23 Kasım 2018 Cuma

Somatostatin ve Pankreatik Polipeptid (PP)


Somatostatin

Somatstatin ilk hipotalamusta Growe Hormonu (GH: Büyüme Hormonu, STH) salgılanmasının inhibisyonunda tespit edilmiştir. Sonraki süreçte de pankreas ve sinir sisteminden SS-14 türü ve gastrointestinal kanaldan, yani, bağırsaktan SS-28 türü somatostatin salgılandığı kanıtlanmıştır. Somatostatinin SS-14 ile SS-28 türleri, farklı aminoasit zincir uzunluklarında sentezlenen hormonlardır ve farklı biyolojik potansiyeldelerdir. SS-14, glukagon salgılanmasının inhibisyonuyla; SS-28 ise, Growe hormonu salgılanmasının inhibisyonuyla fonksiyoneldir.
Pankreatik Polipeptid
Somatostatin target hücrelerini (hedef hücre) endokrin ve parakrin yollarla etkiler. Endokrin yollarla etkilenen dolaşımdaki somatostatinin çoğu da pankreas ve gastrointestinal kanaldan salgılanır.
Kısaca somatostatin hormonunun temel fonksiyonu, bir çok hormonun inhibisyonudur.

Pankreatiik Polipeptid (PP)

Pankreatik polipeptid (PP), pankreasın baş bölgesinin arkasındaki adacıklarda yerleşen (F, PP) hücrelerinde bulunur. 36 aminoasitlik polipeptiddir.
Proteince zengin karışık bir yemek diyetiyle pankreatik polipeptidin dolaşım düzeyleri yükselir; vagotemi, yani, vagus uyarısısnın kesilmesi besin alımına yanıtı inhibe eder.
İnsanlarda, pankreatik polipeptidin kandaki bazal düzeyini yaş, alkol alımı, diare, kronik böbrek bozukluğu, hipoglisemi ve inflamutuar hastalıklar gibi çeşitli faktörler yükseltebilir.
Dışarıdan uygulanan pankreatik poliipeptid, gastrointestinal fonksiyonlarda çeşitli etikilere neden olabilmektedir. Bu gastrointestinal fonsiyonlardaki etkilerden pankreatik sekresyonun inhibisyonu, pankreatik polipeptidin en düşük dozunu gerektirir. Düşük pankreatik polipeptid dozu ise, pankreatik polipeptidin fizyolojik fonksiyonu için en iyi adaydır.

Açlık ve Toklukta Hormonların Fonksiyonları

Açlıkta kan glukozunun düşmesiyle glukagon, epinefrin ya da glukokortikoidlerin salgıları target organlar uyarılarak kasta proteinler aminoasitlere parçalanarak karaciğere aktarılır; karaciğerde aminoasitler ve glikojen glukoza ve yağ asitlerine parçalanarak, glukoz kana, yağ asitleri ise yağ dokusuna aktarılır; yağ dokununa aktarılan yağ asitlerinden de trigliserit sentezlenir.
Yemek sonrası besinlerin gastrointestinal kanaldan sindirilerek emilmesiyle kan glukoz düzeyi artar. Artan kan glukozu düzeyiyle uyarılan insülin salgılanarak glukozun kasta glikojene, karaciğerde glikojen ve trigliserite, yağ dokusunda da trigliserite sentezlenmesi gerçekleştirilir.
Açlık ve tokluk süreçlerindeki kan glukozu (kan şekeri) sinir sistemi ve diğer dokuların kullanımı için taşınır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder