13 Kasım 2018 Salı

Yaşlanma, Melatonin Yetmezliği ve Hidroksil Radikal Patolojisi


Melatonin evrim süresince korunmuş bir moleküldür ve oksidadif stresin en güçlü endojen önleyicisidir.
Yaşlanma melatonin sentez ve salınımında azalma ile karakterizedir. Melatonin sentez ve sekresyonunun azalması oksidatif strese karşı en etkin düzenek etkinliğini kaybetmekte ve tehlikeli bir prooksidatif durumun egemenliğine ve hücrenin doğru olmayan diferansiyasyonuna, hatta dejenerasyon ve ölüm koşullarını hazırlamaktadır.
Hidroksil Radikal
1980 yıllarının sonlarında hızlanan çalışmalar, pineal bezin (epifiz) yaşlanma ve yaşlanmayla birlikte seyreden birçok hastalığın patogenezinde önemli bir rol oynadığını kanıtlamıştır. Pineal bez çalışmalarından toplanan veriler, pineal bezin yaşlanma olgusunu başlatan ve ilerlemesine neden olan merkezi, içsel bir saat olduğu hipotezini desteklemektedir.
Pineal bezin çıkarılmasının etkilediği fizyolojik profilin, yaşlanmayla benzerlikleri ileri derecededir. Genç deneklerin pineal bezinin yaşlı deneklere transplantasyonu, yaşlı deneklerin yaşam süresini uzatmakta; yaşlı deneklerin pineal bezinin genç deneklere transplantasyonu ise, yaşam süresini kısaltmaktadır.
Melatonin uygulaması ya da yaş bağımlı melatonin yetmezliğini düzeltebilecek besinsel ve farmakolojik yaklaşımlar yaşlanmayla paralel fonksiyon bozuklukları ve hastaları önleyebilmektedir.
İnsanoğlunun yaşam süresi uzatılmak için, moleküler biyolojik teknolojinin gelişimi de kullanılarak, yaşlanmayı kontrol eden genetik mekanizmaların anlaşılmasına yönelik çalışılmaktadır.

Melatoninin Etki Mekanizması

  • Melatonin glutatyon ve vitamin-E'den daha etkili bir serbest radikal toplayıcısıdır.
  • Melatonin reseptörleri hücre zarındadır (Adenin siklaz: AC).
  • Melatonin hücreye girer ve özel bir steroid hormon reseptörüne bağlanır.
  • Melatonin kalmaduline bağlanır ve nitrik oksid sentedaz enzimini inhibe eder. Kalmadulini deaktive eder (pasifleştirir).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder