salgısı artsa da hiperglisemi önlenemez. Karbonhidratın insüline oranı %180'i geçerse glikozüri başlar. Karbonhidrat fazlalığıyla ilgili oluşan glikozüriye besinsel glikozüri, yani, alimenter glikozüri denir. Alimenter glikozüride karaciğerdeki ve kaslardaki glikojen depoları doludur.
Asıl şeker hastalığındaki glikozüride depolar dolu olmayabilir; insülin eksikliği glukoz kullanımını engeller. İnsülin eksikliğiyle oluşan hipergilisemi hastaları, insülin verilmesiyle etkilenmez. Çünkü, insülin vardır; glikojen depoları doludur ve glukoz böbreklerle atılmaktadır. Bu koşullarda hiperglisemiyi önlemek için karbonhidratlı beslenmeyi keserek, glukoz tüketimini hızlandıracak kas aktivitelerini hızlandırmaktır.
Uzun süreli besinsel hiperglisemi, hipofizer diyabetteki gibi beta-hücreleri'ni yorar ve pankreatik diyabete dönüştürür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder