5 Kasım 2018 Pazartesi

Pars Distalis


Omurgalılarda, Adenohipofiz'in (Ön Hipofiz) pars distalis bölümünün genel hücresel düzeni, sinüzoid benzeri kan kanalcıkları arasında konumlanan, dallanmış hücre kordonlarıdır.
Pars Distalis bölümü hücrelerinden somatotroplar, graw hormon (GH ya da STH-Somatotropin Hormon) salgılar; laktotroplar, prolaktin hormonu (PRL) salgılar; tirotroplar, tiroid uyarıcı hormon (TSH) salgılar; kortikotroplar, adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgılar; gonadotroplar ise, folikül uyarıcı hormon (FSH) ve lutein hormon (LH) salgılar.

Büyüme Hormonu (GH-Graw Hormon ya da STH-Somatotropin Hormon)


Pars Distalis
Büyüme hormonu küçük bir protein molekülüdür. Vücuttaki büyüme yeteneği olan tüm dokuların gelişmesinde etkilidir. Büyüme hormonunun ilk ve en önemli etkisi hem iskelet dokusunda, hem de yumuşak dokularda somatik büyümeyi uyarmasıdır. Vücutta bütün hücrelerde protein sentezini arttırır; karbonhidrat kullanılma hızını azaltır ve yağların enerji için kullanımını kolaylaştırır. Hücre zarından amino asit girmesini kolaylaştırır. Protein sentezini ve RNA yapımını artırırken, protein ve amino asit yıkımını azaltır. Büyüme hormonunun, vücut büyümesiyle ilgili görevlerini ve etkilerini, kıkırdak ve kemik üzerindeki aracı somatomedin salgılar (IGF-İnsülin benzeri büyüme faktörleri) ve hücre farklılaşması mekanizmaları uyarır. Büyüme çağındaki bir organizmada, tüm vücut hücrelerini (somatik hücreler) etkiler. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde çok aktiftir ve yetişkinlik döneminde az da olsa salgılanması sürer. Ergenliğini tamamlamış bir organizmada ise, büyüme yeteneği süren bazı doku ve organları etkiler. Erişkin dönemde salgılanan hormon daha çok, yıpranan ve yaşlanan dokuların yenilenmesi için gereklidir. Günlük ritimde ise, açlık, egzersiz, heyecan ve travma anında hormon miktarı artar. Öte yandan derin uyku döneminin ilk iki saati içinde salgının belirgin bir şekilde arttığı görülür.
Hormonun az ya da normalden fazla salgılanması yaşam dönemine uygun bozukluklara neden olur. Çocukluk döneminde hipofizin büyüme hormonu salgılamaması cücelik gibi problemlere nedendir. Genel olarak vücudun değişik kısımları arasında oran normal olmakla birlikte gelişme hızı çok azalmıştır. Çocuk 10 yaşına girdiğinde vücudun fiziksel gelişimi 4.5, 20 yaşında iken 7-10 yaşlarındaki çocuklar kadar olur. Bu tip cücelikte, tiroid hormon ve adrenokortikal hormon vücut oranına göre yeterli geldiğinden, herhangi beyinsel gerilik veya zekada aksama görülmemektedir. Ancak eşeysel hormonların az salgılanması kısırlığa neden olabilir. Erişkinde az salgılanması çoğunlukla beyin tümörlerine bağlı olarak ortaya çıkar. Bu tip kişilerde aşırı yağlanma ve kilo alma, adrenal koteks hormonlarında yetersizlik ve seksüel fonksiyonlarda azalma veya kaybolma şeklinde kendini gösterir.
Büyüme döneminde büyüme hormonunun fazla salgılanması ise akromegali denen duruma yol açar. Gelişme çağında büyüme hormonları normalden fazla salgılanırsa devlik (gigantizm) ortaya çıkar. Genellikle beyin tümörlerinin etkisiyle gelişen bu durumda kemikleri de içine alan tüm vücut dokuları büyür. Kişinin boyu 2.40 - 2.70 cm.ye kadar ulaşabilir.

Somatomedinler (IGF-insülin benzeri büyüme faktörleri)

Somatotropin (STH ya da GH) etkisinin aracıdır. Somatotropin, kıkırdak ve kemik dokularını direkt etkilemez; karaciğerde ve böbreklerde somatomedinlerin sentezini etkiler.
Somatomedinler kas dokuları gibi bir çok hücrede protein sentezini uyarırlar.
Somatomedinler (IGF-insülin benzeri büyüme faktörleri) IGF-I ve IGF-II türlerini içerir.
IGF-I, kondrositlerin çoğalmasını uyararak kemik büyümesinde işlev kazanır. Çocuklarda yüksektir; 13-17 yaşlarında pik yapar.
IGF-II ise, fötal büyümede fonksiyoneldir.

Hücre Farklılaşması

Somatotropin hormonlar kök hücrelerinin farklı hücre tiplerine gelişimini de uyararak hücreleri farklılaştırır ya da olgunlaştırır. Örneğin, kondrositlerin farklılaşmasını uyararak, kemik gelişimini ve büyümesini etkiler.

Somatotropinlerin Metabolik Etkileri

Glukoz koruyucu ve diabetojenik etkilidir.

Glukoz Koruyucu Etkileri

Somatotropin (STH-GH) aminoasitlerin hücrelere girişini hızlandırarak protein sentezini artırır (N koruyucu etki). STH etkisiyle parçalanmış proteinlerin büyük bir kısmı dokunun yeni yapısal proteini olarak sentezlenmekte ve az bir kısmı da azot metabolizmasının artık ürünleri olarak üre ya da kreatine dönüştürülmektedir. Böylece, sindirilmiş aminoasit azotunun çoğu organizmada kalarak büyümeyi sağlar.
Yağ metabolizması üzerinde STH'nun genel etkisi, lipolizin hızlandırmasıdır (Lipolizin: Yağların depolardan kullanım alanına sevkedilmesidir.). STH'nin lipolizin hızlandırma etkisi, insülin etkisine zıt bir etkidir. Çünkü, insülin yağların depolanmasını hızlandırır. Hücreler glukoz yerine yağ asitlerini kullanarak, karbonhidrat kullanımını azaltır.

Diabetojenik Etki

STH karaciğerde glikojen yıkımını uyarır. Glikojen yıkımını uyarıcı etkisiyle glukoz koruyucu etki birliktte kan glukoz düzeyi üzerinde bir diabetojenik etki gösterir. SHT'nun karbonhidrat metabolizmasındaki en önemli etkisi hiperglisemi oluşturmasıdır. Ancak hiperglisemi etkisi, STH'nun oldukça yüksek dozlarını gerektiren bir farmakolojik etkidir. GH hiperglisemi kandan glukoz temizlenme hızının azaltılmasıyla karakterize edilir (karbonhidrat kullanımının azaltılması). STH fazlalığının insülinin sentezlendiği pankreatik beta hücrelerinin doğrudan uyarılmasıyla insülin salgılanmasıdır. Böylece, insülin kanda biriken glukozun dokulara girmesini sağlayacaktır. Ancak, uzun süreli STH fazlalığında insülin salgılayan pankreatik beta hücreleri yorulur ve insülin salgılaması engellenir. Pankreatik beta hücrelerinin yorulmasıyla insülin salgılanamaması sonucu, hipofizer diabet gerçek diabete dönüşür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder